Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
172
 

Blogçuluk...

Blogçuluk...
 

medyaistasyonu.blogspot.com


Ben ona inanıyorum.. Allahına kadar inanıyorum. Yani sen inanırsan, mutlaka başkaları da inanır. Neye inanıyorum biliyor musunuz? Blogçuluğun bir meslek olduğuna…
 
Bakmayın insana önceleri para pul vermiyorlar.. Hatta arkandan (adama bak günde üç blog yazıyor…) diye kıs kıs da gülüyorlar… Ama boş ver sen devam eder. Allah boşa çalışanı bile severmiş… Sen işini yap; yapamıyorsan, yapıyor gibi görün. En iyisi boşa kasnak çalış dur.. Çalışanı rabbim sever. Onun için : “Ben iyi bir iş yapıyorum… Ben iyi bir iş yapıyorum…” diye diye kendi kendini zikir et.. bir gün elbette Mevlam görecektir.
 
Yani haksızlıklara da boş ver… Bazılarının  “blog” ları  BLOG’da günlerce, haftalarca kalırken, sen büyük bir itinayla yazdığın yazının BLOG’da yarım saat içinde buharlaştığını görürsen ve kendi kendine : “Bu iş reva mıdır?” diye sorarsan, ve hiçbir yanıt alamazsan, boş ver… Bu dünyanın düzeni böyledir ve “Niye böyledir?” diye sormak, bir yanıt getirmez, daha da kötüsü sarmal bir soruya dönüşür… Kendi kendine Ahlar, puhlar oturursun… kendi kendine canı sıkıldığıyla kalırsın.
 
Banka mı kuracaktın… Vazgeç! Belki de en iyisi yazılarını bankaya yatırmaktır… Sonunda kimbilir onlar bir torun doğururlar. 
 
Blogçuluk bir ilimdir (bakınız bilim demiyorum!)  Bu işin duayanleri, nasıl günlerce ve haftalarca önyüzde kalmanın planlarını bilen Almanyalı gibi, Bartın’lı gibi üstadlarımız vardır. Bunun formüllerini belki onlardan öğrenmek mümkündür ama işin aslında, mekaniğini ve formülünü keşfetmek çok da zor değil. Yani işin ilmini bilmekte… İşin ilminin temeli nedir? 
 
İletişim’dir… Evet, iletişim…
 
Doğru ve güncel iletişimi yitirmeyeceksin. Nasıl olacak o? Elde telefon, durmadan baş Editörü, sonra 2. Editörü, sonra 3.Editörü … arayacaksın ve derdini, anlatmak istediğini bir kez daha, bir kez daha açık açık anlatacaksın… Bu iş böyle…
 
Yoksa bizim gibi uzaktan uzağa bağlar gazeli gibi bir şeyler anlatırsan, Senin anlattıkların … buradan dağa köy olur da … kimse işitmez.
 
Yani, biz diyoruz ki, yazını yaz, deryaya at… Artık gerisini bilen bilir, bir güzel yerleştirebilir. 
 
Ama öyle olmuyormuş. Son olaylar da bunu açıkça gösteriyor. Vatandaş davanı savunmak istiyor musun? Savunacaksın. Kendini ölü balık gibi suyun içine bırakmayacaksın. Bırakırsan, kim aldırış eder ki… 
 
Sonunda, battı balık, yan gider derler… senin de yazın ölmüş mü, yoksa baş köşede yarım saat kalmış mı, kimse de aldırış edip gitmez… 
 
En iyisi belki de daha çalışkan olmak… Bazıları günde üç yazı mı çıkarıyorlar… Sen 13 yazı çıkar, bak o zaman kimse bir şey diyebilirler mi…
 
Hadi diyelim, 13 yazının 6 sını atsalar; 3 tanesini satsalar (kime satacaklar ki..!)  yarısı yine tutar ve bir yerlerde kendisini gösterir…
 
Galiba bir burada Blogçuluk yapmıyoruz da… Blogçuluk oynuyoruz… Tahmin edersiniz ki, bu ikisinin arasında fark vardır.
 
“Blogçu” kim olabilir?
 
Mesela banka kuranlar olabilir mi? Yok öyle bir şey… Duman ederler adamı…!
 
Ya güzel yazı yazanı… Onları zaten New-York’a sürgün ediyorlar.. Hem de her yazısına 100 dolar vererekten (Bana ne ben onun yalancısıyım..!)
 
Onu bunu boş verin… Memlekette havalar hasıl?  (Bu sözde “siyaset”e girdiğinden Blog’a giremez…)
 
Peki, biz ne okuyup, yazacağız??
 
Bence siz Üstad Cellek ne diyorsa, onu bir güzel okuyun… O, Bartın, diyorsa, peşinden gidin; İzmir’i anlatıyorsa, kulağınızı açıp dinleyin… Bakın o zaman yazılarınız, ne kadar “sugar” olacaktır… Ve hiçbir zaman “BLOG” dan ihraç edilemeyecektir..! Malum a.. Duayenlere saygı göstermek gerekir. Bu bizim temelimizde var. 
 
İşte, bir Blog yazısının sonu daha gelmiş bulunuyoruz… Kaderi, kısmeti bol olsun… Okuyanı da olsun; “yorum” yazanı da … Kendileri bilir ama, yorum konusunda zaten, ABD’den N.Y.lu mutlaka imdada yetişir ve son noktayı koyar.
 
Arzı-hürmetlerimle…
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okuyorum, gülümsüyorum ...Selamlar, saygılar Dai'm....

Nil ALAZ 
 26.04.2016 13:27
Cevap :
İşte günler böyle uçup, gidiyor...  26.04.2016 17:19
 

Hocam okurken " A ha bana diyor galiba" hissine kapıldım. Velakin çözemedim ben bu blog işini. Tavsiyeleriniz için teşekkürler. Selamlar, saygılar...

Retor 
 22.04.2016 11:39
Cevap :
Valla ben de bazen iş olsun diye yazıyorum. Yazdıklarımın tümünün değerli ve anlamlı olduğunu söyleyemem. Yazmak benim için fena halde bir antrenman sahası. Çalışıyoruz... Saygılarımla Aykar Hocam.  22.04.2016 18:52
 

Boşverin Erdal Hocam siz yazmaya devam edin. Etkili yazı ve güzel şiirlerinizi eksik etmeyin...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 22.04.2016 8:11
Cevap :
İlginize çok teşekkürler Ayşegül Hanım. Bir şeyler yazıp, avunuyoruz işte. Önemli olan arkadaşlar arasında bu güzel iletişim. Saygılar efendim.  22.04.2016 11:54
 

Erdal hocam merhaba, MB de blogcu olmak zihinsel katkılar ve zihinsel ürünleri geliştirmeyi sağladığı bir gerçektir. Kim neden keyif alıyorsa onu yapsın ve başkasını blogcu diye yermesin, yeren istese yazabilir mi? veya o ne yapıyorsa günde en az 100 kişiye ulaşabiliyor mu? ayrıca bugün amatör olan blogculuk gün gelecek güçlü yazarlar üretecektir. Gönül hoşluğuyla keyifler diliyorum...

Kadri KANPAK 
 22.04.2016 8:05
Cevap :
Teşekkürler Sayın Kadri Kanpak.. İşte, zaman zaman gevezeliğimiz tutuyor.. BLog'a yerleşiyoruz ama kalıcı değiliz. Saygılar, selamlar.  22.04.2016 11:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 749
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster