Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '15

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
316
 

Boğaz manzarasında en doğal lezzetler

Boğaz manzarasında en doğal lezzetler
 

The Ritz Carlton Istanbul Hotel giriş katında yeni açılan "Atelier Real Food" isimli restaurant, "Slow Food" akımıyla, basit ama lezzetli yemekler sunmak için tasarlanmış ve "gerçek yemek" tabirini isminde kullanacak kadar da bu konuda iddialı bir mekan. 

Restaurantın dekorasyonu oldukça şık, sade ve modern... O bilindik Ritz Carlton'un ağırlığı burada hiç hissedilmiyor. Çünkü hotelin bu bölümünde detaylı bir yenilenmeye gidilerek, Portekizli bir mimar tarafından çağdaş tarzda dekore edilip, tüm mobilyaları özel olarak hazırlandıktan sonra hizmete girmiş. 

 


Hotelin girişi dahil, diğer kısımları da aynı yenilenme sürecine alınmış, ki bence artık zamanı geldiği için, çok da iyi olmuş. Boğaz manzarası ve İnönü Stadyumu manzaralı bu restorandan, Kız Kulesi de görülebiliyor. 

İsviçreli Executive Chef Simon Wipf, daha önce Paris, Hong Kong ve Dubai'de de en önemli restoranların mutfaklarında Şeflik yapmış, güler yüzlü, sıcakkanlı ve belli ki işini çok severek yapan bir genç. 

 


Türk lezzetlerini, bir yabancının dokunuşuyla sunduğu doğal ve organik malzemeler kullanılarak yapılan yemekleri, kesinlikle denenmeye fazlasıyla değer.
 


Açık mutfağın önünde özel davetler için hazırlanan 12 kişilik ve ahşaptan, bir de Şef'in Masası (Chef's Table) mevcut. Bu davetlerde o gün Şef'in sunmak istediği sürpriz tatları ve eşleştirdiği sarapları tadımlama imkanınız olabiliyor. 
 


Pazar Brunchı haricinde, her gün saat 18:30- 23:00 arasında hizmet veren Atelier Real Food'un fark yaratan en büyük özelliklerinden birisi açık mutfağın ön bölümünde bulunan ve Fransa'dan özel olarak getirilen Rotisserie'si...
 


Bu makine sayesinde dana, kuzu ve tavuk etleri, "çevirme" mantığında ateşin yanında, ağır ağır döndürülerek, her yanı eşit miktarda ve içinde kendi suyunu muhafaza eder halde çok leziz bir şekilde pişiriliyor. 
 


"Doğadan masaya" şeklindeki yenilikçi bir anlayışın benimsendiği mekanda, kullanılan ürünlerin taze, günlük ve doğal olmasına özellikle çok dikkat ediliyor. Bunun için de yerel tedarikçilerle çalışarak, her malzemeyi memleketinden getirtiyorlar. Organik Zeytinyağları Çanakkale'de özel olarak hazırlanıyor. Doğal ve kaliteli malzeme kullanmaya o kadar özeniyorlar ki, yazın hotelin 2. katındaki bahçede kendi domateslerini ve fesleğenlerini bile yine kendileri üretiyorlar. Sezonsal ürünler kullandıkları için de menüde sezonsal değişiklikler yapıyorlar.

Restaurantın sigara içmek isteyen misafirleri için "Atelier Teras" adı verilen bir de kış bahçesi bulunuyor. Bu bölüm özellikle Pazar Brunchlarında çok tercih ediliyormuş.

 


Biraz da Pazar Brunchı'ndan bahsetmem gerekirse, saat 12:00 ile 15:00 arası açık büfe olarak servis edilen bu geç kahvaltıda, aklınıza gelebilecek tüm kahvaltı çeşitleri yanısıra, bu konuda bir "uzay" sayılabilecek "sushi"sine kadar sunuluyormuş.
 


Tavuk-dana ve kuzu ikramı da yapılan bu açık büfe kahvaltıda, dana bonfile içi mantar ile doldurulup, bir şiş'e geçirilip rotissserie'de pişirilerek servis ediliyormuş. Herkese limitsiz çay, kahve, meşrubat, taze sıkılmış meyvesuyu, hatta 1'er kadeh Prosecco şarabına kadar tüm detayların düşünüldüğü bu kahvaltının fiyatı ise 111 TL
 


Atelier Real Food 'daki lezzet yolculuğumuz hakkında da biraz bilgi vermem gerekirse;

Restaurantın el yapımı ekmekleri, Konya'dan özel olarak getirilen "Sile taşı" üzerinde servis ediliyor ve bu sayede sıcaklıklarını yemek boyunca muhafaza edebiliyorlar.

 


İlk olarak, tuzlu biscotti mantığında hazırlanan keçi peynirli kıtır ekmek, domates, salatalık, avokado ve Akdeniz yeşillikleri ile hazırlanan "Karışık Bahçe Yeşillikleri" salatası ile, çok taze ve hafif bir başlangıç yaptık.
 


Ara sıcak tercihimiz olan Ahtapot Izgara ise önceden haşlanıp, şarap sosunda bekletilip, 70 C derecede pişiriliyor ve yumuşacık şekilde servis ediliyor. Tadı damakta kalan bir lezzeti var gerçekten.

Ana yemek için ilk olarak Karışık Izgarayı denedim. Bu tabaktan en çok pirzola ve tavuk ile yanında servis edilen meyhane pilavını beğendim. Köftenin lezzeti onlara göre biraz daha vasattı.

 


Ancaaaaak bir Dana Kaburga yapıyorlar ki, tadından yenmez. Daha bıçağı uzaktan gösterdiğinizde kemiğinden ayrılan, muhteşem bir lezzetten bahsediyorum size. Karamelize arpacık soğan ve patates püresi yatağında servis edilen bu yemekte aklım kaldı ve en kısa zamanda tekrar gitmeye bahanem oldu diyebilirim. 
 


Tatlılara gelince... Günlük olarak içeriği değişen tatlı arabasından, her güne özel olarak hazırlanan farklı seçenekler arasından seçim yapma imkanınız var.
 


Espressomuzun yanına, o günün tatlılarından, cam kavanoz içinde servis edilen içi meyveli Vanilyalı Krema, hafif ve lezzetli bir tercih oldu.
 


Genel olarak fiyat ortalaması hakkında da bilgi vermem gerekirse, ana yemekler 50-70 TL arası, salatalar 25 TL civarı, tatlı 20 TL ve bir kadeh şarap ise 35 TL üzerinden düşünülürse, kişi başı ortalama 120-150 TL arası hesap ödeniyor.

Bizi daha kapıdan güleryüzle karşılayıp, mekanla ilgili merak ettiğimiz konularda bilgilendirme yapan ve yemek seçim aşamasında, sevdiğimiz ve denemek istediğimiz lezzetlerin neler olduğuna kulak verip, menüden bunlara en uyumlu şekilde tavsiyelerde bulunan Şef Garsonumuz Mürvet Hanım işinin gerektirdiği bilgi birikimi ve doğru şekilde aktarma bilincine sahip, dünya tatlısı bir Hanımdı. Restaurant Müdürü Üzeyir Bey ise, mekandan memnun ayrılmamız için tüm misafirleriyle olduğu gibi bizimle de çok ilgilendi. 

Sonrasında Romeo ve Giulietta'nın Galası'na yetişmemiz gerektiği için normal akşam yemeği saatinden biraz erken bir saatte gelmiştik aslında... Ama burada su gibi akan 2,5 saate yakın, oldukça keyifli bir zaman dilimi geçirdik diyebilirim.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 230
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5858
Kayıt tarihi
: 03.04.13
 
 

Öncelikle "Üşengeç Şef"e olan ilginiz için sizlere teşekkür ederim. "Şef" denilince aklınıza heme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster