Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
297
 

Boş gezenin boş kalfası...

Boş gezenin boş kalfası...
 

Ne projesi biter, ne söyleyecek sözü; boş gezenin boş kalfasının... Çok vaktin varsa, sakince dinleyebilirsin kendisini...


Yazımı yazmaya istersen, başlığın ne demek olduğunu anlatarak başlayayım güzel okuyucum...

Boş gezenin boş kalfası, yapacak hiçbir işi olmadığından, aylak aylak ortalıkta dolaşan, onun bunun yaptığı işe laf atan, iş yapan insanlara ayak bağı olan, çok konuşan; ama boş konuşan insan demektir arkadaşım..

Günlük hayatta, yolda, kalabalık insan toplulukları arasında " Ben burdayım! Ben burdayım! " diye bağırıp durur, her hareketiyle, boş gezenin boş kalfası!...

Her konunun uzmanı, her bilinmeyenin tek bilenidir boz gezenin boş kalfası!...

İlk bakışta, konuşmalarını şöyle bir dinlediğinde, sanırsın ki, Dünya'nın en bilgili adamıdır boş gezenin boş kalfası... Ancak dikkatini biraz yoğunlaştırıp, azıcık da sohbeti koyulaştırdığında anlarsın ki; anlattığı hiçbir konuya enine boyuna hakim olmadığı gibi, hiçbir başlangıcını da tutarlı ve anlamlı bir şekilde bitiremez; boş gezenin boş kalfası...

Her bilgisi yüzeysel, her sözü kulaktan dolma yaklaşımlarla doludur; boş gezenin boş kalfasının...

Biraz ordan konuşur, biraz burdan; bir memleketten dem vurur, bir kendinden boş gezenin boş kalfası...

Eğer bir yerde elektrik ustasına kablo döşemeyi, oto tamircisine kaporta düzeltmeyi, bir öğretmene nasıl ders anlatması gerektiğini açıklayan bir adam görürsen! Bil ki o, boş gezenin boş kalfasıdır...

Aman ondan uzak dur ustam! N'olur, n'olmaz!...

Her yeni projesinde, sözde, yüzlerce milyar kazanır! Ama cebinde bir çayla bir simit alacak kadar bile, parası yoktur; boş gezenin boş kalfasının...

Her başarısız girişimine de uyduracak bir bahanesi mutlak bulunur bizim şu boş kalfanın...

Batırdığı restaurantta elemanları çalıp, bitirmiştir parasını!; kapattığı mobilya atölyesindeyse, ustaları, kalfaları bırakıp gitmiştir adamımızı!... Mahallenin kahvesini işletirken o, ocakçısı yamuk yapmış!; memleketin en güzel gece kulübünü işletirken de, kendisi, ya dansçıları ya barmenleri kelek çıkmıştır! Sevimli boş kalfamızın...

Plaj işletmeciliği de, tamirat, tadilat, dekorasyon işi de yapmıştır boş gezenin boş kalfası... Ve elbette tahmin edebileceğin gibi, yaptığı o her bir işin üstesinden de tek tek gelmeyi bilmiştir yine!; boş gezenin boş kalfası...

İşin en ilginç yanıysa, boş gezenin boş kalfası, yaşadığı sürece, projelerin peşinde koşmaya, başladığı her işi yarım bırakmaya ve de işini adam gibi yapanlara ahkam kesmeye devam eder; zerre utanmadan, azıcık arlanmadan...

Kırk yılda bir tutan projeleri olsa da,bu projeleri sonuca ulaştırabilecek sabır, azim, kararlılık, çalışkanlık, sistemli düşünüp, davranabilme özelliklerine sahip olmadığından, olamadığından hayatı kocaman bir FİYASKOLAR ROMANIDIR onun...

Yarım kalmış öykülerin, tamama erememiş hayallerin, insanın kursağında kalan heveslerin en maharetli, en şahane mimarıdır kendileri!...

En sevdiğim yanıysa, bu boş kalfanın, ne kendine ne de bitmek, tükenmek bilmeyen birbirinden yaratıcı! projelerine zerre toz kondurmayışıdır. Bu uğurda kendini, aslan gibi parçalayışıdır.

En sevdiği, her darda kaldığında sığındığı bir tek mazereti, bir tek züğürt tesellisi vardır bu has adamımın... Şanssızlık, şanssızlık, şanssızlık!

Eğer yazımı okuyup da, " Nerde bulunur acaba bu boş gezenin boş kalfası? " diye meraklanırsan; hemen adresini verebilirim sana canım...

Memleketimin cafeleri, kahvehaneleri, birahaneleri, çay bahçeleri, parkları ve dahi bilardo salonları boş gezenin boş kalfalarıyla dolup dolup taşar; hem de hiç istemediğin kadar... 

 Ben, sana, boş gezenin boş kalfalarından olabildiğince uzak durmanı tavsiye ederim. Çünkü sen ona hiçbir şey yapmasan da, boş gezenin boş kalfası, ne yapar, ne eder gelip seni bulur bir şekilde... Boş gezenin boş kalfalarını ciddiye almamakta sayısız faydalar var. Ben sana bunu bilir, bunu söylerim güzel arkadaşım...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cem bey dikkat ediyorum Blog'da yazarlar bir birlerini takdir edecek yerde Çamur at izi kalsın politikası yapıyorlar. Buda seviyeyi aşağı çekiyor birde yazarlar yazıdan çok okunan sayıya bakıyorlar galiba. Boş kalıp da okuduğum zaman fikirlerin ve yazılanları sanki değeri yokmuş gibi.. KENDİNİ KALİTELİYMİŞ GİBİ GÖSTEREN İNSANLAR, KUYUMCU DÜKKANINDAKİ SAHTE ALTINLAR GİBİSİNİZ.. GÖRÜNTÜ AYNI, EDERİ AZ...bu laf anlayan gider tşk.

Vatan sezer 
 07.06.2012 15:33
Cevap :
Tüm bu yazdıklarınızın, ben de çok net bir biçimde farkındayım da... Ben onları kendi haline bırakalı, hayli uzun zaman oldu... Ben bir tek kendi yazılarımı yazabilmek çabasındayım. Gerisi, anlamsız, gerisi değersiz bir gayya kuyusu... Sen onlara uydukça, onlar seni aşağı çekmeye çalışıyor. Tıpkı Arthur Miller'ın 13.Kabile kitabında anlattığı Türkler gibi... İyisi mi biz, kendi davamıza, kendi yazılarımıza bakalım... Cemce sevgilerimle...  11.06.2012 18:44
 

Bir şey yapamazken boşta gezeceğime bari yazar olayım deyip yazacak bir şey bulamadığı için ona buna sataşma yazanlar mı? selamlar...

Kadri KANPAK 
 05.06.2012 21:43
Cevap :
Şimdi, bu sorunuza cevap veririm de ben; o cevabımı yayınlar mı bilemem!... Yorumunuza teşekkür ederim sevgili Kadri bey... Cemce sevgilerimle...  06.06.2012 13:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 995
Toplam yorum
: 3046
Toplam mesaj
: 68
Ort. okunma sayısı
: 884
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım 1997 mezunuyum 5 eylül 1995 ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster