Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
203
 

Blog Sorunsalı

Blog Sorunsalı
 

749071 numaralı hem güvenilir hem profesyonel Milliyet Blog üyesi Sayın Ümit Culduz’un son zamanlarda sürekli kanayan blog yarasına tuz basması neticesinde şu garip üyeye de iki çift laf etme arzusu geldi.

İlkin ben kaç numaralı üyeyim diye bakmak istedim. Gelin görün ki o numaranın nereden bakıldığını bulamadım iyi mi? Ben ki Sayın Culduz’a link verme hususunda özel kurs vermeyi teklif etmişim. Bilgisayarın B’sinden R’sine kadar her şeyini ıncık cıncık bilirken hem de.. Hoş link konusunda verdiğim ilk kurs başarısızlıkla neticelendi ama olsun. Öğretmen dediğin sabırlı olacak. Sabredip göreceğiz..

Yani demem o ki link konusunu elbet bir gün çözeceğiz. Sayın Culduz da senin benim gibi rahatlıkla link verebilir hale gelecek. Öyle ki belki de blogları linkten geçilmeyecek. Sayın Ahmet Balcı gibi linkseverler bu habere gayet tabi sevinmişlerdir.

Kendime dönecek olursak.. O numarayı bulamadım. Ama arama ve tarama çalışmalarıma son vermiş değilim. Belki de blog bitmeden numaramı bulurum. Okul numaralarımı bile hatırlarken blog numaramı unutmuş olmam hoş değil tabi. Lakin Sayın Culduz’dan başka numara kullanan da yok galiba..

Laf kalabalığına geldi yine. Esas meseleye giremedik. Numarayı, linki bir yana bırakalım da konumuza dönelim..

Blog sorunsalına iki çift laf edelim, yaraya değil de çorbaya bir tutam tuz atalım istedik. Tabi buradan polemik mevzu çıkarmaya çalıştığım sanılmasın. Muhterem Culduz’un niyeti de hâlisane. O da kanayan yaraya merhem arıyor. Elinde merhem kalmayınca tuz basıyor ki kanama dursun. Bu fakir de azıcık tıp tahsil etmiş. Yaraya iki merhem sürsün gari.

Tabi blog işleri Devlet Su İşleri ve bizim tıp işleri gibi olmuyor. Kendine has bir mecra ve kendine has bir dinamik. Bizim gibi memur kılıklı bloggerlar bir yere kadar yazabiliyor. Memura getirilen kimi yasaklar bize set oluyor. Ülke gündeminin meşgul eden meselelerin ekseriyeti siyaset ve politika ile ilişkili olduğundan bizim yazılar muhallebi kıvamında kalıyor haliyle.

Azıcık sert yazsak eş-dost uyarıyor hemen.

“Şşş sen memur değil misin?”

“Evet”

“Ne biçim yazı bu. Başın derde girer!”

Artık başımın derde gireceği yoksa da içimize bir kurt düşüyor. Ya yazıyı yumuşatıyoruz ya da komple siliyoruz. Ha belki emekli olunca (olabilirsek tabi) bu kanayan yaraya daha güzel merhem sürebiliriz, ama o zaman iş işten geçmiş olur herhalde :))

Hal böyle olunca suya sabuna dokunmadan yazacağız diye göbeğimiz çatlıyor. İki satır yazıyoruz, bir satır siliyoruz. Mehter hızında gidiyoruz. Zaten yaptığım inceleme ve araştırmalar neticesinde bendeki sağlık problemlerinin bir kısmından da bu incik-cıncık blog yazma işi sorumlu. Onu yazma, bunu yazma, şunu yazma derken kıvıra kıvıra bel fıtığı da olunur, basur da..

Hülasa Sevgili Culduz. Bizden ümidini kesmekte haklısın. Milliyet Blog’da benim gibi nicesi var. Elbette gündem belirleyecek yahut şimşekleri üzerimize çekecek yazılar yazamıyoruz. Başkalarını bilmem de benim pek o taraklarda bezim yok. Gündem belirlemek istesem siyasete atılırdım zaten.

Demem o ki bu konudan size çok ekmek çıkar daha. Her yıl 3-5 defa belki de daha fazla bu konuyu işlersiniz. Link işini aksatmayalım. Derslere düzenli gelmeniz şart..

Selam ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

20.01.2014

www.murathacioglu.com

https://twitter.com/murathacioglu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Haklısınız Murat Bey. Yalnız yazı yazarken herhalde Sayın Çölaşan'ı örnek almak gerek. Bugün parmaklıklar arkasında değilse yazdıklarında bir çizgiyi net belirlemesinde diye düşünüyorum. O bir gazeteci. Lakin diğer insanlarda suç işlemeden eleştiriyi en ağır şekilde yapabilir diye düşünüyorum. Korku ise önce korkulması gereken Allah(c.c). Ahirette neden yanlışa ses çıkarmadın derse bunun cevabı olmaz. Dilimiz döndüğünce, elimiz erdiğince doğruları haykırmakta yarar var diye düşünüyorum. Saygılarımla..

hssensoz 
 03.02.2014 9:57
Cevap :
Yazarken örnek alabileceğimiz çok gazeteci ve yazar var. Emin Çölaşan tutarlılık anlamında örnek alınabilir elbet. Üslubunu biraz sert bulsam da zaman zaman okurum. Keza Yılmaz Özdil, Ahmet Hakan gibi deneyimli yazarlardan da öğreneceklerimiz var. Maksat muhabbet olsun diye yazarsak çala kalem iyi usül oluyor :) Selam ve muhabbetle..   04.02.2014 15:49
 

Tam gün yasası da resmi oldu, resmiyet kazandı. Tam gün ve kanun... Birde üstüne 657 sy. kanun üstelik Kanuni de mehteri yasaklamış. Emeklilik şafakta gözükene kadar tarihçiler daha ne marşlar söyleyen gruplar bulurlar. Mehter marşlarının sonradan oluşturulduğunu yazan tarihçiler çoğunlukta. Resmi yönden; resim böyle, ister as, ister bilgisayarda veya cd de sakla. Diğer resimler size ait yayınlarsanız bakarız efendim. Saygılarımla

E Ruhi YALÇIN 
 22.01.2014 2:23
Cevap :
Her gün yeni birşey.. Onu değiştir, bunu değiştir, şunu değiştir. Onu bir daha değiştir, bunu iki defa daha değiştir... Karmakarışık. Alışamadan değişiyor herşey. Tarihi bile değiştiriyorlar :)) Selamlarımla..  22.01.2014 16:55
 

Merhabalar Sayın 1668183 Murat Bey; bence arkadaşlar dişli yazıları kaleme alıyorlar lâkin işene gelmeyenler, görmezden geliyorlar. Konu kapansın arka sayfalarda kaybolsun hesabı...Su damlasına benzettiğim yazarlar arasında siz de varsınız ve iyi ki de varsınız; (olumlu enerjinizi hissetmemek mümkün değil)sert kayaları kum haline dönüştüren su damlalarından söz ediyorum. Yazıya hayat veren sözcüklerin mutlaka kafa göz yarması gerekmez; derinden acıtması yeterli işte bu yüzden blog kategorisinin okside olmasını engellemek farzdır. Blog kategorisi diğer kategorilerin temelidir. Öyle değil midir? Bel boyun el fıtıklarına dur demenin zamanı geldi Doktor Bey çok can yakıyorlar; yaşam kalitesini aşağıya çekiyorlar. Bende boyunlu ve elli olanı var övünmek gibi olmasın. Selamlar sevgiler.

Alev Meisel 
 21.01.2014 23:15
Cevap :
Yorumdan ziyade blog olmuş bu :)) Katkınız için ve fakiri övdüğünüz için teşekkür ederim. Az da olsa işe yaradığımızı bilmek gaz veriyor bize. bu gazla baya giderim artık. Numaramı da öğrendim. Önüme geçilmez gari benim.. Savulun uleyyn :))) Selam ve muhabbetle..  21.01.2014 23:27
 

Ben de bazı şeyleri yazmak için zorunlu olarak emekli olmayı bekleyenlerdenim. Şu kadarını söyleyeyim ki bu ülkeye gerçek demokrasi benim emekli olduğum gün gelecek.O kadar yani:))) Selam ve saygılar...

Erkan Sezgin 
 21.01.2014 18:38
Cevap :
O zaman yaşasın emekliliğini bekleyen Milliyet Blog üyeleri, yaşasın emekli demokrasi :)) Selam ve muhabbetle..  21.01.2014 20:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1624
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster