Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
160
 

BOP devam ediyor…

Sürece biraz dikkatle baktığınızda göreceksiniz...
Hangi ülkeler hedefe konulmuş.
Mısır
Libya
Cezayir
Suriye
Pakistan
İran vs.
Peki, bu ülkelerin ortak özellikleri nedir farkında mıyız? Farkında mıyız diye şunun için soruyorum, hani türban diye yeri göğü inletenler, cuma çıkısında eylem üstüne eylem yapanlar vardı ya…
Onun için…
Bugün Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında adamlar, Ortadoğu ve kuzey Afrika’daki İslam ülkelerini hallaç pamuğu gibi atıyorlar…
Hemen her gün bu ülkeler bombalanıyor…
İşgal ediliyor…
Peki ses!
Kayalardan ses geliyor…
Dağlardan, taşlardan ses geliyor ama sözüm ona İslamcı hiçbir örgütten tepki gelmiyor…
Aslında Ülkemizde yaşananlar sırasında da durum aynı değil miydi?
Ülkenin en güzide fabrikaları üstelik yabancıya yani başka dinden olanlara satıldığında…
Fabrikalar…
Stratejik kuruluşlar bir bir el değiştirdiğinde…
Topraklar yine aynı şekilde…
Üstelik yabancı dini vakıflara neredeyse sınırsızca toprak edinebilmelerinin yolu açıldığında bu kesimlerden çıt çıktı mı?
Yani diyeceğim o ki İslamcı geçinen örgüt ve kuruluşların ses çıkarmamalarının nedeni sakın ola ABD ve AB ile olan göbek bağlarından dolayı olmasın.
Bizim yok! Falan gibi şeyleri anlamam da artık mümkün değil. Hani ne demişler ”Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”
Yani uygulama önemli, icraat…
Aslında bu duruma hiç şaşırmamak gerekiyor.
Emperyalizmin bölgeye girişinin amacı tamamen duygusal…
Yani bölgenin tüm yer altı ve yer üstü kaynaklarına el koyup o ülkeleri tamamen kendi pazarı haline getirmek…
Bunu yapabilmek için uygulanan yöntemlerin en başında o ülkeleri korkunç şekilde borçlandırmak yatmaktadır…
Önce borçlandırırlar sonrada o borç ödenemez boyutlara vardığında size koşul koyarlar yani ödenemeyen borçların karşılığı olarak siz üreterek birikim yapacağınız kuruluşları bir bir elden çıkarırsınız…
Yok, eğer bu da gerçekleşemezse…
Bu kez işletmeleri satmanız için sizi siyasi olarak zorlarlar ama her iki yolda da sonuç çok fazla değişmez…
Satın alınan fabrikalar çoğu kez kapatılır…
Ardından sınırsız ithalatın önü açılır ve siz o ülkenin açık pazarı haline gelirsiniz.
Diyelim ki satmadınız o zaman?
O zaman inanın bir gerekçe bulurlar ve ülke işgal edilerek ulus ekonomisi yıkıma uğratılır…
Ama burada bir şeye iyi dikkat edin…
Ülkeleri yıkanlarla, yeniden yapanlar hep aynı… 

Nusret KEBAPÇI 

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İngilizleri havuç-sopa "carrot and stick" politikası vardır. BOP eşbaşkanları havuca giderken kafalarına inecek sopayı göremyorlar veya bence görüyorlar ama şöyle düşünüyor olabilirler: "Ben kazanacağım paralarla kafama öyle bir zırh yaptırırım ki, sopanın vurulduğunu dahi hissetmem!" Oysa, gösterilen sopanın içinde bir zırhsavar da bulunduğunu düşünemiyorlar bence... Ya da paranın şirin yüzü ve kişilere verdiği güce tapınma güdüsü müdür acaba?.. Esin verdiniz, tebrikle, selamla, derin saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 14.07.2011 8:39
 

Yaşananlara iyi bir fener olmuş yazınız. Hükümeti, hükümete hükümet edenleri geçtim de bu durumdan birey olarak biz nasıl bir sonuç ve sonrasında yol haritsı çaıkarmalıyız. En başta mümkün olduğunca bankalara borçlanmamak olabilir mi? Daha başka ne yapabiliriz. Bireylerin bu konuda bilinçlenmesi hükümete rağmen ülkemizi kurtarmaya yetebilir mi ileride ya da geride. Selam ve sağlıcakla.

Ayrıntıda gezinmek 
 02.07.2011 1:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 207
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 386
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster