Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
297
 

Boncuklarım güzel mi teyze

Boncuklarım güzel mi teyze
 


(

Bizim annemizin elleri yumuşak değildi.

Kalın bir bedeni, yok olup gitmiş göğüsleri, çatlamış topukları, derin çizgili bir yüzü vardı.

Kimi zaman gübre kokardı üstü başı, kimi zaman ot, toprak.

Rüzgârda savrulurken kara eteği, kalaylı bir tencere kadar aydınlıktı yüreği.

Bize hep şehirlerin uzak kenarları düşerdi. Kara brandalı çadırımız kalbimizde kara izler bırakmasın diye düşlerimizi uzun vadilerden aşırıp ışıklı şehirlere ulaştıramaya çalışırdık.

Bir evin kapısından girmeyi hayal ederdik. Bir odadan başka bir odaya geçmeyi…

Annem böyle düşlerin peşini bırakalı çok olmuştu.

Kadınlığını yaşamayı, hayatın gülen yüzüne kavuşma umudunu bir yerlerde mi bırakmıştı? Yoksa birileri mi çalmıştı?

Ama o da dalıp giderdi bazen.

Belki yarın tencereye koyacağı birkaç lokmanın hayali,

Belki de çıplak ayaklı kardeşimizin ayağına ayakkabı geçireceği gündü düşlediği…

Bir oyun olurdu bazen hayat

Küfemizde biraz ekmek, birkaç eski kıyafetle eve dönmekti mutluluk

Birbirimizi iteleyip kıkırdayarak gülmekti eğlenmek

Ve

Annemin güçlü adımlarını seyretmekti

Bir insana güvenmek…

Isınmak, yemek, mücadele etmekten ibaret değildi yaşamak.

Süslü kızlar olurduk bazen.

Kolumuza, boynumuza boncuklar takardık.

Kirimiz, pasımız, açlığımız, zavallılığımızdan arınır cici kızlar olurduk. Yine düşüncelerimiz ışıklı şehirlere yolculuk ederdi.

Bir çocuk parkında kaydıraktan kayar, pamuk helvacıdan pembe bir bulut satın alırdık. Saçımızı okşardı mis gibi kokan bir kadın. Ve “Ne güzel boncukların var senin” derdi belki.

Ne çok ne büyük sanırdık isteklerimiz,

Bizi bekleyen kaderi yırtabilir miydi çocuk hayallerimiz?

(çadırda yaşayan ailelerinin fotoğraflarına itafen yazılmıştır)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bloga başlama tarihinizle yazılarınız arasında epeyi bir mesafe var. Yazılarınız içten doğal. Az fakat öz yazdığınız kanısına vardım. Yazılarınızda sadece kelimelerin sesi yok. İsteyen onuda duyabiliyor ya. Öylesine canlı. Bir anlamda sessiz çığlık...

Ahmet SEVEN 
 17.07.2008 16:09
Cevap :
teşekkürler  18.07.2008 23:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 583
Kayıt tarihi
: 06.06.08
 
 

1970 yılında doğmuşum. Eğitimciyim. İzmir'de yaşıyorum. Eşimden ayrıldıktan sonra, biryerlerde unutt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster