Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '11

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
446
 

Böğürtlen Reçeli

Böğürtlen Reçeli
 

Sahil kasabalarında ya da çevrenizde kurulan köy pazarlarına gidiyor musunuz ? En sevdiğim şeylerden biri bu pazarları gezmektir. Yöreye ait peynir türü ürünlerini, sebze çeşitlerini, en taze meyvaları, şifalı otları, kuru yemişleri bu pazarlarda bulmak mümkün. Keçi peynirleri, salçalar, pembe domatesler... karadutlar, şifalı otlar, böğürtlenler... Köylüler bahçelerinde yetiştirdiği sebzeleri meyveleri ya da dağlardan topladıkları otları pazarın bir köşesine yerlere serdikleri örtüler üzerinde satarlar. 

Küçükkuyu'da Cuma günleri kurulan pazara gitmek için bu sabah biraz erken uyandım. Sabahın erken saatlerinde köylü kadınlar tarafından satılan ve kısa zamanda tükenen mayhoş tatlı ve nefis kokulu böğürtlenlerden almak istiyorum. 

Şimdi reçel zamanı ben daha önce hiç denemediğim bir şeyi Böğürtlen reçeli yapmak istiyorum. 

Böğürtlen reçelinin nasıl yapıldığını kısaca anlatayım. Efendim yarım kilo böğürtlen alıyorsunuz. Önce böğürtlenleri örselemeden yıkayıp genişçe bir kaba koyuyorsunuz. Üzerine yarım kilo kadar şekeri dökerek bir gece buzdolabında bekletiyorsunuz. Ertesi gün Böğürtlen-şeker kabını bir tencereye dikkatlice boşaltıyorsunuz. Kısık ateşte yavaşça kaynatmaya başlıyorsunuz. Geceden özümsenmiş böğürtlen ve şeker birleşimi kendi suyuyla pişmeye başlıyor. Tencerede oluşan köpükleri kaşıkla bir kaba aktarıyorsunuz. Reçel biraz koyu kıvama gelince ateşin altını kapatıyorsunuz. Reçel soğuduktan sonra kavanoza aktarabilirsiniz. Kısık ateşte pişen reçeli karıştırırken böğürtlenlerin ezilmemesi için çok dikkatli olmak gerekir. Böğürtlen reçeli hem görüntü ve hem tad açısından biraz özenle hazırlanmalıdır. Yarım kilo böğürtlen ve yarım kilo şekerden bir kavanoz reçel elde ediliyor. 

Böğürtlen C vitamini, K vitamini ve Folik Asit bakımından oldukça zengin bir meyve. Reçel olarak çok aşırı tatlı olmuyor. Hafif mayhoş tadını koruyor. Afiyet olsun. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayfalarımız, benim "Gül bahçesi" isimli blogumla tanıştılar, ayrık otlarını hiç görmediğinizden bahsetmiştiniz. Şimdi merak ettim, böğürtlenleri yetiştiği yerlerde gördünüz mü? Samimi olarak sormak istiyorum. Cevabınızda okuyacağımı düşünsem de, bahçelerde yol kenarlarında doğal olarak yetişen dikenli, uzun kolar atan çalımsı yabanıl bir bitki olarak tanımladık. Arsız ve çabuk çoğalıp serpilen bu bitkinin meyvelerinin bu denli vitamin deposu olduğunu bilmeden yıllarca yok edilmesine yönelik çalışmalar yaptık. Bazen üzerindeki mini salkımcıklar şeklindeki mürdüm rengi meyvelerini yedik. Meyveler tatlı ama bitkinin dikenleri çok can acıtıcı...Şimdilerde kültür bitkisi olarak, ticari amaçlı özel yetiştirildiğini ümit etmek istiyorum. Selamlarla...

Yurdagül Alkan 
 03.09.2011 19:08
Cevap :
Yurdagül Hanımcığım Böğürtlen gördüm hatta dalından yediğimi hatırlıyorum. Küçüklüğümde.Böğürtleni köylü bir kadından alıyorum ancak tabii biraz dikenli oluyor çok iyi ayıklanması gerekiyor aslında karadut reçeli daha tehlikesiz .eskiden köyümüzde bu kadar çok ev yoktu köyün yollarında bahçelerde böyle şeyler bulunurdu. artık yok ancak dağlarda var sanırım.Selamlarımı gönderiyorum.  04.09.2011 13:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1608
Kayıt tarihi
: 22.02.10
 
 

Küçük notlar ve kısa paylaşımlar; yazacaklarım yaşadıklarım olacak. Sinema tiyatro ve kitaplar va..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster