Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
451
 

Blog yazısı ama ne tür yazı?

Blog yazısı ama ne tür yazı?
 

Hangi yazı türü?


Lisede edebiyat kolundaydım, bizim zamanımızda kısa bir süreliğine de olsa TM puanı ile mühendisliğe öğrenci alınıyordu. Tamamına yakın Türkçe birkaç tane de matematik sorusu yanıtlayarak mühendisliğe girmiştim, dört yılda bitirmeme rağmen, çok zorlanmış, Üniversitenin kütüphanesinde günlerce matematik çalışmıştım. Bu aralar edebiyatın gramer yapısına merak saldım, okuma çabamı bu yöne kaydırdım.  Yazmanın, insanı duygusal ve fiziksel yönden rahatlatan eylemlerin başında geldiğini, bir alışkanlık haline gelmesi bir disiplin gerektirdiğini hepimiz biliriz. Nitelikli yazılar yazmak, duygu ve düşüncelerin iyi aktarılmasını istediği gibi aynı zamanda bilgi ve tecrübeye de ihtiyaç duyar. Yazı nedir diye sorsak? Okumaya konu olan, basılı, yazılı, görsel yayında bulunan anlam ve anlatım bütünlüğü içerisindeki her şey geniş anlamda bir yazıdır, deriz. Her yazı ise genel anlamda bir dil dizgesidir. Yazılar; yazılış amaçlarına, ifade şekillerine, gerçeklikle ilişkilerine, kullanılan dile göre, anlatım türüne göre sınıflandırılsa da ben dilin kullanımına göre yazılara değineceğim, dile göre yazılar iki türe ayrılır;

Öğretici yazılar,

Bu tür yazılar oluşturulurken genellikle sözcüklerin herkesçe paylaşılan somut anlamlarından yararlanır. Yazıda anlatılanlar, gerçek yaşamdaki nesneler, varlıklar, durumlar, olaylar, olgularla ilgilidir. Hayal gücünün payı yok denecek kadar azdır. Mantık ölçüsü içerisinde gelişen ve açıklamaya dayanan anlatım biçimi ağır basar. Genelde, üslup kaygısı arka plandadır. Öncelikle bir anlamı, özü doğrudan ve kestirme bir söylemle anlatmaktır. Öğretici yazılarda kullanılan dil, duygusal ve çağrışımsal bir nitelik taşımaz. Bunun içinde anlamsal çok değerlilik söz konusu değildir bu yazılarda. Bu yazılardan öğrendiklerimizi yaşama geçirebilir, uygulayabiliriz. Okuduğunu anlayabilen herkese aynı şeyleri söyler bu tür yazılar. Değişik biçimde yorumlanmaya elverişli bir yapıları, düzenlenişleri yoktur.

Edebi yazılar;

Yazıları ayırmada, belirlemede en önemli ölçüt dilin kullanımıdır. Edebi yazılarda ise dil, bilgi iletme ya da öğretme amacı ile sözcükler, gündelik konuşmalarda olduğu gibi herkesin bildiği, paylaştığı alışılmış anlamları ile kullanılmaz. Yazar, bunları, okura sunmak istediği yaşam ve yaşantıya göre düzenler. Daha doğrusu gündelik konuşma dilinin söz değerlerine yeni anlamlar yükler. Bunun için onları mecazlı, istiareli (ödünç alma) kullanımlar içeren bir biçimde; iletmek anlatmak istediğine uygun olarak boyutlandırır. Böylece günlük dilin söz değerlerinin anlam sınırın genişletir. Sözcükler, sözcük öbekleri, okurun görme, işitme, dokunma, koklama duygularını harekete geçirecek şekilde kullanılır.

İletişim konumu; (Akıllı telefonlarda konum atmak gibi)

Yalın bir ifade ile iletişim konumu, yazarın yazarken, okurunda bir yazıyı okurken takınacağı tutumdur. Öğretici yazılarda edebi nitelikli yazıların oluşturulmasında tutulan yol, dilin kullanımının farklılığında yatar. Örneğin bir öykü, roman, şiir, anlatı, yapısındaki özelliklerden ötürü okurundan, kendine özgü kuralları olan bir iletişim konumuna girmesini gerektirir. Okurun, büyük ölçüde yazıda çizilen ya da yansıtılan durumların doğrudan ya da dolaylı bir biçimde yaşama bağlayabilme eylemini içine girmesini ister. Dile getirilen anlam ya da anlam katmanlarını araştırmayı, yazının dokusu içinde yer alan temel kavramlar örgüsünü irdelemeyi, bu örgü ile gerçek yaşam arasındaki ilişkiyi görmeyi gerekli kılar.

Edebi yazıların gönderici (yazar) ile alıcı (okur) arasında gerçekleşmesini istediği bu çok yönlü ilişki, öğretici nitelikli yazılar için gerekmez. Öğretici yazılar, içinde yaşadığımız bildik ve tanıdık birtakım gerçek ya da olası durumları, olay ve olgularını anlatır. Bunları betimler bir bakıma. Böyle olunca okurun bu tür yazılar karşısındaki tutumu da ister istemez değişir. Başka bir deyişle bu tür yazılar, okurdan yaşamla yazı arasında çok yönlü kavramsal ilişkiler kurmayı istemez.

Görüldüğü üzere öğretici yazıların yazılması daha kolaydır ve bende genelde öğretici yazı tipini kullanıyorum, çünkü diğer edebi türü yazmakta zorlanıyorum.

Siz değerli blog yazarlarından genelde düşünce, duygu ve olayları güzel ve etkili bir biçimde anlatan söz sanatı yüksek edebi tür konusunda öykü, deneme, şiir, anı dallarında başarılı blog yazıları okuyorum.

Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu ölçüler içinde ihtimal ki "siz değerli bloğ yazarları" dediğiniz guruba girmiyorumdur.Edebiyet yorar beni.Ama en çarpıcı sözleri söylemek isterim.Keşke ben düşünsem/söylesem başkası yazsa.

Kerim Korkut 
 13.11.2016 16:55
Cevap :
Neden girmeyesiniz ki yazdığınız bir çok blog edebi nüveler yaşıyor. Keşke dediğiniz şeyin uygulanması zor olmasa gerek. selamlar  14.11.2016 10:09
 

Biz de size teşekkür ediyoruz. Blog olayına belli bir bilinç getirdiğiniz ve bloglarda belli bir seviyenin tutturulması gerektiğini hatırlattığınız için... Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 08.11.2016 11:01
Cevap :
Düzey çok önemli, yazılardaki kalite ve nitelik kişilerin kültürel düzlemini, biriktirdikleri olumlu rasyonel her şeyi okurlara yansıtıyor. Teşekkür ederim, selamlar.   08.11.2016 12:21
 

Sevgili Biber! Ben de size teşekkür ediyorum çok güzel bilgilendirici eğitici yazılarınızı sunuyorsunuz bizlere. Ben de Lisede Edebiyat kolundaydım ama matematiği hiç sevmezdim.Selam ve sevgiler. NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 08.11.2016 9:19
Cevap :
Nahide hocam, teveccüh gösteriyorsunuz ben teşekkür ederim, Lise ve üniversite dalları arasında kısa bir süre uyumsuzluk yaşadık atlattık ama, selam, saygı ve sevgilerle.  08.11.2016 12:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 887
Toplam yorum
: 3755
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2682
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster