Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
687
 

Blog kategorileri ve ölenler için

Blog kategorim ‘gelecekbilim’. Öyle bir kategori, blogda olmadığı için, ona en yakın kategori olan ‘geçmişbilim’, yani ‘tarih’ (144) en çok blog yazdığım alan oldu. (Şerh: Sonradan eklenen ‘futurizm’ (gelecekçilik) ile gelecekbilim birbirinden bambaşka şeylerdir.)

Yanısıra, dünya (56) haber (39) ve siyaset (32) alanları da gelecekbilim konusunun içinde kaldığı için, kendi konumda yazdığım toplam blog sayısı 808’de 271.

Diğerleri de bilim, sanat ve düşünün alanlarına ve altalanlarına ayrılmış, ayrıntılı açımlama örnekleri.

Bir de blogculuk gibi istisna konularda ve yalnızca o konuda yazmış olabileceğimi göstermek için yazılmış ekstra metinler de mevcut.

Bu durum olağan.

Diğer insanlar için de öyle olması beklenir ama pek öyle değil.

Örnekleyeyim: İkinci en çok yazdığım alan ‘sinema’. Bu konuda 1.000 günde 100 blog yayınlamışım. Ancak bu, o sürede yazdığım sinema konulu metinlerin tam sayısı değil. Tam sayı 200’e yakın.

Bakıyorum blogun ‘sinema’ kategorisine:

1 Aralık 2009 itibarıyla ‘sinema’ kategorisini ana konusu olarak etiketlemiş 42 kişi var. Bunlardan benimle kabaca aynı sürede yazanların, sinema üzerine yazdıkları metinlerin ortalama sayısı, 10 blogu geçemeyip tekleyenleri hesapdışı bırakırsak, 30’u ancak yakalıyor.

Ben uzman değilim. Disiplinlerarasıcı ve çokdisiplinliyim. Bu durumda, herhangi bir alanda uzmanlaştığını önesürenlerden o konuda daha çok yazmışsam, burada bir sorun var demektir ve bu sorun bende değildir. Örnekleyeyim: Bir fotoğraf sitesinde bir fotoğraf duayenimiz, 10 yılda yazdığı fotoğraf metni sayısıyla övünürken, ben ona benim o alanda aynı sürede ondan daha çok yazdığımı gösterdim. Ne yaptı dersiniz? Siteyi terketti.

Blogların seks, aşk, magazin, futbol gibi popüler kültüre fazlasıyla hitap eden alanlarında yazılan ve okunan metin sayısı burada da, başka sitelerde de ezici bir çoğunluk taşıyor. Bunu anlarım.

Ancak baştan ciddi bir uzmanlık alanı seçip, o alanın gereklerini yerine getirmeyenlerini anlamam. Sinemayı patlamış mısır ve genelgeçer günlük dedikodu düzeyinde görenleri ise hiç mi hiç anlamam. Sinema tarihinin 100 klasiği üzerine, blogda 100 metin henüz yok. Ne var? En çok tıklanan film konusunda yazma var. O filmi 1 ay sonrasında anımsayan bile kalmıyor oysa ki.

Boşuna ‘Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir’ dememişler. Türkler İngilizler gibi sürdürüp bitirmeyi öğrenmedikçe, yazmaya başlamamalı, çünkü geleceğe kötü örnek oluyorlar. Geçmişimiz de, kapatılan gazete, dergi ve internet siteleriyle dolu. Oraya harcanan libidolarla, Türkiye ekonomisi çoktan az gelişmişliği aşardı.

Yazarlık bir iştir, bir ekonomidir, bir ekolojidir. Bir ekolojidir, çünkü çevre kirliliği gibi, kültür ve bilgi kirliliği de var. Şu anda internet, bunun en büyük nedenlerinden birisi olmuş durumunda.

Milliyet Blog’u bilgi kirliliği çöplüğüne çeviren bazılarını burada protesto etmiş olayım.

Örnek mi? Bir yazarımız öldü, herkesler ağıtlar düzdü. O ağıt düzenler, adamcağız yaşarken ve bir blog yazarları derneği yürütmeye çabalarken neredeydiler? Rahmetlilerin blogları silinmediği için, rahmetlinin sayfasına gidin ve o acıklı öyküyü şimdi bir de o yokken okuyun. Klavyeniz titremiyorsa, size diyeceğim olamaz zaten. Rahmetli Aziz Nesin’in dediği üzere, insanları gömüp darağacının önünde ağlayan bir ulus olmaktan vazgeçelim artık.

Blog yazmak, alternatif gelecekler tasarlamak ve üretmektir. Buradaki biçimiyle değil tabii ki...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

şöyle izah edeyim.sizin aslında birkaç film eleştirnizi okudum ama filmler ilgimi çekmedi belki siz gerçekten hani düşünerek ya da bu konuda bilgi sahibi olarak yazıyor olabilirsiniz ama diyelim normal şartlar altındaki bir film izleyicisi bir sinema yazısı okumak isterse daha canlı daha hoş bir anlatım istiyor kareler gözünde canlanmalı biraz bilgi verilmeli biraz paylaşım olmalı .Yazarın duyguları aktarılmalı eğer yazar iyi yazdığı iddiasında bulunuyorsa.Birde sanırım sürekli uzakdoğu sinemasıyla ilgili yazıyorsunuz bu da sıkıcı geliyor.Selam ve saygılarımla.

oya 
 07.12.2009 20:07
Cevap :
Başkaları film eleştirilerime duygularımı fazla kattığımı söyler, siz tam tersini söylüyorsunuz, beni karıştırmayın, aranızda anlaşın. Film eleştirisi bilgi vermez, onu 'imdb' zaten yapıyor. 15. sınıf filmleri yazanlar neyi kiminle paylaşıyor? Ayrıca eleştiri zaten paylaşmaktır ama belli bir söylem düzleminde. Uzakdoğu Sineması'nın en az 10 altkümesi var, bu da sizin bilgi eksikliğiniz. Kısacası, uzattıkça daha çok yanlışınız ortaya çıkıyor.  08.12.2009 9:30
 

Hayırla anmak bir inanç... O inancı yorumun içinden çıkaralım. Hatta ölümü de çıkaralım... Hayattayken de bir insanı sevmek takdir etmek başka birşey, her yaptığını doğru bulmak yada her yaptığına destek vermek ayrı bir şey. Ölümünden sonra da aynı şey... Zaten yorumda da bunu belirtmiştim... Dernek konusuna ölümünden önce de katılmadım ve destek vermedim. Ölümünden sonra da destek vermeyi ve katılmayı düşünmüyorum. Çünkü derneğin olabilirliğine inanmıyorum. Bu Rahmetli Mumcu'yu ölümünden önce de, sonra da takdir etmemi başka huylarını, başka yönlerini, yaptıklarını beğenebilmemi engellemiyor. Hatta yapılan şeylerin bazılarını hayattayken de ölümünden sonra da eleştirebilirim de takdir edebilirim de. Bu yorumda da cımbızlayacak bir sözcük bulursunuz belki ama siz anlayamasanız da ben anlatabildiğimi sanıyorum... Esen kalın

Yıldız... 
 07.12.2009 17:40
Cevap :
Sizin aklınızın yatmaması, blog yazarları derneğinin olamaması anlamına gelmez , yapılan işe çomak soktuğunuz anlamına gelir. Şu anda başka kentlerde blog yazarları (Milliyet blog dışında) zaten kurumlaşıyor. Adamın işini beğenmedikten sonra, hayırla ansanız ne olur, anmasanız ne olur. Kişi yaptığı işlerle anılır çünkü.  08.12.2009 9:26
 

geçen sene yolun ortasında baygın yatan bir insan gördüm insanlar yanından hızla geçiyor kimse onunla ilgilenmiyordu.kızın bir de bağırarak insanların duyarsızlığına kızarak ve hiç kimsenin bu adamla ilgilenmediği söyleyerek hızla bu adamın yanından geçip gitti.İnsanları eleştiriyordu.Ama kendisi hiçbir şey yapmıyordu.Nedense bu yazınızdaki eleştiriniz bana bunu hatırlattı.Sinema yazılarınızda öyle çok güzel değil.kusura bakmayın yani.Selam ve saygılarımla.

oya 
 06.12.2009 21:58
Cevap :
İnsanlar eleştirilmeye hiç gelemiyorlar. Bundan çıkardığım sonuç, gözlemimin doğru olduğu. Sinema metinlerime gelince, bir onlar güzel görünsün diye yazılmadı, iki 5.000 film seyredin sonra film eleştirin veya eleştirisini eleştirin.  07.12.2009 11:47
 

Rahmetli Mumcu'nun, sağlığında kurmaya çalıştığı derneğin olabilirliğine ve faydasına inanmamıştım. Ve bu yüzden de herhangi bir destek vermedim. Hala da inanmıyorum ve yarım bırakılan bu işin devamına bir destek vermek niyetinde değilim. Ancak dernek konusuna inanmamak Sevgili Mumcu'yu hayırla ve sevecenlikle anmama engel değil. Sanırım ülkemizin en büyük sorunu bu her meseleyi birbirine karıştırmak ve ayrı ayrı değerlendirememek. Her şeyi siyah beyaz algılamak. Birisini seversiniz sevmezsiniz, o kişinin her yaptığı şeyi doğru bulmanızı veya her yaptığına destek vermenizi gerektirmez. Bazen sevmediğiniz biri doğru bir iş yapar, yiğidi öldürür hakkını yemezsiniz. Bazen de sevdiğiniz biri sizin doğru bulmadığınız birşey yapar, yaptığı işe katılmazsınız. Hatta uyarır yada engellersiniz. Ben MB deki bu güzel vefa yazılarını, ölümün anlaşmazlıkları ne kadar basitleştirebildiğine ve kızsalar bile herkesin aslında rahmetlinin iyi niyetine ne kadar inadığına bağladım. Hayat ve ölüm böyle. slm

Yıldız... 
 06.12.2009 14:51
Cevap :
İnsanların ölümle ilgili ne tuhaf yanılsamaları var: Ölüden şeytan bile elini çeker, ölen hayırla anılır. Vd, vb. Hayır. İnsanın dirisi neyse, öldüğü andaki ölüsü de odur, milyonda bir için geçerli olmak üzere de, nadiren bazılarının düşünceleri onları zamanla ölümsüzlüğe taşır. Sizler, sapla samanı değil, elifle merteği birbirine karıştırıyorsunuz.  06.12.2009 17:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 499
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster