Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
894
 

Blogu blog yapmak derken kırmızı ve turkuaz...

Blogu blog yapmak derken kırmızı ve turkuaz...
 

Uzunca bir süredir gelmemişim buralara. Asklında gelmediğim sanal alemin büyülü yolları idi. Biraz gezip tozmaktan biraz kendi sitem ile ilgilenmekten; eh hadi itiraf edeyim biraz da içime dönüp kendimi deşelemekten.

Hiç mi özlemedim sizleri ve bloguma yazı girmeyi?

Kesinlikle özledim ve hatta hep düşündüm. Kendimce bir karar almaya çalıştım; gerçi hercai gönlüm ne kadar uygular bilmiyorum ama. Çünkü yazı yazmak konusunda aklıma eseni yapmayı seviyorum ben; hatta belki hayat konusunda da öyle….

Amma velakin hayat konusunda da öyle derken sorumsuz sanmayınız beni asla ve de kesinlikle ; mesela bakın şu çok sevdiğim yazı yazma işini bırakıp da gidip çamaşırları seriverdim….

Dediğim gönlünce yaşamak pek de sizin kurallara uymamak adına ; hani kendi kuralını koyuvermek dünyaya….

Ama zor iş biliyor musunuz?

Bir kere yalnızlığı göze alacaksın; sonra parayla pulla satın alınmayacak ekmek peynir alacak parayı da kazanacaksın….

Ve en önemlisi gerçek duyguları tanıyıp ( eyvah yeşil çay suyu kaynaya kaynaya bitecek mola) onlara saygı duyup hayatına katacaksın. Ama ben de hep yapamıyorum itiraf etmeliyim ; hala istediğim ben değilim; hala bazen ararken sevdiğiceğimi yüreğim titreyiveriyor; korkuyorum hala incinmekten; sonra da başımı yastıklara gömüp ağlıyorum. Ama kim olursa bu sevdiceğim: annem babam , oğlum ya da sevgilim….

Korkum kullanılmak değil ; sevdiceğim kullansa ne olur ki; korkum bunun anlaşılamaması;

O İNCE YARIN YOK Kİ hattının yakalanamayıp olayın dünyevi bir çaresizlik; sensiz yaşayamam arabeski içinde değerlendirilip de ucuz sanılması….ve de ucuz böbürlenmelere yol açması….ve ben bile hala bundan korkuyorsam …..

Nerelere geldim yine yazmaktan bloguma….

Ben diyorum ki yapabilirsem ; becerebilirsem ; blogumu blog gibi kullanayım artık; hani öyle konulara takılmadan gerçekten sanal günlük gibi olsa ; olsa da yine de etkilendiğim olayların da derinine kaçsa; nasıl olur ki?

Ama bakın itiraf ediyorum; hala her duygumu sizlerle paylaşacak kadar cesur ve güçlü değilim;biraz sansür olabilir ucundan kenarından haberiniz olsun diyorum.

Ama tabi ki S. Petersburg günlerimi paylaşırım ; o günleri de anlattığımı yazarım; hatta beraber kahve içip din tartışması yaptığımız Meksikalı Viktor’ u da anlatırım.

Ve Olimpos’a gidip de nasıl güneşlendiğimi anlatırım da gerekirse yalnız mı gittim; yalnız olmadan mı gittim kısmını saklarımJ

Buna niye başlamak istediğime gelince: Profilimde yazdığım gibi aysberg en çok yazarken çıkıyor ortaya dostlarım ve ben artık yaşadığımı yazmak istiyorum; zaman içinde ise her yaşadığımı korkmadan yazmak ……

Sizce başarılı olur muyum; içimdeki derinden dipten karanlık kötü yönlerimi bile yazacak kadar cesur muyum?

Ve gün gelir de yeniden ilk gençliğim gibi; arkasından ağlayarak kırmızı parfüm şişesini göğsüme bastırdığıma ve de turkuaz yere bırakılanını ışığa astığıma açıkça korkmadan ‘deli misin sen gidilir mi gönlümden’ diyebilir miyim?


Ve bazen çok saçma gelebilecek bir konuda arıza çıkarabilecek kadın olduğumu anlatabilir miyim? (Ama ne yapayım sevdiğim her hangi bir insan ile; oğlum annem, babam, sevgilim ya da arkadaşım güzel anlar yaşarken araya gündelik saçma meseleler girmesi kanatıyor gönlümü.)
Sizce ben yine tüm kırıklıklarını unutup da hayatın; yine kendi kurallarımı koyarak yanlış anlaşılsam ve hatta aptal sanılsam bile gönlümü yollara sermeyi yeniden öğrenebilir miyim?

Ve sizlere tüm ömrümü; tüm gönlümü yazacak kadar güçlü müyüm?

Şu koca dünyada gelip geçen bir çizgiden başka ben neyim?.....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazım, yazamayım derken bir blog yazılmış bile. Yazarın yazması, objektif yaşam sayfaları, hayat fay yüzeylerinin bazan parlak yüzeyi bazan kırık tarafı olsa da okuyucu kendi kapasitesine göre okuduğunu algılar, yorumlar. sağlık dolu günlerle, selam.

Nariçi 
 03.10.2007 18:03
Cevap :
Ve diyorsunuz ki ne yazarsan yaz herkes almak istediğini alacaktır öyle mi? Ben yine de yazayım; alanlar da almayanlar da sağolsun... Anlayan da anlamayan da bizimdir...  03.10.2007 20:34
 

Hiç kimse hiçbir zaman yaşadıklarını, hissettiklerini tam olarak başkasına açamaz. Hatta bazen kendisine bile itiraf edemez. Mutlaka bilincinin karanlık mahzenlerine gönderip ebediyen orada saklayacağı şeyler vardır. Ama bunun yanında çevremizle, okurlarımızla paylaşabileceğimiz şeyler de vardır. Önemli olan bunları samimiyetle ve aynı zamanda özel yaşamın mahremiyetini bozmadan yansıtabilmek. Elbette yanlış anlaşılma riski vardır ama o kadarını da göze almak lazım artık. Selamlar, saygılar. (son zamanların en uzun yorumu oldu bu!:)

Murakami 
 03.10.2007 10:55
Cevap :
Gönül istiyor ki açılsın kapılar; çünkü daha önce bir blogumda yazdığım gibi ağır bu yürek ve de paylaştıkça hafifliyor sanki...Uzun yorum yaptırıp yormuşum affınıza sığınıyorum:) Belki günün birinde bir dilim çikolata ile yorgunluğunuzu almak kısmet olur.. Dostlukla...  03.10.2007 11:01
 

Çokda güzel yazıyorsunuz elinize sağlık hekim arkadaş.

stilwater 
 03.10.2007 10:07
Cevap :
Güçlü ben mi? Sakın paylaşarak hafiflemek isteyen bir korkak küçük kız olmayayım; yardım isteyen.....  03.10.2007 11:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 421
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 664
Kayıt tarihi
: 17.07.07
 
 

Güneydoğu Anadolu bölgesinin Siverek  ilçesinden çıktım; üstüne Maarif Kolej eğitimi aldım ve tıp..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster