Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '10

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1809
 

Bördübet ve Amazon

Bördübet ve Amazon
 

Sizin için tatil; dinlence ise, gürültüden, kalabalıktan uzak kalmaksa, beş yıldızlı otel değil de, beş yıldızlı ortam arıyorsanız, bu yaz tatilinizin rotası belli. Dünya üzerinde, Meksika Körfezi'nden sonra çıplak gözle yıldızların en güzel göründüğü ikinci yer olarak tanımlanan Bördübet... Mavi yolculukların vazgeçilmez koyu, ilk görüşte sizi de kendisine aşık edecek. Yazı deniz, güneş ve ormanla karşılamak isteyen ve seyahatlerinde sessizliği, el değmemişliği sevenlerdenseniz buraya bayılacaksınız. Marmaristen Datça'ya giderken, Hisarönü'nde sadece dikkatli gözlerin görebildiği bir tabeladan saparak dokuz kilometrelik, bir tarafı orman bir tarafı irili ufaklı adalarla süslenmiş dantel gibi kıyılarla bezenmiş patika bir yolun sonunda Bördübet'e ulaşacaksınız. Bördübet yolundaki muhteşem manzara "acele etme ve benim tadımı çıkar" diyerek sizi kışkırtırken, patika yolun bitmesini sadece meraktan isteyeceksiniz. Yolun sonunda sizi karşılayan "the end" tabelasını görüp, ıssız yolda kaybolduğunuzu sanıp, sakın paniklemeyin. Tatiliniz, işte o tabeladan sonra başlayacak...

Tabeladan sonra, aracınızla tepeden aşağıya doğru inerken önce gördüğünüz manzara karşısında, bir kilometre sonra ise bir aile işletmesi olan Club Amazon'un o ev sıcaklığındaki bahçesine girince, ne kadar doğru bir karar verdiğinizi anlayacaksınız. Varış saatiniz ne olursa olsun, önce karnınızı doyurup sonra işlemlere başlayan güler yüzlü Amazon çalışanları size yorgunluğunuzu unutturacak. Fazla konfora düşkün olmayanların çok mutlu olacağı, ponza taşından yapılmış şirin bungalovları görür görmez bayılacaksınız. Hele (biz onlarda kaldık) çingene arabası şeklinde tasarlanmış "vardo"lara.

Cıvıl cıvıl renklerle dekore edilmiş, cam tavanlı vardoların içinde yıldızları seyrederek uykuya dalacak, cırcır böceklerinin susup horozların ötmeye başlamasıyla gözünüzü açtığınızda, günlük ağaçlarının dallarında koşuşturan sincapları izlerken yataktan çıkmak istemeyeceksiniz.

Sabah açık büfe kahvaltıdan sonra doğru dere kıyısında bağlanmış sizi bekleyen kanolara. Neşeyle kürek çekerek, denizin çam ormanlarının içine sokularak meydana getirdiği kanallardan kanoyla ilerlerken, kendinizi gerçek bir amazon cangılında gibi hissedecek, yaşadığınız ülkenin coğrafyasına bir kez daha aşık olacaksınız. Kanoyla ya da orman içindeki patika yoldan yürüyerek ulaştığınız küçük plaj sizi çam ağaçlarının gölgelerinin düştüğü, çarşaf gibi berrak deniz ile buluşturan son nokta. (Bir de, doğal haline hiç müdahale edilmemiş plajda plastik şezlonglar yerine, ahşap olanları tercih edilseydi ne güzel olurdu.) Denizin keyfini çıkardıktan sonra geri döndüğünüzde, sınırlı çeşitte ama, lezzetli ev yemeklerinin kokusu sizi karşılayacak. Öğlen yemekleri 4 porsiyondan oluşan yaz yemekleri, akşam yemekleri ise bildiğimiz açık büfeler kadar zengin olmasa da gayet doyurucu. Ama pek sebzeyle aram yok derseniz, ızgaralar ve günlük balık (eğer kendiniz tutmadıysanız) çeşitleri ekstra ücretlendiriliyor. Evinizin bahçesindeki rahatlık ve sakinlik içinde yemeğinizi yedikten sonra, odanızın önünde, size özel hamakta ister kitabınızı okuyun, ister şekerleme yapın.

Amazon'da safari turlarıyla etrafı tanırken, günbatımında yedi adalara karşı şarabınızı yudumlayın, ya da sabah erken kalkıp balık avına gidip, yakaladığınız balığı da akşam yemeğinde afiyetle yiyin. Akşam yemeğinden sonra çayınızı, kahvenizi çıtır çıtır yanan odun ateşinin başında içip, ateşin etrafındaki sedirlerde, doğanın tadını çıkarın. Ya da sahilde şezlonglara yayılıp film izleyin.

Geçen yıl Eylül ayının başında gitiğim Bodrum tatili öncesi sadece birkaç gün geçirdiğim Bördübet'e ve Amazon'a doyamadım. Ama, bundan sonra her tatilin birkaç günü orada geçireceğimden eminim. Ege'nin en güzel zamanında, sanki sadece size aitmiş hissi veren çam ağaçlarının sarıp sarmaladığı koyun güzelliğinde, eşimle birlikte mükemmel bir tatil geçirdik. Sabahları günlük ağaçlarının altında yürüyüş yapıp, bol bol yüzdük. Sincaplarla yakından tanıştık. Birkaç gün içinde bir ay tatil yapmış gibi dinlendik, sessizliğin tadını çıkardık. İnanın çocuklar aramasa, onları aramayı bile unuttuk. Kısacası (giden herkesin söylediği gibi) Bördübet'te, ölmeden cennetin keyfini çıkardık. Gidip görmek isteyenlere (o mükemmel koyda bir kulaçta benim için atarsanız) şimdiden iyi tatiller...

Diğer gezi yazıları için: http://www.dokuzuncubulut.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Biz balıyımızı Bördübet'te GOLDEN KEY butik hotelde geçirmiştik 2004 yılında. Harika bir yer.İnsanı dünya telaşesinden alan dingin bir bölge. Yemekkleri,balları ve arıların zulmünden kaçışımızı hala konuşuruz.

ozgul çayırlı 
 06.07.2010 23:09
Cevap :
Gerçekten güzel bir yer. Daha sohrasında gittiniz mi bilmiyorum ama, hala el değmemişliğini koruyor. Şimdilik sadece sizin ve bizim kaldığımız yer dışında kalacak başka bir yer de yok zaten... Yorumunuz için teşekkürler.  07.07.2010 10:12
 

Geçen sene gitmiştik oraya. Karavanlardan kiralamıştık. Bavulları odaya yerleştirmeden doğru havuza attık kendimizi. Denize bisikletle gidelim dedik ama BİSİKLETİN FRENLERİ BOZULMUŞ! İnşallah yapmışlardır bu sene..çünkü geçen sene bozuk frenler yüzünden 5 yaşındaki kızımın ayağı kırılmıştı. Apar topar hastaneye gittik. sabahta, karavanda konaklayan bavullarımızı alıp eve döndük. bu olumsuzluğa rağmen gerçekten bir amazon.görülmeye değer.birde kiraladıkları alettlerin bakımını yapsalar tam olur.

Devrim Atılkan 
 02.07.2010 0:03
Cevap :
Yaşadığınız talihsizliklere çok üzüldüm.Bütün tatiliniz zehir olmuştur. Biz gittiğimizde deniz bisikleti yoktu, sadece kanolar vardı. Belki de sizin yaşadığınız kazadan sonra kaldılar deniz bisikletini. Selamlar...  02.07.2010 8:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2849
Kayıt tarihi
: 22.07.08
 
 

Uzun ve yorucu bir iş hayatı ile birlikte çok şeker iki evlat büyüttükten sonra, evde oturma hakkımı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster