Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1085
 

Bölünerek küçülmek yerine birleşerek büyümek

Bölünerek küçülmek yerine birleşerek büyümek
 

Türkiye'de ve bölgede olan olaylara ve siyasilerin söylediklerine bakıldığında görünen şeyler düşünen her insanın kafasını karıştırmaya devam ediyor.

Önümüze adı barış olan bir havuç konuldu da peşinden mi gidiyoruz?

Suriye'de yıllardır süren bir iç savaş/ayaklanma sonucunun ne olacağı belli olmadan devam ediyor.Zaten sonucu da Suriyeliler değilde diğer ülkeler tayin edecek gibi görünüyor. Irak'ın kuzeyinde Kuzey Irak özerk bölgesi, Güney Kürdistan, Kürdistan özerk bölgesi vs. isimlerle adlandırılan bölge ile Türkiye arasında siyasi ve ekonomik işbirliği yapılıyor o bölge Irak'tan bağımsızmış gibi davranılıyor. İsrail'in Mavi Marmara olayı ile ilgili olarak Türkiyeden özür diliyor. (tartışmalı da olsa)Aynı İsrail Suriye'deki Kimyasal tesisleri muhaliflerin eline geçmesin diye bombalıyor. ABD ile Rusya Suriye'nin geleceği ile ilgili Esad'ın da içinde bulunduğu bir çözüm arayışı içinde olduğu görüşmeler yapıyor.İran'ın Nükleer silah ürettiği ve Dünya için tehlike oluşturduğu iddiasında olan ABD bu iddiasını sürdürüyor. İsrail'in İran'a her an saldırabileceği de konuşulanlar arasında.Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırında bir Kürt bölgesi fiilen kurulmaya başlandı.

Böyle bir ortamda PKK militanlarının Türkiyeden çekilmesi gündeme geldi.

PKK'nın çekilmesi ile ilgili bir pazarlık veya tavizin söz konusu olmadığı da sürekli olarak dile getiriliyor. PKK ve BDP zaten pazarlık yapacak bir şey yok biz hakkımız olan şeyleri istiyoruz derlerken Hükümet fazla bir açıklama yapmıyor çekiliyorlar işte,daha ne istiyorsunuz anlamında bir şeyler söylemekten öte bir tavır sergilemiyor.

"Ülkemin dışında sorun o ülkedir. İlla da Irak diye bir şey yok. Belki Suriye'ye, İran'a, Avrupa'ya gidecek. Bunu bilemem."

Başbakan çekileceğini söylediği PKK'lılar için böyle söyledi. Silahları ile Kuzey Irak'a, kendi deyimleriyle "Güney Kürdistan'a gidecek olan PKK, elindeki silah gücünü, örgüt militanlarının motivasyon kaynağını,bu güne kadar elde ettikleri her şeyi sağlayan bu etkili ve korkutucu gücü bırakmaya razı olmayacağı çok açık. Başbakan Yardımcısı; "Cehenneme kadar yolları var" derken, Irak Devlet Başkanı PKK lıları kabul etmeyeceklerini söyledi.

Bu Kürdistan'ın güneyi varsa kuzeyi doğusu ve batısı da vardır, bunlardan pek te söz eden yok. Genelde bu konu hakkında konuşulmak istenmiyor.Bu bölgelerin İran, Suriye ve Türkiyede olduğunu da kafası çalışan herkes biliyor.

 PKK ve BDP sözcülerinin dillerinden düşürmedikleri " Kürtlere statü, Apo'ya özgürlük" olmadan silah bırakma ve barış olmaz sözleride kulaklarımızı tırmalamaya devam ediyor.

Bütün bu olaylar,konuşulanlar ve yazılanlara baktığımda aklıma şöyle şeyler geliyor: Acaba PKK'ya kurmayı planladığı "Kürdistan" için bazı sözler verilmiş olabilir mi ? Örneğin Suriyenin kuzeyindeki bölge ve ileride İran'dan bir bölge ve Türkiye'nin doğusu ile ilgili bazı taahhütler söz konusu olabilr mi? Özellikle Türkiye ile ilgili kısmını sağlayabilmek için Türk kamuoyunu ikna edebilmek amacıyla bu çekilme planlanmış olabilir mi? Ülkeninbölünme korkusunda olan Türklere ileride, bölünme değil de önce ülkenin doğusunda kurulacak " özerk Kürt bölgesi" ile K.Irak ve Suriye'nin kuzeyinde kurulacak olan Kürt bölgesini birleştirip büyüme senaryoları gündeme getirilebilir mi? Bölünme değil birleşme formülü ile insanları (özerlik, Apo' ya af, vs. konularında) ikna etmek  daha kolay olabilir mi?

Türkiye'de ve bölgemizdeki tüm bu olaylar büyük bir planın parçaları olabilir mi?

Bu soruları kendime soruyorum ama henüz net bir cevap bulabilmiş değilim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba..Tarihi süreçte dünya üzerinde, hiçbir ülkenin sınırları uzun süre aynı kalmamıştır.Birbirini izleyen savaşlar ve arkalarından yapılan antlaşmalar bu sınırları değiştirmiştir.Bu süre içinde bazı küçük beylikler(Osmanlı Beyliği) ve prenslikler(Moskova Prensliği) imparatorluk olmuş, bazı imparatorluklar da ya parçalanmış(Avusturya-Macaristan İmp'luğu)ya da ortadan kalkmıştır(yine Osmanlı İmp.).Kaçınılmaz olan bu tarihi ve siyasi olgu hala devam etmektedir.Ülkeler, büyümek ya da küçülmekle durumu ile karşı karşıyadırlar. Bu durum,Türkiye için de söz konusudur...Şu da bir gerçektir ki, BÜYÜMEK İSTEMEYENİ KÜÇÜLTÜRLER...Benim inancım; Türkiye'nin büyüme safhasında olduğudur..Bu büyümenin şeklini orta vadede göreceğiz.Sizin değindiğiniz büyüme şekli de bunlardan biridir.NOT : Bu konuda bloglarım olacak..Selamlar..

cdenizkent 
 12.05.2013 18:25
Cevap :
Büyüyelim derken küçülmek ve hatta yok olmayı da göze almak gerekir. Büyüyebilmeyi gerektiren ekonomik, sosyolojik,kültürel,siyasi ve askeri bakımdan "gerçekten" güçlü olmak gerekir.Yapacak çok fazla bir şey yok bekleyip göreceğiz. Umarım sizin dediğiniz gibi olur.  13.05.2013 19:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 937
Kayıt tarihi
: 01.10.07
 
 

Ülkemin içinde bulunduğu ve gitmekte olduğu yerden rahatsızım. Atatürk ilke ve devrimleri doğrult..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster