Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1317
 

Blog yazarlarının ruhsal durumları üzerine birkaç not…

Blog yazarlarının ruhsal durumları üzerine birkaç not…
 

İşin aslı, blog yazarı arkadaşım Ali Bakmaz’ın bir iki ay önce söz etmesi ile tanıştım bu blog işiyle. Öncelikli amacım, yayınlanmış yazılarımı burada depolamaktı, pc çöker, ne olur ne olmaz diye. Sonra yazılar okunmaya başlayıp, yorumlar gelince ilk iş olarak yorum yazanların bloglarını incelemeye ve okumaya başladım. Sonra blog ana sayfasından dikkatimi çeken yazıları okuma yoluna gittim. Yaklaşık 2 aydır milliyet blog ailesi içindeyim.

İlk gözlem ve şikayetimi blog yayın kurulu için kullanmak istiyorum. Politik yazıları (suç unsuru olmadığı halde) bazılarını yayınlamıyorlar. Ama sanırım yayınlanmamış herhangi bir yemek tarifi yazısı yoktur. Ayrıca, birçok deneme için, özel hayatla ilgili yazılar yayınlamıyoruz gibi red gerekçeleri geldi. Oysa o nedenle yayınlanmamış yazılarımda bırakın özel hayatı, özel isim bile yoktu. Edebi metinler yayınlamıyoruz deniliyor, yüzlerce şiir yazı gibi yazılarak yayınlanmış oysa. Daha önce yayınlanan yazımı, yanlışlıkla silip yeniden yüklediğim zaman, bir gerekçe ile yine red edildi.

Bazı blog yazarlarının bir bloğu beş bin, altı bin okunmuş, diğer bloglarının okunma sayısı yüz, yüz elli. Bu işte bir bilgisayar hilesinin kokusu geliyor burnuma.

Bayan yazarların yazıları daha çok okunuyor, hele bir de güzel bir resmi yüklüyse. Anlaşılan burada da erkekler çoğunlukta. Ve bazılarının amacı yazı yazmaktan öte, burayı çöpçatan sitesi gibi görmelerine işaret bunlar.

Herkesin nerdeyse en çok okunan yazısı ‘aşk’ ile ilgili. Demek ki ortak sorun aşksızlık. Sinema, edebiyat, felsefe ve politik yazılar en az okunanlar. Çoğunun böyle bir derdi yok sanırım. Burç veya astroloji yazılarının en çok okunanlarda önde olması, halkımız gibi yazar arkadaşlarımızın da işlerinin burca, fala kaldığına mı işaret acep?

Bazı arkadaşlar, günde 3–5 yazı yazıyorlar. Kimisi yüz karakteri geçmiyor. Günde bir yazı bile fazlayken hem de. Azıcık yazı yazmak yerine, yazacak yazıya gerekli birikimi sağlamak için okusak olmaz mı ki?

Yazılara bırakılan bütün yorumlar övgü dolu. Eleştiri olan bir yorum, yazarı çileden çıkarmaya yetiyor. Hemen en sertinden ‘siz kim oluyorsunuz da bana akıl öğretiyorsunuz’ havası var. En ilginci, eleştiri yazdığınız bir yazının yazarı, bazen eleştiriyi yayınlamıyor. Eh halkım da böyle değil mi? Şişirince en iyisi oluyorsun, eleştirince: vayyy hainnn!

Bu arada beğendiğim yazarları da yazayım ki, emeklerinin hakkını kendimce teslim etmiş olayım: Üzeyir K., üçnokta, duygusel, Nazan Köseoğlu, Engin M. Ağın, mavi nü(umutluyum), guguk kuşu, la sera, kwan yin, fulya, iz sürdük yalnızlığa, ezgi umut, Kevser Şekercioğlu, canmehmet, vakayinivüs, Başak Altın(bazı yazıları toparlayamasa da, niyet iyi) eagle0634(bazı yazıları), Serap İnce(bazı yazılar), yağmur zamanı, akışına bıraksak(az yazısı olmasına rağmen), ayrıntıda gezinmek, Ali Bakmaz, moneia, Harun Deniz, Anatolia(yine az yazısı olanlardan), Arzu Karadağ, Ohannis, Haluk Aktaş, Fatma D. Küçükkurt, Neşe Evrim...

Yazısı yirminin altında olanlar iki kişi hariç değerlendirme dışıdır. Unuttuklarım olabilir, hayat unutkanlık yapıyor insanda. Diğer gözlemler ve önerilecek yazılar da bir sonraki yazıya kalsın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılarım beğendikleriniz arasında yer almıyor. Sağlık olsun! :) Ben kendi hızımda , kendimce bir şeyler karalıyorum işte! Ve karaladıklarımı az biraz beğeniyorum:) Ortaokulda kompozisyonu 1 olan bir öğrenciye göre gelişme var!:) Selamlar. Nilgün

nilgun 
 09.01.2008 20:01
 

İsmimi görmek blogunuzda hoş oldu. uzun bir süredir yazı yazamıyorum. Kendimi eleştirdim baktım; yazı yazmam gereksiz gibi. ELEŞTİRMEN BEN OLUNCA ETKİSİ BÜYÜK OLDU ARTIK YAZAMIYORUM. Geçici bir durgunluk olmasını umuyorum.Sevgilerimle...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 04.11.2007 14:47
 

Biraz geç kaldım ama... Senin dediğin gibi bazı aralıklar var ki yazma; bazı aralıklar var ki okuma ağırlıklı oluyor. Bu geçtiğimiz hafta benim için biraz yazma ağırlıklı oldu. Okumayı da hiç bırakmadan tabii. Çok farklı yazarlar okumaya çalışıyorum ki, bakış açım genişlesin. Ve mümkün olduğunca her okuduğum yazıya da yorum yazıyorum. Yazmadığım nadirdir. Yeni tanıştığım Ekrem Pehlivan ve onun sayfasından geçtiğim Moenia' yı size de öneririm. Çok yoğun okuyorum gerçekten. Hatta iş saatlerimden ve uykumdan çalıyorum. Gözlerim o kadar ağrıyor ki bazen. Sizin listeniz de yer alabilmenin de gururunu yaşıyorum bu arada. Çok teşekkürler. Birlikte daha güzel günlere. En azından biz üstümüze düşeni yapalım diye düşünüyorum. Sevgilerimle

Ayrıntıda gezinmek 
 19.10.2007 12:15
 

Bir pcde okunan blogu ikinci kez okursan sayıya eklenmiyor sanıyordum.24 saatten sonra okudugunuz blogu tekrar açtıgınızda okuma sayısı bir artıyor.Çok denedim her seferinde sayı arttı.Aklınıza şu gelebilir''o anda başkası belki okumuştur''.Hayır çok denedim bu kadar tesadüf olmaz.Belki blog yazarlarının pclerinde bu yaratılmıyor.Ama sadece okur olanların hepsinde yasandıgını düsünüyorum.Siz de baska pclerde deneyebilirsiniz.Bu arada yazı yazamadıgım için de çok içerleniyorum.Ne mutlu sizlere...Sevgilerimle

hewi hewi 
 17.10.2007 20:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 533
Toplam mesaj
: 128
Ort. okunma sayısı
: 1638
Kayıt tarihi
: 11.08.07
 
 

Adıyaman'da doğdu. ilk ve ortaöğrenimimi yatılı bölge okullarında okudu. İzmir 9 Eylül İktisat Fa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster