Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '07

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
2412
 

Bodrumda kaçamak bitti....

Bodrumda kaçamak bitti....
 

Nedense hep Ankaralılar olmuştur Turistik bölgelerimizi keşfedenler. Bodrum’u, Didim’i, Fethiye, Kaş, Kalkan’ı hatta Ayvalık, Ören’i de. 1978’de tanışmıştım Bodrum’la. Eğlence; Gündüz; Penguen Pastanesi, Kalede Raşit ve Denizciler kahvesi. Gece; Zeki Müren’in her gece takıldığı Han restaurant-bar, gençler içinse Halikarnas, İçmelerde Küçük ev, Azmakbaşında Beyaz ev disco-bar ile sınırlıydı. Bodrum’un içinde yüzülebildiği gibi Bardakçı (Salmakis) ve Kargı koyuna da gidilirdi. Ali Güven’den sandalet, Penguen’den soslu dondurma, Sakallı’dan çorba, Dalgıç büfe’den lokma ve midye yenmeden dönülmezdi Bodrum’dan.

O yıllarda Bodrum’da telekom, yol, ulaşım, turizm, bugünkü üstün teknolojik imkanların hiçbiri yoktu. Düzgün yollar da yoktu. İzmir’den Bodrum’a 7 saatte gelinebiliyordu. Şimdiki Bodrum’da çok insan, çok gürültü, çok kirlilik, düzensizlik, trafik keşmekeşi var. Deniz, doğa kirlendi. Dağ-taş ev otel oldu. Ormanlar kesildi, yandı, yakıldı. O yılların güzel Bodrum’unda yokluktan şikayetçi idik, bu günün Bodrum’unda ise çokluktan şikayetçiyiz

Sonra İstanbullular gelip suyunu (kibarlığıma verin) çıkartmıştır Bodrum’un.

Baba malı son model üstü açık arabaları, yaz boyu Türkbükü’nde demir attıkları ama hiç kullanmadıkları milyon dolarlık tekneleri, teknede Bağdat caddesi kültürü cıstak-cıstak müzikleri, kafa koparan jet-ski’leri, Vale’ye ve mekana girişte garsona 100 usd bahşiş, “Kafa masa” raconu, böğüren erkek bozması şarkıcılarının “10 şişe şampanya” şarkıları, yanlarında g-string’li eller havada boya sarışını, tek tip, kafa koparıcı kızlar, beach’lerde fönlü, jöleli saçlar İstanbul yansımalarıdır..

Bodrum bir zamanlar kaçamak aşkların da mekanı idi. Büyük şehirlerde yakalanma korkusu yaşayan kaçak aşıklar, Bodruma demir atarlar-dı. “dı” Çünkü; teknoloji ve çokluk ile tanışan Bodrum’da kaçamak da bitti. Yuva yıkan canlı örnek aşağıda.

Yurtdışı ile çok sıkı münasebetleri olan Turizmci arkadaşım, hafta sonu kaçamağı için Gümbet’te bir pansiyona kapağı atar. Tabi eve de Romanya’da iş seyahatinde olduğunu söyler. Karısından zamansız gelen telefona “Karıcım, şu anda Romenlerle toplantıdayım. Dööncem sana...” cümlesini tamamlayamadan dışarıdaki kamyondan müzikli bir anons duyulur; “Ayyygazz dı-dıt-dııııııım”.

Ama şimdi yakalanmak için anonsa da gerek yok. Tüm İstanbul Bodrum’da. Her köşede bir tanıdık. Daha ilk dakikada sobelenirsiniz. “Şekerim, kocan şu anda zzzzzt diskoda. Üstünde de pembe t-shirt var. Yanında da sarışın bir kadın.” Kaçamağın da suyu çıktı yani.

Ama yine de bir başkadır Bodrum. Bar’ları, restaurant’ları ile, beach’leri ile..

Kısa bir tur yapalım; Bodrum plajları gerçekten eğlenceli. Girişte kişi başı 35 ila 60 YTL arasında bir kupon parası ödüyorsunuz. Kuponlarla bir menü ve 2-3 içecek alabilirsiniz. Barlarda ki “kafa masa” misali beach’lerde de “kafa kabin” geleneği var. Üstü tenteli, bol yastıklı, 4-6 kişilik bu kabinleri kapatmak için buz içerisinde bir şişe “absolut”=mutlaka gerekli. Her an Selülit kontrolü yapabileceğiniz bir ünlü ile diz-dize güneşlenmeniz mümkün. Akşam üstü 17:00 civarı disjokey haraketli, volümlü müziklerine başlıyor. Elde tepsi, bir garson “shut” denen ufak içki kadehlerini ücretsiz dağıtıyor. Maksat milleti gaza getirmek. Bazen neyse parası verip disjokeyi Sertaç Ortaç! veya ünlü bir mankenden yapabiliyorlar. Tabi o zaman DJ’nin önündeki “kafa masalar” bir şişe votka ile açılıyor.

Popüler plajlar; Göltürkbükünde: Bianca Beach Club, Tampa beach, Maçakızı, Fidele, Havana, Shipahoy, Divan Palmira, Maki Beach, Aspat Beach-Turgutreis, Sheanai Beach Club-Yalıkavak, Yelken Club-Aktur girişi Bitez, Oranje Beach Cafe-Gümbet

Barlara gelince, Plajlarda aradığını bulamayanlar gece barları aşındırırlar. Hatta plajda yanında güneşlenen kızı farketmeyip, akşam barda aynı kıza makyajın, giyimin ve alkollün de etkisi ile aşık olanları tanırım. İspanyolların bunu anlatan bir deyimi vardır. “todos los gatos son pardos por la noche” Meali; “geceleri bütün kadınlar güzeldir”. Peki hangileridir bu “pardos” ları görebileceğimiz barlar, restaurantlar?

Popüler barlar; Hadigari (Turist ve gençlere yönelik), Halikarnas Club-Disco (herkese yönelik-giriş parası var), Katamaran (Yüzer disco-Özel showlar, DJ’ler var, 2500 kişilik, turist ve gençler için-giriş paralı), Küba; Bar–Restaurant (piyasa mekanı), Gatto Fink (Kübanın gençler versiyonu), Ora Bar, Yetti Gari (istanbullular için), Adamik Bar (yerli, yazlıkçılar ve su sporcuları takılır), Mavi (Canlı müzik, İzmir tayfası bilir), Kule Bar (Rockçular takılır), Helva (Eski hadigariciler takılır), Soho Bar (elitler takılır)

Restaurantlar; Bodrum Merkezde; Liman köftecisi, Oriste Balık, Limonçello Cafe-Restaurant, Memedof Balık Lokantası-Göltürkbükü ve merkez, New Season ve Vona Restaurant-Bitez, Casita mantı-anfitiyatro çaprazı, Denizhan et ve balık Bodrum merkez ve ortakent Bitez kavşağını geçince, Yağhane-Marina yolu, Marina Yatch Club (Hergün canlı müzik), Sünger Pizza-marina karşısı, Berk Cafe Balık Restaurant (cevizli, fırında helvası meşhur), 01 Adana, Malabadi çorbacı-Gümbet, Melek Boz-çorbacı, Archipel-Yalıkavak

Bodrum’un koylarını kısaca tanımak istersek.

Gümbet: Bodrum’a sadece 3 km mesafede olan yarımadanın en ünlü koylarından bir tanesi. Sahildeki otellerin ve restoranların ortak olarak kullandığı plaj temiz ve ılık bir suya sahip. Dolmuşla beş dakikada ulaşmak mümkün. Gümbet’in arkasındaki tepede, Saldır şah mevkiinde, Halikarnas Balıkçısı ile ünlenen Cevat Şakir Karaağaçlı yatmaktadır.

Salmakis(Bardakçı): Tanrıların mesajlarını ulaştırma yetkisine sahip olan Hermes ile, aşk tanrıçası Afrodit’in oğlu olan Hermaphroditos, bugün çift cinsiyetin adı olarak, tarihten tıp diline geçmiştir. Kusursuz güzelliği ile ün salmış Hermaphroditos gölde su ile oynaşırken, su perisi Salmakis, ona vurulur. Aşkına cevap alamayan Salmakis, bütün tanrılara yakararak, ikisini bir beden yapmalarını ister, tanrılar bu isteği kabul ederek, Salmakis ve Hermaphroditosu tek vücut haline getirir ve çift cinsiyetin öyküsü de böylece vücut bulur. Bardakçı, adını Bodrum halkının 1970’lere kadar içme suyunu aldıkları pınardan almıştır. Yöre dilinde ‘bardak’ adı verilen bu testilerle su Bodrum’a taşınmıştır.Çevresinde, birçok dinlenme tesisi olan Bardakçı Koyu’nun plajı kumludur.

Bitez: Ağaçlı anlamına gelen yerde artık ağaçlara rastlanmıyor. Sahili Gümbete çok benzeyen yerde daha çok su sporlarıyla ilgilenen kişiler tarafından ilgi görüyor. Dolmuşla 10 dk. da ulaşmak mümkün.

Ortakent- Yahşi: En eski yerleşim yerlerinden biri olan yer Bodrum’a 20 km. mesafede. Az ilerdeki Yahşi koyu ise temiz deniz ve kumsalı ile tercih edilecek bir mekan. Ortakent evleri, yöresel mimarinin en güzel örneklerine sahiptir. Görebileceğiniz en eski yapı, 1602’de savunma amacı ile yapılmış olan Mustafa Paşa Kule Evi’dir.

Karaincir: Bağla’nın batısında yer alan yer temiz denizi ve kumsalıyla ünlü. Ayrıca küçük restoranlarda ev yemekleri de yemek mümkün. Yazın esen poyraza karşı korunaklı olduğu için, teknelerin sığındığı bir koydur. 500 metre uzunluğunda kumsalı vardır, yörenin en güzel plajıdır. Çevrede yararlanabileceğiniz küçük motel ve pansiyonlar, bahçelerinden fışkıran renk cümbüşüyle sizi karşılamaya hazırlanır.

Akyarlar: Yarımadanın en uç noktalarından biri ve Kos adasına en yakın olanı. Her gün Kos’a düzenli feribot seferleri yapılmakta.

Turgutreis: Yarımadanın batı yakasında kalan koy adını Osmanlı denizcisi Turgut Reis’ten alıyor. Diğer koylara Kıyasla daha gelişmiş olan kasabada her türlü alışveriş imkanı var.

Bağla: Bodrum'dan 15 km. uzaktadır. Güzel bir koy'dur. Burada bulunan bir içme suyu kaynağının bulunduğu yer, halkın piknik yapmak için tercih ettiği bir alandır. Son yıllarda gelişmeye başlamıştır.

Kadıkalesi: Tatil köyleri’nin yer aldığı bir sahil ayrıca tarihi evleriyle de ünlü. Adını yakında bulunan, Helenistik devre tarihlendirilmiş bir kale kalıntısından almıştır.

Gümüşlük: Antik yazarlar, Gümüşlüğün bağımsız olarak para bastığından söz eder. Yöre halkı, çevrede bulduğu gümüş paralardan dolayı, bir gümüş madeni olabileceğini düşünerek, bölgeye Gümüşlük adını vermiştir. Yarımadanın en meşhur yerlerinden biri. Balık restoranlarıyla ünlü olan huzurlu ve sakin bir koy.

Yalıkavak: Yarımadanın kuzeydoğu ucunda yer alan ve gittikçe gelişmekte olan sakin ve sessiz bir yer.Bodrum’un kalabalığını sevmeyenlerin en çok tercih ettikleri bir yer.

Gündoğan: Bodruma seksen kilometre uzakta ve yamaçtan denize bakan bir köy. Denizi oldukça temiz.

Gölköy- türkbükü: Eskiden iki ayrı köyken bugün birleşmiş durumda olan Gölköy ve Türkbükü sahil boyunca pek çok bar, restoran ve kulüp yer alıyor. Gün batımı ve dolunay manzarasında görülmesi gerekli güzelliklerden.

Torba: Bodruma en yakın koylardan biri olan Torba, yirmi yıl önce sadece sazlardan yapılmış salaş bir balıkçı lokantası olan, dar bir yola sahip küçük bir koyken, bugün büyük oteller ve devre mülklerin yer aldığı popüler bir koy.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 254
Toplam yorum
: 166
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 4719
Kayıt tarihi
: 23.01.07
 
 

Kayseri doğumlu, 1977'den beri Sektörde (Otel, Çarşı, Yurtdışı Acente, Profesyonel Turist Rehberi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster