Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '06

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
577
 

Blog kültürü 1/2

Blog kültürü 1/2
 

Ülkemiz dahilinde ve haricinde yasayan ayni dili konusan insanlara, e-blog/ e-günlük adi altinda bir platformda yazma imkani sunulmustur. Bu imkani sunan,  bizi modern teknolojinin yeniliklerinden yararlandiran Milliyet-Blogtan sorumlu yetkililere sevgi ve saygilarimi, tesekkürlerimi bu vesileyle sunmus olmaktan mutluyum. Eger kullanma tarifini layikiyle bilebiliyorsak yararlarini görecegizdir.

Satin alip evimize götürdümüz bir aleti paketinden itinayla cikardiktan sonra elimize aliriz evirip cevirip gözden geciririz. Ya bilgiclik tasliyoruzdur ya da cok sabirsiz oldugumuzdan kullanma kilavuzunu genelde okumak istemeyiz. Hahh! tamam su dügmeye basinca calisiyor. Surasini söyle yapinca su fonksiyonu oluyor deriz.

Benim bir prensibim vardir. Almanya'ya ilk geldigim yillarda merakimdan kaynaklanmistir. Teknoloji ilgimi cektigi icin kullanma kilavuzundan sadece kullanma yöntemlerini degil teknik bilgiler alacagimi bildigim icin okurum. Tabi kullanma kilavuzundan kilavuza fark vardir. Bazilarini okursunuz pek birsey anlayamazsiniz. Cünkü kilavuz hazirlamakta basli basina bir meslek bransidir. Kullanissiz tasarimli kilavuzlar sasirtici bilgiler verir. Testleri yapilan esyalarin kullanma kilavuzlarida birlikte test edilir. Yeni klavuz tasarim standartlarina uymayanlar ya da zor anlasilir bir ifade kullanilmissa testten eksi puan alir.

Su anda fazla detaya girmeden anlatmak istiyorken yine detayli anlatima dogru kaydigimi fark ediyorum. Hemen nokta koymaliyim.

Daha önceki yazilarimda zaman zaman belirtmisimdir. Ilk defa düsüncelerimi dile getiren yazilari burada yaziyorum. Yurtdisinda yasadigim icin türkce kulak dolgunlugum yeterli degildir. Dolayisiyla yazarken unuttugum sözcükleri hatirliyorum. Yazarken daha rahat düsünebiliyorum. Hem artik ben 40-45 yasimda da degilim :) Konusmaya konusmaya sözcüklerde unutuluyor zamanla. Birikimlerimi paylasamamak beni rahatsiz etmeye basladigi icin burada yazarak deneyim kazanmak istiyorum.

Gerekli gereksiz agiz kalabaligi olsun bilgelik taslamak, demis söylemis olayim diye bos, gereksiz sözler, laflar etmeyi beceremem. Cünkü ne böyle konusanlari dinlemekten keyif alirim, ne de konusmaktan. Anladigim kadariyla - bilgim nispetinde söz ederim. Iyi bir dinleyiciyimdir. Bilmedigimi bilmiyorum demekten kaygilanmam. Söyledigim her sözümün arkasindayimdir. Yanlislarimiz ve hatalarimiz olabilir olmasi da gerekiyor. Hatalar olmadan tecrübelerimiz artirilamiyor.

Söylemek istedigim sudur ki; insanlari ayni kaliba sokmaya calismayalim. Onlari elestirirken duygularimizin egomuzun esiri olmadan, ne demek istedigini iyi anlamaya özen göstermemiz gerektigine inaniyorum.

Bu platformu agaclarla  rengarenk ciceklerle, yemyesil cimlerle bezenmis büyük bir bahce olarak düsüncelerimde hayal ediyorum. O bahcede yillanmis agaclarlar vardir. Onlarin gölgesine sirtüstü uzanin. Gözlerinizi dallarina yapraklarina gezdirin. Altinda serinlemeye calisirken gözlerinizi kapatin gördüklerinizi düsünün.

Gölgesinde yatip uzaniyorum, dinleniyorum, sicak havalarda serinliyorum diye tesekkür etmeliyiz. Bir ip atin saglam kalin bir agacin dalina. Salincak kurun sallanin gölgesinde. Dengenizin gücünü taniyin. Basiniz dönerse sallanmayin. Mideniz bulanir.

O bahcede etrafina rengarenk güzellikleriyle rayihalar sacan binbir cesit cicekleri görmeye calisin. Gördügünüzde yanina gidin koklayin onlari. Dikenli güller vardir belki koklayabilirsiniz ama dokunmak icin dikkat ve beceri ister. Bazi ciceklerin pek kokusu yoktur ama asaletine hayran hayran bakakalirsiniz. Yemyesil bicilmemis vahsi otlarin arasina uzanip kaybolun onlarin arasinda bir an. Onlarin arasinda böcü börtü olabilir. Onlari ezmeyin. Onlari ilaclamayin. Tanri onlarada görevler vermistir doganin vaz gecilmezleridir onlar. Onlarla birlikte sevin dogayi.

Bicilmis bakimli cimler vardir evin bahcesinde. Sahibi muntazaman onlarin bakimini saglamistir. Uzadikca büyüme gücleri bozulmasin kadife görünümü saglansin diye tras etmistir bir baska deyimle. Ellerinizi üzerinde gezdirin oksayin onlari. Emek vermek sabir isidir. Emek vermek icin bilgi ve görgü gerekir. Sahibini kutlamak icin cimrilik yapmayin. Övgünüzü dile getirin. Üzerinde fazla tepinip kosturmayin ki ezilip bozulmasinlar.

Hiddetlenmeyin, sinirlenmeyin o bahcede gezerken. Onlarin hepsi senin topraginda yetisti. Kurumaya bozulmaya yüz tutmus kenarda kösede ilgisiz kalmis ciliz bakimsizliktan solmus ya da solmak üzere olan cicekleri görmeye calis. Gereken ilgiyi göster. Onlara su dök. Fazla döküp suyla bogma onu. Bazen su dökmekte ise yaramayabilir. Belki yerini topragini begenmiyordur yerini degistir. Bir saksiya ya da baska bir yere dik. Topraktan kökü cekip cikarirken ihtimamla cikar. Kök zedelenmesin. Dikecegin saksida o köküyle gelisecek büyüyecektir. Hicbir insan kusursuz ve mükemmel olamaz. Mükemmel olmak tanriya mahsus bir özelliktir.

Evet; sözü getirmek istedigim ana konuya gecmek istiyorum izninizle derken yine uzun olacak yazim. Ama kisaca sunu hemen belirteyim: Son zamanlarda bu güzel bahcede bir karmasa yasaniyor. Insanlar sanki sasirmis vaziyette saga sola kosusturuyorlar. Bahcenin düzeni güzelligi istenmeden de olsa bozulacakmis gibi bir hava esiyor. Biz güney ülkenin yani sicak iklimli ülkenin insanlariyiz, hararetli coskuluyuz, duygusaliz diyerek kendimize cekidüzen veremeyecek kadar da aciz degiliz.

Devam edecek umuduyla sözlerimi burada noktalamak istiyorum. Keyfiniz olursa amatörce ve kusurlariyla-dogrulariyla yazan yaban ellerde ülkesi icin yüregi carpan bu arkadasinizi okumak icin belki gelirsiniz diye ümit ediyorum. Görüsmek umuduyla hoskalin..

Sevgiler-saygilar

Mine


http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=18160

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne guzel yorumlamissiniz bahcenin sahip oldugu guzelliklerle, icinde yazma ortami buldugumuz bu guzel atmosfer arasindaki baglantiyi, yemyesil ve rengarenk bir dunyaniz olmasi dilegiyle

İsmail Keles 
 21.12.2006 16:10
Cevap :
Merak etmiyorum Ismail Bey, ama Sizin nedemek istediginizi anladim. "Gönül ne kahve ister ne kahvehane, Gönül bir dost ister kahve bahane" gönül dostluk istiyor, baris istiyor... Güzel duygularinizi paylastiginiz icin, cok tesekkür ediyorum. Saglicakla ve mutlu yasayin o uzak ellerde..Sevgiler-saygilar  21.12.2006 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 4196
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı besl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster