Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
644
 

Blogda bir didişme hikâyesi...

Blogda bir didişme hikâyesi...
 

Gelir gelmez... Hani derler ya "ayağımın tozuyla"... Didişmeye başlıyoruz.

Uzun bir ara vermişiz didişmeye... Hatta ben, orada "artık didişmemeliyim, ne alıp veremediğim var ki" diye düşünmüş... "Uyum kararları" almışken bir de.

Olmuyor işte... Yapamıyorum.

Yorumlarımı, mesajlarımı ince eleyip... Sık dokuyor. Soruyor da soruyor.

Tüm uyum kararlarını bir tarafa bırakıp... Hemen karşı atağa geçiyorum ben de.

Bir yazısına takılmış aklım... "Didik didik" didikliyorum. Daha bazı yorumları var, sorulası. Yazı konusu bitsin, sıra onlara da gelecek.

Sabırla cevap veriyor(muş) gibi yapıyor, ama aslında kışkırtıyor.

Akıl bu, takılmış işte... Ben de üsteliyorum. Ne dese ikna olurum, onu da bil(m)iyorum.

Oysa beni en çok anlayanlardan biri o.

En zor zamanlarımda -yanımda ol(a)masa da- yanımda olduğunu hissettirmiş bir kişi.

Hatta öyle zamanlar olmuş ki... Beni benden çok düşünmüş.

Bunlara rağmen... Didişiyorum. Alışkanlık oldu galiba.

Ama, ilk o başlattı bu "hırçınlıkları". Ben de aynen uyum sağladım.

Oysa aslında, böyle biri değilim ben. Kimseleri irdelemem, bu tarz diyaloglara girmem. Hep bir "saygı ve nezaket duvarı" vardır aramda insanlarla.

Bir şiirin dizelerinde "Aramızda dağlar denizler ve benim kahrolası gururum var" der ya, aynen öyle. Gurur yaparım, mesafe koyarım. Kimi zaman, merakımdan çatlasam bile "bazı şeyleri sor(a)mam"... Ol(may)ası cevaplarla kırılmaktan korkarım.

Ama neden bilmem... Tam güzel güzel konuşurken... Bir sorusunun ardından... Ben de, kendimi "onu sorgularken" buluyorum.

Ama sanmayın ki suç sadece bende. Kibriti o tutuşturuyor elime, "Yak" diyor.

Ben de... Çok dinlerim sözünü çook. Yakıyorum hemen.

Anlatmaya çalıştığım şu ki... Bazen "bizi bile şaşırtan" davranışları sergilediğimiz insanlar oluyor yaşamımızda. Başkalarına davranmadığımız gibi davrandığımız, ama her şeye rağmen "aynı dili konuşup" anlaştığımız.

Onunla da durum böyle.

Biz bir geminin güvertesinde... Didişe didişe yol alıyoruz.

Kibrit onun elinde... Arada sırada veriyor "Yakamazsın kiii" diye.

Benim içimdeki asi... "Yapamazsın"lara alerjili... Yakıyorum kibriti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

)))))))...

DurmuşGüler 
 16.12.2007 19:04
Cevap :
Merhaba, :))) Mutlukalın:))  17.12.2007 8:58
 

Bu kadar ketum olunmaz ki; ha ne olacak isminizi söyleseniz, demek ki merak ediyoruz. Saygılarımla efendim.

Ömer ÖZDAMAR 
 07.11.2007 14:25
Cevap :
Merhaba, Hazır dedektifliğe başlamışken... Hevesinizi kırmayayım:)) Bulursunuz siz. Mutlukalın:))  11.11.2007 15:14
 

Madamex (Itır) hanım, (Açık isminizi yeni öğrendim.) galiba ironi yapan birisidir. Doğru mu? Saygılarımla.

Ömer ÖZDAMAR 
 06.11.2007 11:48
Cevap :
Merhaba, Sanırım bilgi kaynağınız yanlış bilgilendirmiş sizi:) Itır değil benim adım. İroni konusunda ise haklısınız. Hangimiz yapmıyoruz ki zaman zaman. Teşekkürler. Mutlukalın:))  07.11.2007 11:25
 

Yakarsınız, biliriz :) Teşekkürler bu güzel yazı için. Sevgiler...

Murakami 
 05.11.2007 15:57
Cevap :
Merhaba, Yakana değil... Yaktırana bakmalı di mi? Teşekkürler içten yorumunuza. Mutlukalın:))  07.11.2007 11:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1165
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1882
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

Bana biri kendini anlat dese, susar kalırım. Her konuda çılgın bir istekle konuşan ben, işte o anda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster