Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
813
 

Blogda Serhatt'ça paylaşım

Blogda Serhatt'ça paylaşım
 

www.fotosearch.com


Bu akşam ağladım. Yazdığım bloğa yapılan saldırı ve saçma sapan yorum ve polemik yazılarından dolayı değil ağlamam, Hoşçakal Yarın yüzünden oldu herşey. Üç fidan gibi, bu ülkenin bağımsızlığı için bir şeyler yapmaya çalışan gençleri bu ülkenin nasıl harcadığını bir kez daha iliklerimde hissettiğim için ağladım. 60 ihtilalinin uzantısı kurgulanmış bir mahkemede, yargı ve hukuğun nasıl iç edildiğini görünce ağladım. Ki bu ülke 60 ihtilalinin astığı üç devlet adamına iade-i itibarda bulundu, ama ne yazık ki Ömer beyin bloğunda da yazdığı gibi, hala 6 Mayıs'larda toplanan insanlara dava açılıyor bırakın o üç fidana iade-i itibarda bulunmayı. Bu nasıl bir korkudur, kindir, nefrettir? Bağımsızlık, bu kadar da kötü bir şey midir?

Bilirmisiniz, ABD Savunma Dil Okulu Komutanlığı (www.dlielc.org) vardır San Antonio'da (bkz.San Antonio ile ilgili yazdığım blog). Bu okul uzun yıllardır, bir çok ülkeden sivil ve asker, özellikle de ülkelerinden çeşitli sınav ve kriterler tarafından seçilmiş iyi personeli İngilizce ve özel kurslarda eğitir. Hatta uzun yıllar girişinde biz dünya liderleri yetiştiririz diye yazardı. Örnek olarak, Kaddafi, Müşerref, Evren ve daha bir sürü isim var şu an aklıma gelmeyen. Kaddafi'den sonra bu yazıyı kaldırmışlar dediklerine göre. Ha ben nerden mi biliyorum? 1992 de 4 ay, 2002'de ise yaklaşık 6 ay kaldım orda. 1992'de dağılan doğu bloğundan ilk ingilizce öğretmenleri gelmeye başlamıştı eğitime. Hepsi çok mutluydu ve özgür olmanın tadını çıkarmaya çalışıyorlardı. ABD özgürlük, bağımsızlık ve insan haklarının merkeziydi. Daha doğrusu bize sürekli empoze edilmeye çalışılan şey buydu. ABD'nin bu dünyaya ve bu ülkeye neler yaptığını, nasıl yönettiğini bilmeme rağmen hala zaman zaman ordaki yaşam rahatlığına özlem duyarım. Adamlar işlerini iyi yapıyorlar. Bizim gibi yarını değil 50, 100 yıl sonra nasıl bir dünya düzeni oluşacak onu hesaplıyorlar. Türkiye'de ise bir tek Atatürk'ü hesaplayamamışlardı. Deniz Geçmiş savunmasında ABD'nin Atatürk'ü nasıl tehlikeli bir diktatör olduğunu göstermeye çalıştığını kanıtlayan belgeler sunmuştu mahkemede. 1938 ABD için hayırlı bir yıl oldu, çünkü büyük lider göçüp gitti bu dünyadan. İşte sonrası kolaydı ABD için. CHP'nin yerine DP'yi getirdiler. Baktılar işler iyi gitmiyor 60 ihtilali. Bu arada 1958 yılında KKK komutanı olan Necati TARCAN annemin öz amcasıdır. Bu yüzden de o devirde olanlar bizim evde hala çok net hatırlanır ve değerlendirilir. Necati Paşa ihtilale karşı çıkandı. Erzurum'a tatbikata giderken, kalbinden rahatsız olduğu ve belli bir irtifanın üstüne çıkmanın sakıncalı olduğu bilinmesine rağmen uçaktan kalp krizi geçirmiş ve hayatını kaybetmiş olarak indi. Neyse komplo teorilerini bırakalım. Bu kısa açıklamadan sonra 72 müdahalesi, 80 darbesi, 28 Şubat süreci baktılar askerden hayır yok Ergenekon, bir de bu halk en çok neden etkilenir? Tabi ki din, üstüne de türban. Eh şimdilik fena gitmiyor. 68 kuşağının denize döktüğü 6.filo artık çerez. Gemiler fink atıyor boğazda, Ege'de, Akdeniz'de, Karadeniz'de. Benim Sahil Güvenliğim eşlik ediyor gemilere. Artık bizi onlardan mı, yoksa onları bizlerden mi koruyorlar emin değilim.

Blogda ise başka hesaplaşmalar var. Bir takım kimseler sanki parsellemişler buraları. Ben sadece ben ama yine ben ve benim dediklerim. Beğenmediler mi yazılanları hemen yorum saldırısı, o olmadı, baktı adam geri adım atmıyor yazdıklarından, o zaman mizah adı altında ucube kurgulanmış yazılar, hayali isimler. Belden aşağı olabilecek herşey. Aslında söylenecek bazı şeyler var ama burdaki hanımlar, özellikle de benim katıldığım blog toplantılarındaki bazı hanımlar aman Serhat boşver, değmez diyecekleri şeyler. Neyse konumuz başka.

Dönelim bloglara ve de blog kategorisine. Bir blogdaş güzel bir yazı kaleme aldı, bu kategoride hangi yazılar yazılmalı diye. Ben pek katılmadım dediklerine ama üzerine düşünülmesi gereken bir yazı. Bir kaç kişi ise eski (özellikle bir kişi) husumetleri ortaya koyup hem bana hem de bir kaç kişiye dersini verdi aklınca. Ama benden adam olmaz, akıllanmam ben. Baksanıza hala aynı fikirleri savunuyorum. Bu sefer bir başka dersimi veren çıkar kim bilir? Çok uzatmayayım. Ağladım ben bu akşam.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ağlamak bir çok şeyden güzeldir serhat bey, üç fidan diye yazmışsınız ya ben abimin bir şiirine yazdınız sandım, tabi sizin fidanlarla abimin fidanları arasında fark var.Mb MEKTEBİNDE BİR GÜN HERKES KARNESİNİ ALIR, sizin gibi öğretmenler yol gösteriyorsa sevinirim, ama herkeste kusur olabilir, birinci maksadımız fidan dikmek, yetiştirmek olmalı... Ki o fidan bile meyvasını bir ağaç olmaya başladıktan sonra verir. Birileri taşlayacak meyvayı, birileri yiyecek. Yiyen kimse meyvanın olgunlaşmak için verdiği çabayı, çileyi belki takdir de etmeyecek, ağlayacak çok şey var serhatt bey. Bazıları öteki tarfı düşünmez, bazılarıysa öteki tarafı düşünmekten bu tarafı düşünmez. İnşallah yazmak beni rahatlattığı gibi bu yazdıklarımı okumakta sizi rahatlatır. Yazmak kolay gelse de zor olanı okumaktır... Ve bizim sorunlarımız okumamaktan kaynaklanıyor... İyi günler

İbrahim ARSLAN 
 26.12.2011 11:53
Cevap :
dalga mı geçiyorsun, ben bu yazıyı 2008'de yazmışım, yani sen ya da abin dediğin kişinin henüz MB'den -büyük bir ihtimalle- haberi olmadığı zamanlarda. Bir de abin niye yorum yazmıyor da sen onun adına yorum gönderiyorsun? Benim fidanlarımı anlamanız için sizin biraz okumanız lazım. Benim okuma durumumu çok anladığınızı sanmıyorum. Siz "şiyir" yazmaya devam edin....  26.12.2011 20:19
 

bildiklerinizi,düşüncelerinizi özgürce yazmaya devam edin, herkes "şimdilik" aynı düşünmek zorunda değil!...

Necati TÜFEKCİ 
 22.09.2008 23:17
Cevap :
Ben kimsenin aynı düşünmesini istemedim zaten.Tek istediğim biraz saygıydı.Ama onu da buralarda bulmak zor.Bir deben sadece benim gibi düşünenleri (düşünce akrabalarını) bulmak istedim.Diğerleri sadece kısa bir yorumla bana katılmadığını söyleyebilirdi.Bunu bir tık, rating ve sadece benim gibi düşünene yer var sen kes sesini yarışına sokulmaması gerekiyordu.Neyse biraz insan tanımış oldum.Bu da bu devirde iyi bir kazanç.saygılarımla.  23.09.2008 0:33
 

Serhat bey yazınız güzel ve anlamlı.Fakat böyle giderseniz sizi yakında ergenekon operasyonuna dahil edebilirler haberiniz olsun.Bu yazdıklarınız pek tabii ki birilrini rahatsız edecektir.Sağlıcakla kalınız efendim.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 22.09.2008 8:06
Cevap :
Vatan sağolsun deriz.Sevgilerimle  22.09.2008 8:59
 

Serhat'ım dillerine SAĞLIK... Bazılarına da komiklik yakışıyor.. Kızma, SADECE ACI onlara.. Adamın söyleyecek bir şeyi kalmadı.Bari tezgahı başka yere açayım dedi ve gitti.Mübarek RAMAZAN 'da İYİ DE SATAR hani....Eskiden pazarda tezgah açan ERKEKLER, daha çok satış yapabilmek için BAŞLARINI ÖRTERLERDİ...hala öylemi?

sezar pan 
 21.09.2008 13:06
Cevap :
Eskiden salı pazarına annemle gittiğimde çok gülerdim onlara. Şimdi düşünüyorum da o adamlar gerçek birer tiyatrocuymuş. İnanılmaz taklitler ve şakalar. Şimdilerde büyük alışveriş merkezlerine gitmekten böyle ilginçlikleri kaçırıyoruz.Sevgilerimle.  21.09.2008 23:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 1134
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1839
Kayıt tarihi
: 24.10.06
 
 

Emekli Deniz Öğretmen Subayım. Felsefe ve yabancı dil eğitimi üzerine çalışmaktayım. Yazmak ise b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster