Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1368
 

Böm bölük bakanlık Milli Eğitim

Böm bölük bakanlık Milli Eğitim
 

Yaklaşık 4,5 yıllık devlet memuruyum, girmiş olduğum sınavı en üst düzeyde puabla kazanarak bu görevi aldım. İlk göreve başladığımda Milli Eğitim camiasına girerek o onurlu duyguyu bende yaşayacağım demiştim... Taki aradan 4,5 ay geçene kadar. Aradan 4,5 ay geçtikten sonra İl Milli Eğitimden alınarak devlet okulunda Memur, Hizmetli karışımı bir göreve yerleştirildim. Saat 06:30-15:00 arası masa başı memuru 15:00-22:00 arasında hizmetli (hademe) görevi yaptım. 27 oda koridor ve Wc temizliğini çok sevdiğim öğrencilerin en sağlıklı, düzenli ve yaşanabilir bir ortamda eğitim yapması için en iyi şekilde temizledim. 06:30-15:00 arası öğrencilerimin (tüm okulun öğrencileri) her türlü haklarını, kitap, defter, ders planları, ders işlemleri, öğretmenin en sağlıklı işleri yürütmesi için gerekli olan yazışmaları, öğrenim gördüğü okulun en kaliteli hizmeti verebilmesi ve öğrencilerimin bu hizmeti en iyi şekilde alabilmesi için çalıştım. HALENDE ÇALIŞMAKTAYIM...

Ben çevremde diğer bakanlıklarda çalışan arkadaşlarımla sık sık toplanır sorunları ve sıkıntılarımız hakkında gör alışverişinde bulunurum. Ve bu izlenimlerimde Milli Eğitim Bakanlığı haricinde hiç bir kurumda personeli arasında ayrımcılık yapan bir başka bakanlık olmadığını gördüm. Hatta dahada ileri giderek dünyadanın birçok ülkesinin Eğitim mevzuatına göz attım. Bunların içerisinde eğitim personeli olarak İngiltere'yi örnek gösterecek olursak; aynı kurumda çalışan Öğretmen ile Hizmetli arasında maaşında sadece 8-10 siterlin fark olduğunu gördüm. Ayrıca bu ülkede eğitim kurumu bünyesinde çalışan her memur (öğretmen veya idareci yada hizmetli) bakanlığın verdiği diğer ücretlerden eşit şekilde yararlanmaktadır.

Bizde ise; öğretmen ek ders alır, hizmetli alamaz. Müdür haftada 20 saat ek ders alır, öğretmen 10-15 saat, memur hiç alamaz. Öğretmen kadrosuyla görev yapan Milli Eğitim Memurları her yıl eğitim yardımı alır, diğer milli eğitim memurları sıfır alır. Öğretmen kadrosunda çalışan milli eğitim çalışanı tüm özlük haklarını en kaliteli şekilde ve direterek alırken diğer kadrolara sahip milli eğitim çalışanı ikinci sınıf çalışan muamelesi görerek kapı kapı dolaşır, el sıkılma gereği bile duyulmaz.


Kısa bir araştırma yaptım; İranın eğitim sistemi dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden biri, çalışan tüm eğitim çalışanları (öğretmen-memur-hizmetli) aynı kadroya sahip; Eğitici... sadece görev tanımı değişik, hatta okadar güzel bir tarafı varki Eğitim Çalışanı Okul Müdür'ü her çalışanına her istediğini bizim ülkemizdeki gibi yaptırtamıyor. O Çalışanın görev tanımı neyse o çalışan sadece o görevi yapıyor...

Dünyanın hiç bir yerinde; Öğretmen, Memur, Hizmetli, Teknisyen, Aşçı v.b. eğitim çalışanının görev tanımlarının en altında ki maddesinde Müdürün vereceği görevleri yapmak ibaresiyle çalışmıyor.

Biz eğitim çalışanları bu yobazlığın bir an önce giderilmesi için artık seferber olduk. Yeni Kurulan Sendikamızla artık Eğitim Çalışanının Öğretmenden ibaret olmadığını göstereceğiz. Bu sendikayı buradan belirtmemden dolayı bu yazı yayınlanmayabilir ancak herkes profilimden kişisel web siteme girerek sendikamızın linkine ulaşabilir.

Eğitimci olmak istiyorsanız size tek önerim ne olmak istediğinize dair kararınızı önce verin sonra eğitimci olun. Çünkü Bizim ülkemizde Hizmetli, Memur, Tekniker, Tekniseyen kadrosuna sahip Milli Eğitim Çalışanı veya diğer adıyla Eğitim Çalışanları EĞİTİMCİ OLARAK GÖRÜLMÜYOR...

BİLESİNİZ...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arkadaşımı pek çok eğitim çalışanının sesi olduğu için kutluyorum.Artık bizim de oturup şikayet etmek yerine çeşitli platformlarda sesimizi duyurmamız gerektiğine inanıyorum.Şu bilinmeli ki hak verilmez alınır.

AYSE ÖZOGUR 
 04.07.2007 11:39
Cevap :
eğitim çalışanının hak alma mücadelesinde, içimize giren her bir birey bir meşale demektir. ve her meşale ile teç-sen aydınlanmakta, önünü daha net görmektedir. bu ruhu her geçen gün herkesin anlamasını ve geçmesini dilerim...  04.07.2007 22:38
 

sevindirici bi gelişme ..il ve ilçelerdeki yerel yayınları da kullanmaya calışıyoruz sık sık yayınlarımızda yardımcı oluyorlar fakat genel gazeteler bizleri ve yazılarımızı oluşumumuzu dikkate almıyorlar ki acı bu toplmudaki ayrımcılık hat safhada ama ilerde ne kadar hata yaptıklarının farkına varacaklar..çalışmalarını takip editor basarılar diliyorum.. ayrıca ben milliyet blogta 2 aydır yazıyorum fakat sayfamı ve yazılarımı düzenleyemedim seninki gibi çıkmıyor...

Trapper 
 21.09.2006 16:17
Cevap :
Yerel gazeteler veya yayın kuruluşları genelde bir siyasi kesimin temsilcisi statüsündedir. Ben teklifler almama rağmen yerel gazetelerde yazı yazmadım. Büyük gazetelerede başvuruda bulunmadım. Böyle bir şekilde kendi internet sayfamda Bloglar v.b yerlerde küçük çapta kazmaya çalışıyoruz. Senin sayfana ulaşamadım. Sayfanın yayınlanmayışının nedeni yazılarının onaylanmamış olması ve editörler tarafından uygun bulunmayışı olabilir. Sanada yazı yazmada başarılar diliyorum...  21.09.2006 16:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 632
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

04.06.1980 yılında Kocaeli Kandıra İlçesinde doğdum. 1996 yılına kadar Kandıra'da 1996 sonrası İzmit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster