Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '15

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
524
 

Blogcular çıktı meydaneeee, hepsi de birbirinden merdaneeeee!

Blogcular çıktı meydaneeee, hepsi de birbirinden merdaneeeee!
 

Meydanı boş bırakmaya gelmiyor, dostlar! 3 aydır sesimiz soluğumuz çıkmıyor ya, “tapulu arazimizi gecekondular istila etmiş”… Kimse de çıkıp; “Bu blog işleri Culduz’dan sorulur, biz işimize gücümüze bakalım, onun yazılarını okumakla yetinelim” dememiş!


Demesinler bakalım!


Hani yani, o değil de… Culduz’un yaza yaza ıcığını cıcığını çıkardığı konularda ahkâm kesmek de ne oluyor, anlamıyorum ki! Editörlerimiz uyuyor mu?


Çok mu zor yani sınırını aşan üyeye “O konuyu Culduz yeterince işlemişti sayın yazar; yeni bir şeyler döktürecekseniz meydan sizin” demek!(Lafım sizedir Başak hanım!)


Yaşa, kıdeme ve arşive saygı olmadığı gibi, duruşa ve kategori disiplinine de saygı kalmamış bu sitede!

Oku Culduz’un yazılarını ve çök klavyenin başına… Döktür Allah, döktür! Hani yani “Vakti zamanında Culduz şöyle şöyle demişti” deseler ve şahsımı “kaynak” gösterseler içim yanmayacak! Adımızı anan da yok birader! Vefasızlığın bu kadarı nerede görülmüş?


3 aydır yazı yazmıyoruz ya; “komple teorilerinin bini bir para”… Kumpas üzerine kumpas!


Allah belamı versin ki “birlik” olmuş bunlar! Tek kelimeyle “şebeke” yani! Niyetleri beni “ayar” etmek!


Elinizi vicdanınıza (başka yerinize değil) koyun da söyleyin lütfen…


Ben “Ayda hanımın” işlediği konulara kılçık atıyor muyum?


Ali Açıköz hocanın “Ak Partisine yan gözle” bakıyor muyum?


Muzaffer Cellek büyüğümüzün “valilerine, belediye başkanlarına ve de Bartın’ına” “yeter yahu” dedim mi?


Ali Gülcü’nün balıklarına, Talip Girgin’in oltalarına karışıyor muyum?


Ünlü dizi analizcisi Abdürrahim Balcılar konumuzun dışında zira ben 10 senedir televizyon seyretmiyorum!


Herkesçe tanınan NLP uzmanı ve de yaşam koçu (şair yazar) Sabiha Rana Hanımefendiye bir yanlışımı gördünüz mü?


Değerli meslektaşım Ahmet Balcı’ya “Bu Haiku belasını sen sardın bu sitenin başına” dediğime şahit oldunuz mu?


Şimdi Ata Kemal Şahin Bey çıkıp; “Ben bu konuları ‘Görünür blogcu’ yazımda ele almıştım Sayın Culduz “ diyebilir… Hep diyor zaten ama bir tek yazı yetmez ki!


Değerli Erol Işık (Özışık) beyin polisiyelerine, üstat Mesut Selek Hocamın mizahi yazılarına “katlanıyorsam” elbette bir bildiğim var!


Ama iş “Blog kategorisine” gelip dayanırsa işler değişir!


Sonuçta biz de çorba kaynatıyoruz! Elleme beni, ellemeyeyim seni! Bu kadar basit yani!


“Ben bu yola baş koydum” diyen Erdal Ceyhan hocama ise bişicikler demem! Eninde sonunda doğru yolu bulacağına eminim. “Şiirlerim ve anılarım bana yeter, Culduz’un ekmeği ile oynamak bana yakışmaz” diyecek bir gün!


Reha Ülkü’ye gelince… O Tatar, ben ondan Tatar! Ne yapsak yeridir!


Hollanda’ya gelince… Defalarca gittim ama aklımda sadece “seraları” kalmış! Bir de 48 saatte yetişen salatalıkları! Gerisi “Von Buyten”… İnsan kendini fazla mıncıklamamalı, diyorum ama dinleyen kim?


Sonuçta… Kilimi pazara sermişiz… Herkes “uzmanı” olduğu alanlarda boy göstermeli bence… Haaa! “Herkes kendi nasibini yer” de diyebiliriz ama pek etik olmaz sanırım.


Öte yandan isteyen istediği türde yazar…


Malum, kış aylarındayız… Odun, kömür davası yani! İşler de kesat!


Ama…


Aman diyeyim dostlar; aşkı meşki, sevi sevdası; siyaseti miyaseti, felsefesi melsefesi sizin olsun…


Blog kategorisini bana bırakın lütfen!


8 senedir ilişmediniz…(İlişenlere de ilendiniz)


Bundan sonra da ilişmeyin, olmaz mı?


Laf aramızda…


Tekrarın tekrarının tekrarı…


Resmen temcit pilavı!


Haksız mıyım dostlar?
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle belirtmeliyim ki yanlış anlaşılmaktan korkarım. Kırmayı düşünmediğim bir kişinin benim yazdıklarımı yanlış anlamasından rahatsızlık duyarım. Size de bu konuda iki üç yıl evvel açıklayıcı bir yorum yazmıştım, belki hatırlarsınız. Çünkü yazdıklarım istemeden sizi hedef almıştı. Blog konusuna gelince, -aslında en sonuncusu bir hafta önceydi- yayınlanmadan kaldırdığım denemelerim oldu. Son anda vazgeçtim. Yorumlarla ilgili yazmıştım, paslaşmalar, okumadan önermeler, yalandan yazılan şak şaklar vesaire. Ama daha önce aynı konuda yazıldığı için vazgeçtim. M.Blogdaki düzene hala alışamadım çünkü. Yirmi kişiye ''harika bir yazıydı tebrikler'' yaz, yirmi tane yorum alıp bültene çık. Bu mudur? O yüzden sadece sevdiğim yazarlara yazıyorum. Yazdığım için kendini borçlu hissedip de bana yorum yazmayacak kim varsa onlara yazıyorum. (Yorumunu merak ettiğim bazıları hariç tabi) Sevgilerimle Sayın Culduz.

Adil Serkan SATI 
 31.01.2015 2:27
 

Çok ciddi bir tehlike atlatmışsınız, büyük geçmiş olsun.Bir an önce iyileşmeniz dileğiyle Sn.Culduz. Yazının içeriğine gelince de,onu Başak Hnm’a bırakmalı:) Zira o ciddiye almadıkça kimsenin ciddiye almasını da beklemezsiniz herhalde:) Lakin ne var ki siz de zaten eğlencesine böyle yazmışsınız. Hani MB’nin şu meşhuur ezelî ve garabet hali olan,“çok sessiz-sakin kaldı burası,maksat hareket olsun” baabında:)! Yoksa, her ne kadar bu kategorinin açılmasına önayak olan siz dahi olsanız, bütün kategoriler gibi, blog kategorisi de en az sizin kadar her MB üyesine açıktır,ki siz de zaten “aslında” bunu diyorsunuz:) Dolayısıyla ister güvenilir-güvenilmez ya da ister kıdemli ister yeni üye olsun ve isterse de aynı şey tekrar tekrar bile yazılıyor olsa,"istisnasız" hiçbir üye, ne herhangi bir konuya ve ne de kategoriye bunu-veya buraya yalnızca ben yazarım, yalnızca benim tapulu malımdır gibi bir tarz geliştiremez, evet, çok haklısınız:)) Yürekten ve mantıklı ve dahi ADİL selam ve sevgilerimle..

Filiz Alev 
 28.01.2015 22:14
 

İşte bu kadar...

Şahin ÖZŞAHİN 
 25.01.2015 11:17
Cevap :
Bu kadar olur mu Hocam, dahası da var. Da benim zamanım kısıtlı işte! Selamlar efendim:)  25.01.2015 16:31
 

Yazıya yorum yazmadım çünkü blog konusuna yabancıyım. Siz de bilirsiniz belki ben öykü yazmayı seviyorum, zaten o yüzden buradayım. Zaman zaman sizleri okuyorum blog kategorisinde o da izleyici babında. Başınıza talihsiz bir kaza geldiğini duyduğum için geçmiş olsun demek istemiştim.

Adil Serkan SATI 
 24.01.2015 22:36
Cevap :
Hassassınız siz, hassas ve kırılgan. Ama iyi bir şeydir bu. Her insana nasip olmayan bir haslet işte. Sayın Cellek latife yapayım demiş ama latife yapmak da zor. Ciddi mi, şaka mı? Bunun altını çizemiyor ama niyetinin kötü olduğunu sanmıyorum.(ki özür dilemiş zaten) Size gelince...Boşverin derim. Nobranlık, hoyratlık diz boyu. En iyi müdafa hucumdur bana kalırsa. Geçmiş olsun dilekleriniz için teşekkür ederim. Selamlar İzmir'e:)  25.01.2015 16:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1567
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster