Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
417
 

Blogda cinayet...(Onuncu bölüm)

Blogda cinayet...(Onuncu bölüm)
 

www.haberyenice.net/resim/cinayet.jpg


Birinci bölüm için "tıklayın"

Bir önceki bölüm için "tıklayın"

Mehmet Ali asansöre son anda yetişen siyah bereli adamla birlikteydi. Siyah bereli adam Mehmet Ali'nin gözlerine baktı, eli arka cebindeki bıçağa doğru giderken birden donakaldı. Asansörün her tarafında ayna vardı ama adamı tedirgin eden aynalar değil, gözüne çarpan iki adet kameraydı. Sitenin dışında güvenlik vardı, büyük olasılıkla kameralar güvenliğe bağlıydı.Bir an tereddüt geçirdi. Henüz ne yapacağına karar vermeden asansör Mehmet Ali'nin dairesinin bulunduğu katta durmuştu. Mehmet Ali asansörden dışarı çıkarken asansörün karşısındaki daire komşusu misafirlerini uğurluyordu.

- İyi akşamlar Gülname hanım,

- İyi akşamlar Mehmet Ali bey.

Aynı kattaki daire komşusu kendisine blog yazarlığını öneren TRT de çalışan bayandan başkası değildi. Dairelerine taşındıkları ikinci günü kat malikleri toplantısında tanışmışlar ve uzun süre sohbet etmişlerdi. Siyah bereli adam asansörün kapısı kapanmadan geri dönüp asansöre doğru bir hamle yaparak,

- Yanlış kata gelmişim.

dedi ve asansör kabininin içine girdi. Asansörün kat numaraları aşağıyı doğru birer birer inmeye başlamıştı. Farkında olmadan Gülname hanım Mehmet Ali'nin hayatını kurtarmıştı.

******

- Mehmet ali hoşgeldin.

- Hoşbulduk karıcığım.

- Ne bu halin? Biraz tedirgin gibisin.

- Bilmem, Asansörde hiç tanımadığım bir adamla karşılaştım. Adam benimle birlikte kata geldi ama sonra yanlış gelmişim diye tekrar aşağıya indi.

- Olabilir, bu ilk defa olmuyor ki. Benim bile bazen yanlış katta indiğim oluyor.

- Ne bileyim, birden tedirgin oldum işte.

******

- Kapı çalıyor Mehmet Ali.

- Hayrola kim bu saatte?

- Bilmem, birini bekliyor muydun?

- Hayır, dur ben açayım

- Rıfat komiserim.

- Neyse hayattasın. Katil senin izini bulmuş.

- İzimi mi bulmuş? Nasıl?

- Sonra anlatırım. Şimdi hemen eşini ve çocuklarını al, bir yakınının evine git.

- Bu saatte mi?

- Evet, Aşağıda çocuklar etrafı kolaçan ediyorlar. Gideceğin yere kadar biz eskort olarak arkanda olacağız. Yakınlarda akrabanız var mı?

- Pendikte kayınbiraderim oturuyor. Ama şimdi onlar da tedirgin olacaklar.

- Tamam, hemen telefonla ara onları. Birkaç günlüğüne size geleceğiz de.

- Peki, tamam, hanım çocukları hazırla hemen gidiyoruz.

******

- Siyah bereli adam kendi kendine söylenerek oradan uzaklaşıyordu.

- Hay aksi.... Asansördeki kameralar dışında o bayan da tam zamanında çıktı ortaya.Neyse en azından artık yerini biliyorum. Elimden kurtulamaz.

******

- Beni çağırtmışsınız komiserim.

- Evet Murat bey buyrun.

- Blog sitesinde yeni gelişmeler var mı?

- Dün size söylediklerim dışında fazla bir şey yok.

- Size bir şey göstereceğim.

- Bu kağıtta yazılanlar size bir şey hatırlatıyor mu?

- Yok anımsımayadım.

- Peki neden kızardınız?

- Kızardım mı? Hiç farkında değilim.

- Dün toplantıya girmeden evvel Rıfat'a bir talimat verdim. Bizim emniyet dışındaki kişilerin telefon kayıtlarının dinlenmesi için. Yani bu kişiler biri Mehmet Ali, diğeri de sizdiniz.

- Bu kağıtta yazılanlar sizin telefon görüşmeleriniz.

- Bugün burada yazılı numarayı aradınız ve Mehmet Ali'nin adresini verdiniz. Neden böyle bir şey yaptınız?

- Evet, amirlerim de konuyla ilgileniyordu. Benim bağlı olduğum amire verdim Mehmet Ali beyin telefonunu.

- Ya öylemi. Peki karşınızdaki adamın konuşmasına ne dersiniz?

Kağıtta gördüğünüz gibi konuşma aynen şöyle:

- Tamam Murat bey. İyi iş başardınız. Paranızı alacaksınız. Adamın işi bitik artık.

- Amirleriniz size böyle mi hitap etti?

- Şey, ben.....yani...

- Tutuklusunuz Murat bey. Şu andan itibaren söyleyeceğniz herşey aleyhinizde delil olarak kullanılabilir. Avukatınızı çağırabilir, avukat tutacak durumda değilseniz, devlet size bir avukat tutacaktır.

- Ama komiserim ben.... öyle yapmak istememiştim.

- Tamam, Rıfat. götürün bunu. Sorguya alın. Hemen...

Devamı için "tıklayın"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir karışıklık var gibi. Son bölüm açılmıyor. Akşam üzeri tekrar bakacağım.

Nilgün Akad 
 17.10.2009 10:56
Cevap :
Ben aslında bu öyküyle ilgili yazıları hep aynı saatte vermeye gayret ettim. Bu saat de 22.00 civarıydı. Ancak normal blogların yayına alınmadığı o saatlerde benim kayıt için verdiğim bloglar, başka kişilerin bloglarının içine karışıyordu. İkinci bölümden itibaren bu sorunla karşılaştım. Blog yazısı bana ait olmasına rağmen, ana sayfada 3 blog altındaki kişinin ismi çıkıyor, ve blogu açan kişi birbirinin içine girmiş iki blog yazısıyla karşılaşıyordu. Bu yüzden yayına verdiğim her yazıyı en az 2 defa silip, ertesi günü yayınlamak zorunda kaldım. Son bölümü ise birazdan yayına vereceğim. Sevgiler....  17.10.2009 12:39
 

Bu sabah bir baktım habercimde iki bölümün de yayınlandığı uyarısı var. Hemen o bölümü de okuyacağım ama "yorumdan tasarruf etmiş olmamak" için buraya da iki satır karalayayım dedim. Okuyucu böyledir işte efendim, siz oturur bir sayfa yazı yazarsınız, o kalkar "iki satır" karalar :)) Ben son bölüme geçeyim şimdi. Sevgiler Erol bey.

Nilgün Akad 
 17.10.2009 10:53
Cevap :
:) Teşekkürler Nilgün hanım. Sizin iki satır dediğiniz destekçi yorumlarınız olmasa zaten bu öykü fazla uzamazdı. Son bölümde teknik bir aksaklık oldu sitede. Yayına verdikten sonra geri çekmek zorunda kaldım. Sevgiler...  17.10.2009 12:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3315
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster