Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

25 Ağustos '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
3634
 

Boğaz'da Köpekbalığı

Boğaz'da Köpekbalığı
 

Şu benim adımı taşıyan sandalımla her yaz tatili, vaktimi denizde geçiriyordum. Geçmiş zaman tabi, o yıllar ortaokul çağlarım çünkü. Abartısız her sabah evden çıkıyorum, taa ki akşam hava kararıncaya kadar deryadayım.

Her sabah kürekleri ve olta takımımı alıp 400 m. aşağı, sahile iniyorum. Sandal bütün yaz şamandıraya bağlı vaziyette denizde duruyor, ipini çekip atlıyorum içerisine. Bazen yalnızım, bazen samimi arkadaşlarla beraberim. Hem açık denizde yüzüyorum, hem de çeşit çeşit balık avlıyorum oltayla. Orta boy hasır bir şapkam var başımda, bunaldıkça suya daldırıp yine takıyorum. Olmadı atlayıp çıkıyorum denize bir daha, serinleme sonrası balık avına devam ediyorum. Her yaz kesinlikle zenci gibiyim bu ortamda.

Yine bir gün denizdeyim, yanımda yaşıtım bir arkadaşım (Zekai) ve bizden on yaş civarı büyük bir ağabeyimiz (Nevzat) var. Beykoz sularındayız ve hiç bir çeşit balık çıkmıyor deryadan. Nevzat " köpekbalığı tutalım mı" demez mi, güldük tabii. Her gün yüzdüğümüz boğaz sularında köpekbalığı, duyda inanma.

Biz yayıla yayıla gülerken, Nevzat kendi olta sandığını açıp değişik bir olta çıkarttı ve yakaladığımız sınırlı sayıda birkaç balıktan yem yaptı. Oltayı denize indirdikten beş dakika sonra " yakaladım" diyerek heyecanla çekmeye başladı. Biz inanmayanlar kenara çekildik, olta su yüzüne çıktığında gülme sırası Nevzat' taydı. Doya doya güldü halimize, sonra oltayı tekrar denize attı. Yine bir beş dakika kadar geçmişti ki çekmeye başladı, " tamam bu sefer geliyor" dedi. Biz yine kenara çekildik ve maalesef ikinci defa oltaya gelen de biz olduk. Nevzat üçüncü defa yemleri düzelterek, oltayı denize bıraktı. Ne hikmetse yine beş dakika sonrasıydı, yine Nevzat ateşli bir vaziyette çekmeye başlamıştı. " İşte bu sefer yakaladım" desede yemezler artık. O çektikçe biz yemiyoruz ama göz ucuylada suya bakıyoruz. Maksat Nevzat' ı kahkaha krizlerine sokmamak.

Aşağılarda bir şey göründü ve ben Nevzat' a " poşete takmışsın, o geliyor" dedim. Fakat 10 saniye sonra gördük ki o poşet, ağzıyla, yüzüyle, bütün fiziğiyle resmen köpekbalığıydı. Boyu 120 cm. civarı, üzeri açık gri, altı sütbeyaz renkteydi ve oltanın ucundaydı işte. Nevzat balığı su yüzeyinde tutuyor, balıkta suda daire çizerek yüzüyordu. Böyle 30 saniye seyrettik balığı. Nevzat' a "içeri alalım " desemde almaya niyeti yoktu. Sonunda köpekbalığı kafasını şöyle bir savurup kurtardı kendini ve süratle dibe doğru gitti.

Eğer ben bu olayı bizzat yaşamasaydım ve de birisi bana boğazda köpekbalığı vardır dese, sanırım " hadee" derdim. Hakikaten yaşayan bilirmiş, kendimden biliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok ilginç bir yazı... ben de inanamadım okuduklarıma :) sağol paylaşım için, arasan bulunmaz bir deneyim gerçekten.... sevgiler

Astrokedi 
 29.08.2007 21:27
Cevap :
Sevgili Sevil... Yaşanmış olan ama acı, ama tatlı ne varsa, hepsi birer anı işte... Sen de sağol kıymetli yorumun için... Sevgi ve saygılarımla...  30.08.2007 15:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 2978
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster