Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
595
 

Blog yazım çalınmıştır, hükümsüzdür.

Blog yazım çalınmıştır, hükümsüzdür.
 

Bilim adamları yaptıkları çalışmaları işin sonunda ya da belli bir evresinde yazıya döküp ne bulduklarını ve hatta ne bulamadıklarını anlatırlar. Makalelerini de bilimsel dergilere gönderirler, oluşturulan hakemler kurulunun kontrolünden ve editörlerin de onayından geçtikten sonra gereken düzeltmelerin de yapılmasının ardından yayına alınır. Tüm dünya çalışmaları bu şekilde duymuş olur.

Makalede kendi cümleniz, fikriniz olmayan her noktayı referans vererek yazma mecburiyetinizdesinizdir. Alıntılarınız mutlaka kaynak gösterilmelidir. Fakat bu kurallara ve detaylara rağmen çok prestijli üniversitelerde çalışan insanlardan dahi çalıntı yayınlar ve hatta uydurulmuş veriler ile yazılmış makaleler ortaya çıkmaktadır.
İntihal diyorlar buna.

Elbette bu tip yayın yapanların ilişkileri çalıştıkları kurum ile kesildiği gibi sonrasında ise bir daha da pek bellerini doğrultamıyorlar. En azından ABD’de böyle.

Bir kaç gündür daha yoğun olmakla birlikte bazı MB blog yazarlarının çalıntı yazılar ile ayakta kalmaya çalıştıklarını ve hırsızlıklarının anlaşılması ile de MB’den ilişkilerinin kesilmesi söz konusu olan blogları okuyorum.

Hırsızlığa sebep olacak kadar blog yazmayı istemek nasıl bir duygudur acaba?

Teknolojinin bir tık mesafesine inmesi mi bu işleri kolaylaştırmış ve cesaretlendirmiştir? Yoksa zaten gündelik hayatlarının sanal ortama basit bir yansıması mıdır?


MB’den kovulduktan sonra akşam evine dönerken ve manavdan da 1 kilo domatesini alacakken intihalci abi veya ablaların kafasına takılır mı bu durum? Mesela "Ulen internet sitesinden bile kovulduk...onu da yüzümüze gözümüze bulaştırdık...” filan diyorlar mıdır acaba?
Yoksa... “Neyse yaaa...olan olduuuu...akşama gidip yeni bir rumuz alayım...yahu. Özledim valla yazmayı (ay aman çalmayı)” mı diyorlardır?

Ne dediklerini pek bilme imkanı yok ama her türlü insan var hele ki internet gibi bir ortamda aynı insandan bir sürü var.


MB’de bu durumun yani atılan insanların tekrar tekrar adeta matrix filminde gibi yeni kişilikler ile yazı dünyasına katılması bir şekilde filtre edilmeli. MB’nin kaliteli yazarlar ile donatılması bakımından önemli.
Şimdi yazacaklarımdan bazıları başka MB yazarları tarafından da daha önce önerildi ama tekrar yazmakta yarar var (isimleri hatırlayamadığım için referans veremiyorum...fakat yoruma yazabilirsiniz “ben önermiştim daha önce” diye).

Mesela Amazon gibi Ebay gibi sitelerde üyelik sırasında kredi kartınız istenmekte.
Blogçular MB’de sonuçta ticari bir şey yapmıyor ama onlar da kayıt sırasında gerçek isim-soyad, yaşanılan bölge ve nüfus kimlik no girebilir. Zaten bu bilgilerin devletin internet sitesinde doğrulanması ile de yazar kabul edilir. Şu ana kadar üye olan herkese de bu kural uygulanır.

Yazılarımızı çoğunlukla aynı şehirden ve hatta çoğu zaman aynı bilgisayardan yazmaktayız. Google Analytics gibi ziyaretçi bilgisi edinme araçlarını kullananlar bilir. Site sahipleri bu araçlar sayesinde...son derece detaylı bilgilere ulaşmaktadır. Mesela kullanıcıların ekran çözünürlüğünden tutun da hangi web tarayıcı (IE explorer, Mozilla, Safari, vs vs) ile sayfaları görüntülediklerini saptayabilmektedirler. Böyle intihalci abi ve ablaların tekrar tekrar canlanıp üye olmaları bu şekilde önlenebilir. Tamamıyla önlemese de...intihalcilerin olduğu bir veri tabanı her yeni üye için bir süreliğine karşılaştırma yapacak şekilde çalışabilir.
Tıpkı parmak izi misali.
Bu çok ya da karmaşık bir işmiş gibi görünebilir ama bilgisayar yazılımı bilen insanlar için çok ta zor olmayacak kodlama problemleridir.

Blog yazılarının çalınmaması, haklarının ve değerlerinin hep kendi yazarları ile birlikte anılması dileğiyle herkese temiz blog yazıları temenni ediyorum.

-

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olaya hem mizahi hem de ciddi biçimde yaklaşmışsınız. Doğrusu ben yazılarımın çalınmasından çekinmem. Hatta bazen keşke çalınsa bile derim. Ancak çalıntı yazı insanı aldatması bakımından ahlaki değil. Yazıdaki fikirleri ben neden yazarın zihinsel ürünü sanayım da ona boş yere saygı veya nefret duyayım ki? Di mi yani? Bu yüzden mimlenmiş intihalcilerin sanal ortamda kara listesini oluşturmak için TC kimlik numarası gibi tedbirleri desteklerim.

Muharrem Soyek 
 10.09.2008 19:05
Cevap :
Yazilar sahibinin ismi yayinlanarak veriliyorsa bence de alinsin ve her yerde kullanilsin ama sahiplenilip sizin onca emek verdiginiz seyin baska bir isim altinda haksizca kullanilmasi hem uzucu hem haksizlik hem de buyuk saygisizlik. Yazi olmasi ya da sanal ortam da bulunmasi "Amaaan bosver hic umurumda bile" degil dedirtemiyor bana. En azindan boyle bir blog yazarak "olsun alinsin" demek istemedigimi gostermeyi uygun buldum. Katki ve yorumunuz icin ise cok tesekkur ederim. Sevgi ve saygilarimla.  11.09.2008 15:06
 

editörlerimizden bu konuda yaşadığım soruna yönelik pek çok alıntı yazının kendilerine yollandığı, çoğunun tesbit edildiği ama hepsinin tespit edilmesinin yazı sayısının da fazlalığı nedeniyle mümkün olmadığına dair bir bilgi geldi. benzer soruları bende az önce yazdığım bir yazıda sordum sanırım neden bu eylemin yapıldığına dair tatmin edici bir cevaba asla sahip olamayacağız. ama en azından sizinde dediğiniz gibi üyelik girişinden itibaren bazı denetim ve yaptırımlarla burayı biraz daha derli toplu hale getirmek mümkün. güzel önerilerle dolu güzel bir yazıydı. sağolun.

beenmaya 
 09.09.2008 16:06
Cevap :
Denetimi en basta yapmak ve tekrar tekrar referans gostermeden alinti yapanlarin ilisiginin kesilmesinin ardindan baska isimlerle tekrar girisi onlenmesi bakimindan etkili olabilir belki. Internet ortami ucsuz bucaksiz ama yine de iyi araclar ile denetim yapilabilir. Sevgi ve selamlarimla.  09.09.2008 16:48
 

Merhaba. Önemli güncel ve etik bir konu değindiğiniz. Siz ABD de bilimsel intihal olayının sonuçlarını ne güzel atlatmışsınız. Burada önemli siyasiler hırsızlarla kol kola olunca kimler neler çalmaz ki? Hak veriyorum gibi anlaşılmasın çalmalara çırpmalara. Önemli olan toplumsal bir etiğin olması. Ama yok görüyoruz. Zaten bi çok şey yok toplumsal olarak siyasilerin ve çıkarcıların bi de TV dizilerinin peşinde koşmaktan başka yapılan bi şey bi kazanım yok. Zaman kısıtlı. Zaten yeterince uğraş veriyoruz yazarken bi de dedektiflik için zaman harcamak zor. İnternetten uzak kaldığım kısa sürede o kadar çok okudum ki hayret ettim ne kadar zamanımı aldığını farkında değilmişim. Ama teknik olarak yapılacakları blog yönetimi yaparsa kalite eminim daha yükselecektir. Buranın herhangi bir blog değil Türkiye'de önemli bir gazetenin Milliyet Gazetesinin bloğu olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle özenle yazmamız gerekiyor sizin de belirttiğiniz gibi. Bir dokundunuz işte bin ah yer bile kalmadı. saygıla

Ezgi Umut 
 09.09.2008 15:10
Cevap :
Sadece siyasiler degil bence...halktan birisinin bile etik olmayan ve hatta yasal olmayan davranislarina bile arkadaslik iliskisi icin de ya da tuhaf bir acima duygusu icinde goz yummaya basliyoruz. Elbette insanlara ikinci bir sans verilmeli eger yaptiklarinin fakinda degillerse ya da defalarca ayni seyi yapmamislarsa. Kucukken Milliyet Cocuk okurdum ve diger dergilerden cok daha kaliteliydi...icerigi ve cizi romanlari cok guzeldi. Simdi de yillar sonra Milliyet Blog ta yaziyorum...ve yine o sekilde kaliteli olmasini istemem de hakkim diye dusunuyorum. Yorumunuz icin cok tesekkur ederim Ezgi Hanim. Sevgi ve selamlarimla.  09.09.2008 15:46
 

İki senedir, "culduz"un lafıyla çarşıdayım. Dalyaya çok yaklaştım ama demeyeceğim kolay kolay. Eskilerden bazı blogları, çöpe atacağım.

mamut 
 09.09.2008 2:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1274
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Biyolojinin son yıllarda, özellikle son 10 yılda içeriğinin yoğun bir şekilde moleküler düzeye inmes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster