Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
528
 

Boş bir cüzdanı doldurmak, boş olana katlanmaktan daha kolaydır

Boş bir cüzdanı doldurmak, boş olana katlanmaktan daha kolaydır
 

Aynen abi…

Boş bir cüzdanla dolaştığınızda…

Ammannnn ne korkunç.

Hele o boş cüzdanın içinde paradan çok faturalar varsa ve son günleriyse faturaların.

Amannnnn !

***

Cüzdanınız boş, işte yok bari şu evimi satayımda biraz nefes alayım diyorsunuz.

Yani cüzdanı doldurmak adına bir şık koyuyorsunuz önünüze.

***

Alıcıyı buldunuz

Dur orda deniyor size. Değer artış kazancı için gelir vergisi ödemesi yaptın mı diyorlar?

?

Evi ne zaman aldınız beş seneden fazla olduysa eh! Sorun yok.

Ama beş seneyse!

***

Vatandaşların, satın aldıkları gayrimenkulü 5 yıl içinde elden çıkarmaları halinde, oluşan değer artış kazancı için gelir vergisi ödemesi gerekiyormuş. Bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan veya beyanı unutan bir çok vatandaş, vergi cezasıyla karşı karşıya kalıyormuş.

Alış -satış değeri arasındaki farkın 2010 yılı için 7bin 700lirası, vergiden istisna tutuluyormuş.

-Güzel.

***

Değer artış kazancının “safi miktarı”, istisna sınırını aşıyorsa, satışın yapıldığı yılı takip eden yılın Mart ayında yıllık beyannameyle beyan edilmesi ve hesaplanacak gelir vergisi tutarının Mart ve Temmuz ayları olmak üzere 2 eşit taksitle ödenmesi gerekiyormuş.

****

Düzenlemeye göre, 2007’den önce alınan gayrimenkullerin elden çıkarılmasında vergilendirme için 4 yıllık süre dikkate alınıyor.

2007’den sonra alınanlarda ise süre 5 yıl olarak uygulanıyor.

Buna göre, en fazla 5 yıldan uzun süre elde tutulan gayrimenkuller için gelir vergisi ödenmesi gerekmiyormuş.

***

Ayrıca, gayrimenkulün eşe veya çocuğa alınması, ödemenin de aile reisi tarafından yapılması halinde “ivazsız” yani karşılıksız intikal söz konusu olduğundan, durum, gelir vergisi değil, veraset ve intikal vergisi kapsamına giriyormuş.

***

Gayrimenkul alım satım işinin devamlı yapılması halinde elde edilen gelir de değer artış kazancı olarak değil, “ticari kazanç” olarak vergilendiriliyormuş.

***

Ve hesaplama...

“Değer artış kazancı” kapsamındaki vergilendirme için esas alınan “safi kazanç”, değer artış kazancından ’mal ve hakların maliyet bedeli’, ’elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderler’ ile “ödenen vergi ve harçlar”ın çıkarılması yoluyla hesaplanıyormuş.

Vergi hesabında kullanılan “gayrimenkullerin iktisap bedelinin tespiti”nde de üretici fiyat endeksi dikkate alınıyormuş.

Ortaya çıkan rakam üzerinden ödenecek vergi tutarı da o yılın Gelir Vergisi tarifesine göre belirleniyormuş.

***

-Haaa dikkat !

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın “gayrimenkullerin elden çıkarılmasında vergisel sorumluluklar” konusunda hazırladığı broşürde, gayrimenkul alım satımında bulunan mükellefler, gayrimenkul alım-satım bedellerini tapuda gerçek değerleri üzerinden beyan etmeleri konusunda uyarmış.

Bedelin tapuda düşük gösterilerek değer artış kazancının eksik beyan edilmesi ve durumun idarece tespit edilmesi halinde, eksik beyan edilen vergi ve vergi ziyaı cezasının idare tarafından tarh edilerek, gecikme faiziyle tahsil edileceği vurgusu yapılmış...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 224
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 447
Kayıt tarihi
: 26.07.07
 
 

Yaşama değer veren bakış açısıyla biraz antika sayılabilecek düşüncelere sahip bir insanım. Geçmişte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster