Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1350
 

Borderline sendromuna mı tutuluyor toplum?

Borderline sendromuna mı tutuluyor toplum?
 

hüzün


Geçenlerde bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Laf lafı açtı, geldi dayandı siyasete. Çocukluğumdan beri yanımda konuşulan ve sonu tartışmayla biten bir maç sonrası, bir de siyaset arenasındaki tartışmalardan hep sıkılmışımdır. Arkadaşım stadyumlardaki amigoların “Borderline Kişilikleri” çok iyi idare edip yönettiğini söyleyince ona, “lütfen Türkçe konuş, seni anlamakta zorluk çekiyorum” demiştim. Arkadaşım özel bir kolejde rehber öğretmendi. Devlet okulundan emekli olduktan sonra gelen teklifi değerlendirmişti. İyi de yaptı. “Son aylarda sık sık hastalandım, doktor bronşit teşhisi koyduktan sonra, ikide bir bedava diye özel hastanede tedavi oldum, ama maaş günü bir baktım ki, maaşım katkı payları kesilmekten kuşa dönmüştü” diye yakınırken ben hala az önce söylediği yabancı, belki de Latince sözcüğe takılı kalmıştım.

Sorumu ikiledim:


-”Yahu Yeşim, söylesene nedir o bor-mor line dediğin?”
Kahkahadan tıkanıyordu arkadaşım.
-”Dilini eşek arısı sokacak; öyle söylenmez. Adı Borderline, yani bir Kişilik Bozukluğudur.”
-”HImm!..Biraz açar mısın canım? Merak ettim. Sanırım psikolojik bir terim…”
-”Evet, doğru tahmin ettin arkadaşım. Borderline Sndromuna tutulan kişileri kolay kolay çözemezsin, anlayamazsın, çünkü anlaşılmaz olmak için oldukça değişkendirler.Ve sürekli panik halindedirler.Ani olarak hareket ettikleri gibi, aşırı esprili ve neşeli de olabiliyorlar.Çok kırılgan oldukları için aşırı alıngandırlar.Gergin, sinirli halleriyle yakınlarına da bulaştırırlar.”
Adını ilk kez duyduğum Borderline Sendromu hakkında daha fazla bilgi edinme isteği ile dolup taştım. Zira son yıllarımızda her alanda bu tür psikolojik tepki veren kişilikleri görebiliyordum. Otobüste, sinemada, düğün salonlarındaki kavgaları anımsadım. Özellikle maç sonrası kavgaların yaralanma ve ölümle sonuçlandığına hep tanıktık. Arkadaşıma Borderline Kişilik Bozukluğuna örnek meclisteki milletvekillerinin kavgalarını, silah çekmelerini, yüzlerine su dökmelerini, emniyetin halkın üzerine köpek ve biber gazıyla gelişlerinde bu kişilik sendromunun etkili olabilir mi, diye sorduğumda ilginç yanıt aldım.

-”Hiç aklına gelir mi, televizyonlardaki filimlerin Borderline Kişilik Bozukluğuna neden olabileceğini?”
-”Nasıl yani?”
-”Örneğin Yıldızlar Savaşı(Star Wars)Dizisinde Anakin Skywalker/Dorth Vader Karekteri, Borderline Kişilik özelliklerini göstermektedir.Öldüren Cazibe filmindeki Michael Douglas buna çok somut örnektir.”
-”Desene biz hapı yuttuk!..Çocuklarımıza Ninja Kaplumbağaları, Hemen, Yeşil Dev gibi filimleri izletip, oyalarken Borderline Sendromuna yönlendiriyoruz…”
-”Aynen öyle arkadaşım, öyle ki, önce Atari Salonlarında, daha sonra da bilgisayarlarda oynadıkları şiddet-savaş-karete-dövüş,vb kavgalı oyunları oynayan çocuklarımızın akibeti bu hastalıktır.”
-”Eyvah eyvah!..Milli Eğitim uyuyor mu?”
-”Herkes uyuyor canım. Siyonist ekonomi hakim dünyaya.”
Arkadaşıma bu hastalığın belirtilerini ve Borderline Hastalığına neden olabilecek filmleri sordum.
-”En belirgin özeliği, Borderlinli kişilik siyah ve beyazı tanımaz. Ya beyazdır, ya siyah. Aşırı uçlarda dolaşır. Sürekli huzursuzdur.Yoğun öfke ve yoğun sevinç yaşarlar.Strese bağlı geçici paranoid düşünceyle septik davranırlar.
Kimlik karmaşası; çok bariz bir biçimde tutarsız benlik algısı gelişir. Kendilerini boşlukta hissederek, sıklıkla yalnızlık duygularından yakınırlar. Bir bakarsın seni göklere çıkarır, bir başka günse yerin dibine sokar. Kısacası akla kara gibi,uçları arasında gidip gelir. Onları anlamakta zorlanırsın. Kırılgan ve öfkeli olduklarında yanlarında durulmaz.Elektrikli, gergin ve tutarsızdırlar. Hatta intihar etmeye meyillidirler.”
Arkadaşımı dinledikçe bana afakanlar bastı. Kötü ve yanlış bir eğitimle yetiştirdiğimiz milyonlarca çocuğu aklımdan geçirdim.
-” Bizler bilinçli olduğumuz halde hatalıydık. Ya hiç okumamış o kırsal kesim çocukları ne olacak? Her biri desene canlı bomba.”
-”İşte asıl sorun da bu ya. Kırsal kesimden kente göç eden çocuklar geleneklerinden uzaklaşınca özgürleşiyorlar. Tabi ki, iyi kullanıldığında başarı kaçınılmaz da… örneğin,pervasızca araba kullanma, para harcama,cinsellik, maddeyi kötü kullanma, aşırı yeme, sigarayla kollarını yakma, Kurtlar Vadisi gibi benzer içerikli filimler izleme, İnternet bağımlılığı gibi örnekleri çoğaltabiliriz…”
Çok sıkılmıştım.
-”Desene Bolderline biriyle yaşam çekilmez, hatta yumurta kabuğu üzerinde parmak ucunda balerin gibi yavaş yürüyeceksin.”
-”Ah, aynen öyle. ONu kırmamak adına kendinden fire vereceksin. Sonunda veren tükenecektir.Boşanma ve ayrılıkların nedenlerinden biri de bu sendromdur. “
-”Hani kocası karısını kesti, cinnet geçirdi, vs gibi mi?”
-”Yani, kesin tedavi edilmeli, destek alınmalı.”

Kahvelerimizi içtikten sonra arkadaşım alışveriş için kalktı.
Bende bilgisayarımız açıp, Şiddet içeren ve bolderline sendromuna neden olacak filmleri araştırmaya koyuldum.


Borderline Kişilik Bozukluğunu İçeren filimler :


-Yıldızlar Savaşı (Star Wars)Dizisinde Anakin Skywalker/Dorth Vader Karekteri Borderline Kişilik özelliklerini göstermektedir.
-ÖLDÜREN CAZİBE (Fatal Attraction),Michael Douglas
-KİM KORKAR HAİN KURTTAN? (Who is Afraid of Virginia Wolf?),Elizabeth Taylor
-BAŞ BELASI(The Cable Guy),Jim Carey
-KAÇAK GELİN(Runaway Bride),Julia Roberts
-Play Misty for Me,Clint Eastwood
-Girl Interrupted,Angelina Jolie,Winona Ryder
-Single White Female,(Bridget Fonda,Jennifer Jason Leigh)
-The Crying Game(Jaye Davidson)
-Boys Don’t Cry,(Hilary Swank)
-What Lies Beneath(Harrison Ford,Michelle Pfeiffer)
***
Hep izlediğimiz filimlerdi. Oğlumu düşündüm, sürekli savaş oyunları, klan oyunlarıyla puan toplamak için saatlerce bilgisayar başında zaman kaybederken, içime ayazlar esti. Kalbim sıkışmaya başladı.
Eğri kalemle doğru nasıl yazılır? Eğilmiş kavak, nasıl dikleştirilir?
Teknoloji iyi ve hızlı bilgi erişimine sahip olmamızı sağlaması yanı sıra, böylesi bir sendromla bizi tam bir kaosa sürüklediğini, yalnızlıklarımıza sığınarak, üzerimize ölü toprağı serperek, kendi mezarımızı kazdığımızı düşündüm.
Ben şimdi bu satırları yazarken de geleceğimizi hiç de iyi görmedim.
Umarım yaşam tutuşmaz ve bizler yaşamın korları üzerinde yürümeyiz.


“Rüyaları gerçekleştirmenin en kestirme yolu, uyumamaktır.”


Bu sözü kim söylemiş anımsamıyorum, ama şimdi uyanık olma zamanıdır.

Emine PİŞİREN/AKÇAY
09.02.2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1148
Kayıt tarihi
: 02.11.08
 
 

Kayseri- Develi doğumluyum. İlk- orta- lise ve üniversiteyi istanbul'da bitirdim. Kültür Bakanlığ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster