Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
165
 

Bodrum ve Mehmet Kocadon gerçeği-2

Bodrum eski Belediye Başkanı Mehmet Kocadon henüz daha tahliye olmadan yine aynı başlıklı bir yazı yazmıştım ve demiştim ki: “Mehmet Kocadon iyi niyetli, sevilen, enerjik bir insan, belki de iyi bir belediye başkanı olabilir ama kabul etmek gerekir ki, iyi bir siyasetçi olamadı.”

Geçtiğimiz Cuma günü tahliye olan Mehmet Kocadon, çok büyük sevgi gösterileriyle ve Bodrum Belediyesinin araçları eşliğinde belediye önüne getirildi.

Burada bir konuşma yapan Mehmet Kocadon,”yeniden Bodrum’a hizmet etmek için daha güçlü geldik.” dedi.

Biliyorum ki, Sayın Kocadon’un çevresini kuşatan çıkar çevreleri, taraftarları ve gerçekten içtenlikle sevenleri; benim bu yazdıklarıma kızacak, tepki göstereceklerdir.

Şimdi eğri oturup, doğru konuşalım; Mehmet Kocadon, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır, beraat etmiş değil. Gönül ister ki, yargılama sonucunda aklansın ve istediği yönde yoluna devam etsin.

Ancak henüz böyle bir durum yok iken, sanki mahkeme sonuçlanmış ve Mehmet Kocadon beraat etmiş gibi bir havaya girmek, konuyu yakından takip etmeyen vatandaşları yanlış yönlendirmek öncelikle Sayın Kocadon’a zarar verecektir.

Mehmet Kocadon, yasadışı bir eylemde pankart asarken yakalanmamış ya da cami çıkışı alınıp hapse atılmamıştır. Hakkında çok ciddi iddialar vardır ve kendisinin tahliyesini isteyen aynı savcı yaklaşık kırk yıla varan bir ceza talebinde bulunmuştur.

Onun tahliyesini talep eden savcı niye iddianamede bu kadar yüksek bir ceza talebinde bulunmuştur? Tersinden soracak olursak; aynı savcı şimdi niye tahliye talebinde bulunmuştur?

Buradan, tahliyeye karşı olduğum gibi bir yanlış algı çıkmasın. Kişi olarak Türkiye’ de tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkıp, cezaya dönüştüğünü düşünenlerdenim.

Buna ister bir yol kazası deyin, isterseniz haksızlık ve hatta isterseniz iktidarın Mehmet Kocadon’a husumeti deyin.

Her durumda ortada ciddi bir durum vardır ve şimdi hem Sayın Kocadon’un, hem de tüm belediye başkanlarının bu davadan ders almaları gereken noktalar olduğunu unutmamak gerekir.

Fakat böyle olmuyor; Kocadon’un çevresindeki o şakşakçılar, sahte Kocadoncular, ona geçmişten ders alması noktasında uyarılarda bulunmak yerine ha bire gaza getirmeye  çalışıyorlar.

Tıpkı başbakan gibi,” durmak yok, yola devam!” diyorlar.

İyi de hangi koşullarda, hangi siyasi alt yapıyla ya da kimlerle birlikte siyaset yapacak?

Cevabı verilememiş sorular orta yerde dururken, geçmişe yönelik hiçbir değerlendirme, özeleştiri yapmadan,(hakkını yemeyelim, çok başarılı bir piar ve pazarlama kampanyası yürütüldü.) “haydi başkan, büyük başkan, yola devam” gibi soyut hedeflere yürütmeye çalışanlar Mehmet kocadon’a iyilik mi yapıyorlar, sanıyorsunuz?

İnanın çoğunun öyle bir derdi yok, hiçbiri de Mehmet Kocadon’un kara kaşına, kara gözüne aşık değil.

Dost acı söyler, derler. Gerçi Kocadon beni dostu olarak görmeyebilir, özel bir yakınlığımız da yok ama yine de söylemeden geçemeyeceğim.

Sayın Kocadon, üç aylık süre içerisinde öyle sanıyorum geçmişini, geleceğini, yaptıklarını, yapamadıklarını, hatalarını, eksiklerini düşünecek bolca zamanın olmuştur. Beş yıl cezaevinde kalmış biri olarak ruh halini inan, etrafındaki dalkavuklardan çok daha iyi anlıyorum.

Ortakent sahilinde bir akşamüzeri egenin serin sularına bırak kendini, deniz iyi gelir insana çoğu zaman. Sonra oturup evinin balkonuna, güneşin batışını izlerken koy bir duble bol buzlu bir rakıyı kadehine, bilirim sende seversin benim gibi. Balık öncesi, beyaz peynir ve kavunla yudumla ilk kadehini, yalnız başına.

Yalnız olmak da iyi gelecektir inan!

Ve şimdi bir kez daha”ben nerede hata yaptım?” diye kendini sorgula. Nerede suç işledim demeni istemiyorum, dikkat edersen. Çünkü sana isnat edilen suçlar kamu vicdanında zaten itibar görmedi.

Ama belli ki, birileri bir yerlerde hata yaptı!

Birlikte çalıştığın insanları mı doğru seçemedin?

Bürokratik işlemleri yeterince ciddiye almadığın için, iyi niyetle yaptığın kimi işler, yasal mevzuata uygun mu düşmedi?

Özgüven, normal koşullarda önemli bir meziyettir ancak aşırıya kaçtığında insanı yasa tanımazlığa kadar götürebilir. Hele de çevrende senin konumundan nemalanmak için aportta bekleyenlerin gururunu okşayan tavırlarıyla frene basacağın yerde gaza basarsan!

Sevgili Başkan, siyaset netameli bir iştir, zahmetlidir, çilelidir, yorar insanı, hata yaptırır, zora sokar ve en fenası nankördür.

Somut durumun somun tahlilini yapmadan naçizane tavsiyem,” Bodrum’ a hizmet aşkıyla!” çabuk karar verme.

Elbette siyaset yapmak, herkes gibi senin de hakkındır.

Ama önce mevcut durumunu çevrendekilerin estirdiği yapay rüzgarı dikkate almadan çok doğru analiz et, çok düşün ve sonra ver kararını.

Bu andan itibaren AKP de siyaset yapmaya kalksan sana yakışmaz, CHP de yıllardır belediye başkanlığı hayaliyle yanıp tutuşan öyle çok insan var ki, çok çelme yersin, DP nin durumu ortada. Mehmet Tosun varken MHP de şansın olmaz.

Yani Sayın Kocadon işin zor!

Sakın ha! Etrafındaki çıkar çevrelerinin “ sen büyüksün başkanım, sen zor işlerin adamısın.” Türünden sözüm ona- motivasyonlarına- da kanma, derim.

Bir kez daha geçmiş olsun diyor, ailen ve sevdiklerinle sağlık ve mutluluk içinde özgür günler diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 396
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 157
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Barış içinde, birlikte yaşayabilmek adına insan ve emek odaklı paylaşımlardan yanayım.   Öğretmen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster