Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1056
 

Boğasım var

Boğasım var
 

konuyu uygun fotoğraf bulamama sıkıntısından mütevvellit


Toplu taşıma araçları, sokaklar, bilimum, hasbelkader birada olmak zorunda olduğun insan grupları içerisinde;

Cakada cukada, geviş getire getire, ağzını yaya yaya, vıç vıç vıç vıç, çat çat çat sakız çiğneyenlerin, ağzını büzesim,

Yolda yürürken üstüne üstüne yürüyüp sen çekildiğin halde bir omuz geçirip, buna tepki gösterdiğinde de sen suçluymuşsun gibi hödüklüğüne hödüklük katanların gırtlaklarını sıkasım,

Yemek yedikten sonra ya da yemeden dahi dişlerinin arasındaki bir nesneyi! çıkartmak için o kopasıca diliyle dökülesice dişleri arasında cıkkhh vııckkh diye durmadan ortalığı inlete inlete o iğrenç sesleri çıkartanların dişlerini teker teekkkerr kerpetenle sökesim,

Bağara çağara, otobüse bindiği andan inene kadar hiç durmamacasına telefonla konuşanların, çenelerini kilitleyesim, dillerini bağlayasım, dudaklarını dikesim,

Şakada şukada, tanelerine taklalar attıra attıra tespih çekenlerin parmaklarını birbirine dolayasım

O cebindeki bozuk paraları vırç vırç, gırç gırç, şık şık şık şık döndüre döndüre şakırdatanların parmaklarının arasına o paraları bireeer bireeeer yerleştirip mengeneyle sıkasım

VAAARRRR

Evet bütün bu uyuzluklara karşı içimde bir şiddet var yapıyor muyum tabi ki hayır. En fazla yaptığım önce burnumdan soluyup ters ters bakmak sonra o an ki ruh halime göre ya sakin sakin, kibar kibar uyarmak karşıdan gelen tepkiye ya da tepkisizliğe göre sonra canavarlaşmak ya da en baştan “napıyosuuun” diye dalmak.

Elimde değil çok gıcık oluyorum çok, bir tek ben miyim bilmiyorum. Bende mi bir manyaklık var bilmiyorum ama acayip deli oluyorum.

O yüzden dışarıda otobüste motobüste kavgalarım çoktur… Annem her evden çıkışta “aman kızım kimseyle kavga etme zaman kötü” diye uyarmak zorunda kalır. Kavgacı bir insan mıyım? Hayır, değilim. Ama bir haksızlığa bir saygısızlığa bir de bunlara dayanamıyorum. Aslında dayanılamayan çok şey var da..

Misal;

Bir gün bir hastanenin kafeteryasında oturmuş çay ve poğaça eşliğinde tahlil sonuçlarımı bekliyorum. Küçücük olan kafeterya hıncahınç dolu, hatunun şirreti, yellozundan biri yanındaki başka bir aynı modelle omzunda şu çuval gibi çantalarla arkamdan geçerken başıma küt diye çarptı. Şöyle baktım “hadi sus Ümit, ses etme” dedim kendi kendime. Dakikalar geçmedi tekrar geçti arkamdan ve yine küt diye çarpmaz mı. Tam o sırada çayımdan bir yudum almakta olduğumdan az kalsın boğuluyordum. Kibar bir günümdeydim. “Lütfen biraz dikkatli olur musunuz ikidir çarpıyorsunuz kafama kafama boğulacaktım az kalsın” dedim, volümü gittikçe artan bir ses tonuyla.

Ne dese beğenirsin/beğenirim

“Hastanedeyiz merak etme bişey olmaz”

Allaaaaaaaaaahhh sen misin öyle diyen (o çantanın o kulplarını, o saplarını boynuna dolayıp sık gırtlağını orada kalsın cinnet fantezileri geçerken zihnimde) açtım ağzımı yumdum gözümü. Kendime geldiğimde bütün kafedeki gözler bana bakıyordu aval aval. ”ne bakıyorsunuz” diyesim geldi, geçti, içimde dolaştı. Demedim.

Bir gün de yine dolmuşla bir yerden bir yere gidiyorum (haliyle), yan koltukta bir kadın, ama nasıl bir sakız çiğnemek. Sanırsın birazdan alt çeneyle üst çene o vücuttan yüzden ayrılıp kendi başına bağımsız kız kaçıran hava fişekleri gibi fırlayıp kaçacak. Şöyle bir baktım breh brehhh nasıl başarıyor bunu diye. Oralı olmadı.

Dayanamadım “biraz sessiz çiğneyebilir misiz şakırtınız tüm dolmuşu aldı götürdü" dedim.

“Ben ses çıkarmıyorum ki, sessiz sessiz çiğniyorum” dedi. Ben gözlerimi su bardağı dibi kıvamında açmış ne denir buna diye şaşkın şaşkın bakarken. “bir saattir beni izleyip duruyorsun, işine bak” demez mi. Bir kere baktım ve kafamı çevirdim bana diyor ki bir saattir beni izliyorsun. Ne dedim bilmiyorum ama bir süre o bana bir laf söyledi ben ona.. Sonra sustum ne denir ki böyle zihniyetteki insanlara daha fazla. Kaderin bu kadar da olmaz, şansa bak cilvesi, dönüşte de beni aynı kadınla dolmuşa bindirmez mi beni. Sen misin sinir olan “al sana al sana” der gibi. Hala aynı şekilde sakız çiğniyordu. Çeneside mi ağrımaz insanın yahu……

Velhasıl ne saygımız var birbirmize ne tahammülümüz, ne insanlığımız. Evindeyken ne yapıyorsan yap başkalarını rahatsız etmeye ne hakkın var. Ama hak olarak görüyorlar kendilerine, başkalarının hak olarak gördüğü şey senin haksızlığın oluyor.

Bilmiyorum ben mi çok abartıyorum ama dayanamıyorum napiiim!!  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazınıza konuya uygun resim bulamadığınızdan koyduğunuz resim var ya? Ben o resim yüzünden buraya geldim. Yazınızıda okudum güzeldi de, ben resime takıldım kaldım. Şu resimdeki kadının bakışları... Kaç anlam var çözemedim.

Ahmet KARAKAYAN 
 21.06.2012 0:07
Cevap :
Demek ki yazılara konulan resim önemliymiş!bir yazı resim uğruna heba da edilebilir göklere de çıkarılabilirmiş.Bakışlarında öfke vardı bana göre yazıya ekleyecek uygun resim bakınırken çok sevdiğim ve çok güzel bulduğum oyuncu Eva Green'in bu fotoğrafıyla karşılaştım ve uyar diye koydum. Doğrusu hiç aklıma gelmemişti sadece bir foto yüzünden yazımın okunacağı..  21.06.2012 12:52
 

Ümit'cim, kızma ama öyle gülerek okudum ki yazını, çünkü çok tatlı anlatmışsın:) Böylesi uyuz durumları, böylesi tatlı bir dille anlatmak da bir yetenek. Her şey bir yana, elbette sana yerden göğe kadar katılıyorum. Sinir olunabilecek her durumu çok güzel sıralamışsın, ekleyecek bir şey bulamıyorum. Ben de bazen benzer durumlarla karşılaşıyorum ama insanlara, haklı da olsam, laf söylemek, örneğin "biraz sessiz çiğner misiniz sakızınızı?" vs, öyle zor geliyor ki bana. Hiç alışkın değilim gerginlik yaratacak durumlara, öyle anlarda kalbim çok hızlı çarpar benim, ayıbı kendisine kalsın der ve geçer giderim. Çünkü bir yaştan sonra karşımızdaki kişiyi eğitmek imkansız! En güzeli derin bir nefes alıp, yola devam etmek. Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 20.06.2012 17:36
Cevap :
Sibel'cim neden kızayım hoşuma gitti gülerek okuman, yok ben çoğunlukla dayanamıyorum...böyle anlarda eğer evliya sabrına sahip olduğum ender günlerimde değilsem söylüyorum çünkü benim de kalbim her ne kadar gümbür gümbür çarpsada böyle anlarda cinlerim ve heyheylerim gümbürtünün önüne geçiyor...şüphesiz kimseyi eğitemeyiz ama en azından kendi kendime sinirlenip durmaktansa söylüyorum içim rahat ediyor "vay niye uyarmadım" diye kendi kendime kızmıyorum   20.06.2012 21:02
 

Yorulduğunuzda haber veriniz:-)

yeşilsoğan 
 20.06.2012 16:16
Cevap :
mücadeleye devam...pes etmek yok...:  20.06.2012 20:56
 

Hoşgeldiniz, özlemişim yazılarınızı okumayı:) hemen konuya geçiyorum; yol ortasında sohbet edip saatlerce yaya trafiğini aksatan, araçlarda ise önde gidecek yer olmadığı yerde habire dur kalk yaparak gıdım gıdım devam etmeye çalışan, pazar olduğu zaman pazar arabası arkada kendi 10 metre önce yürüyen hatta yetmeyip o arabayı ayağımın üzerinden geçiren, balkonda otururken çapraz binanın camından rahatsız eder derecede bakan (kendi evinizdeki huzuru bile sağlatmıyorlar) insanlara en yüksek sesimle bağırasım var. Bir de edepsizlikle suçunu örtenlere hiç tahammülüm yok. Annem de benim için birgün dayak yiyeceksin diyor ama karşılaştığım tablolar karşısında sessiz kalamıyorum. Çok konuştum farkındayım:) sevgiler...

Merve Ballı Acar 
 20.06.2012 14:16
Cevap :
Bak siz söyleyince, evet Merve hanım dediklerinizde var...hele o geçecek bir gıdım yer olmayan yerde yolu kapatıp hayatlarının sohbetine dalan ve asla yol vermek gibi bir gaile içersine girmeyen, geçebilirmiyim diye müsaade istediğinizde de rahatsız etmiş gibi ters ters bakan enteresan insanlar var...biz hepberaber bu insanlarla aynı yeryüzünde yaşıyoruz..çok garip geliyor bana  20.06.2012 20:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 330
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 804
Kayıt tarihi
: 03.10.08
 
 

Yaş olarak 35 dolaylarında, bir arkeoloğum. Çoğu zaman eksileri artılarından fazla da olsa mesleğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster