Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
5174
 

Boş zaman sevgilisi olmak

Boş zaman sevgilisi olmak
 

Gerçekten mi seviyorsunuz veya seviliyorsunuz?

Yoksa sevdiğinizi sandığınız kişi aslında sadece boşluklarınızı doldurmak için seçtiğiniz biri mi? Ya da sizi sevdiğini düşündüğünüz kişi sadece sizinle boşluklarını mı dolduruyor?

İçinde aşkla ilgili sözler yazan bir sakız vardı. İçinde bazen aptalca bulduğumuz şeyler yazardı;

Aşk bütün gün boyunca onu düşünmektir.

Aşk onunla patates cipsi yemektir.

Aşk onun için vişneli pasta yapmaktır.

Aşk onula konuşurken yüzünün kızarmasıdır.

Aşk onun ismini her duyduğunda kalbinin yerinden fırlayacak gibi çarpmasıdır.

Aşk her anını onunla geçirmek istemektir.

Birini severken insan başkalarına aptalca gelen şeyler yapabilir. Onunla patates cipsi yemek bile size aşk gibi görünebilir. Patates cipsi yerken onunda yanınızda olmasını isteyebilirsiniz. Çok kontrollü mantıklı biri olsanız da sevdiğiniz kişiye karşı mantıksız tutumlar içinde olabilirsiniz mesela gereksiz alınganlıklarda bulunabilirsiniz. Eee ne demişler ‘seven kalpler hassas olur’.

Bütün gün onu düşünerek geçirebilirsiniz, her anınızı onunla paylaşmak isteyebilirsiniz, Onunla saatler geçirmiş olsanız da bu size yetmeyebilir, ayrılırken üzülebilir surat asabilirsiniz. Sabahları zorlukla kalkıp sersem sersem dolaşmayı göze alarak onunla konuşmak için uykunuzdan fedakarlık edebilirsiniz. Sesini duymazsanız huzursuz olabilirsiniz. Ondan uzak ondan haber almadan geçirdiğiniz bir gün size bomboş gibi gelebilir, mutsuz olabilirsiniz. Sesini duyduğunuz yada bir haber aldığınızda göz bebekleriniz ışıklar saçabilir.

Birini gerçekten seviyorsanız her şey daha güzel görünür, aradığınız şeyi masanızın üzerinde bulamadığınızda eskisi kadar sinirlenmezsiniz. Velhasıl sevmek güzeldir ama gerçekten sevmek…

Eğer birini sadece boş zamanlarınızda hatırlıyorsanız, onunla geçirdiğiniz 1 saat size 1 saat gibi geliyorsa, uykundan 1 saat bile onun için fedakarlık etmek işkence gibi geliyorsa, aptalca şeyler yapmıyorsanız ve ona karşı iradenizden hiç ödün vermemişseniz, yaptığı aptalca şeylerde onun sevgisini göremiyor ‘evet yine saçmalamaya’ başladı diyorsanız gerçekten sevmiyorsunuz demektir. Sadece boş zamanlarınızı biri ile değerlendiriyorsunuz o kadar. Bazen onun yanınızda olmasını istiyor olabilirsiniz o zaman bu büyük ihtimalle işinizin veya bir uğraşınızın olmadığı bir boş vaktinizdir.

O, sizin sinemaya giderken hafta sonunu değerlendirmek için seçtiğiniz boş vakit değerlendirme arkadaşıdır sadece… Sevdiğiniz değil…

Tartıştığınızda üzülmenizin kızmanızın nedeni sadece ona ayırdığınız boş vaktinizi berbat etmesindendir. Zaten gün boyunca saçma sapan sinir bozucu bir çok şeyle uğraşmışsınız şöyle kafamı dinleyeyim boş vaktimi hoş geçirmek için seçtiğim arkadaşıma uzanayım demişsiniz ama nafile O da bu vakti size aptalca nedenlerle zehir etmiştir. Sizin gibi çok mantıklı ve iradeli biri böyle mantıksız ve aptalca şeyler sebebiyle başını ağrıtan biri ile uğraşır ki.

Çünkü siz kabul etseniz etmeseniz de Onun bu aptalca davranışları size değer verdiğini gösteriyor kızsanız da ince ince gizli bir tatmin oluşuyor içinize sevilme, değer ve kabul görme ihtiyaçlarınızı tatmin etmiş oluyorsunuz. Ayrıca insanlarda alışkanlık yaparlar o kişi sizde bir alışkanlık yapmıştır birine alışmanız için onu gerçekten sevmenize gerek yok, alışırsınız ve olmadığında boşluğunu hissedersiniz zaten o bir boşluğunuzu doldurmak için vardı boş vakitlerinizi değerlendirmek için.

Gerçek sevgi ile gerçek olmayan sevgi arasındaki en büyük fark bu belki de… Birinde tüm zamanınızı ona adamak isterseniz diğerinde boş zamanlarınızı değerlendirmek… Birinde vişneli pastayı Onu için yaparsınız ve pasta yemeyi bile paylaşmak için, diğeri yalnız pasta yemeyi sevmemenizdendir.

Sevilmek ve sevmek güzeldir… Ama gerçek olanları… Gerçekten olmayan bir sevgi ise boşluğu dolduran boş zaman değerlendirme arkadaşı için kırıcı ve acı vericidir.

Unutmayın sizin gerçekten sevebileceğiniz ve sizi gerçekten seven birileri mutlaka vardır. Boşluk doldurma arkadaşı olmayı kabul etmeyin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşk, zihnimizin hayali senaryosunu bir maske gibi giydirdiğimiz biri için değil, yaşamda var olan gerçek kişi için doğar. Bize sadece bir iki parçasıyla uygun olan için değil, ruhu, kişiliği ve tarzı ile bir bütün olarak yakından tanıyıp değer verdiğimiz, kendimizi çok yakın hissettiğimiz insan için doğar. Bizi olduğumuz ve olmak istediğimiz gibi kabul eden, yanında ruhumuzun gerçek huzuru yaşadığı ve tüm benliğimizle bizi gerçekten hak ettiğine hiçbir kuşku duymadığımız o değerli insan için kendiliğinden doğar. Özümüzden coşan duygular gerçek bir aşk mı yoksa bir süre sonra yok olup gidecek bir hayal mi. Ruh ve kişilik uyumu gerçekten var mı yoksa görmek istediğimiz hayali bir izdüşüm mü gördüğümüz. İç referanslarımıza göre mi yoksa dış referanslara göre mi değer veriyoruz. Kendi özümüzü ve değer verdiğimiz insanın özünü gerçekten tanıyor muyuz yoksa tanıdığımızı mı sanıyoruz. Özlediğimiz huzurun çok az bir bölümünü mü yaşıyoruz yoksa hayal ettiğimiz gibi çoğunu mu ? ...

Tecettin KIYICI 
 14.10.2008 20:43
Cevap :
Yerinde sorgulamalar... Aşk ile ilgili hep sorgulamalar ve yorumlar yapılır yüzyıllardır yapılıyor ve yapılmaya da devam edecek gibi görünüyor. Ama buna rağmen net bir şey yok hakkında. Belki de herkes farklı algıladığı farklı yaşadığı için. Katkınız için teşekkürler.  15.10.2008 8:04
 

Bu yazıdaki herşeyi yaptım,yaşadım.Sevdim ve sevildiğime inandım.Ama benimle telefonda bir saat konuşmak için sağanak yağmur altında yürüyen kadın benden ayrıldı.Üstelik sebep de yoktu.Vardı da ben mi kaçırdım,hayır gerçekten yoktu. Şimdi dönüp baktığımda sevdiğimi biliyorum ama artık sevildiğime inanmıyorum.Bana aşk gelip geçici derlerdi,inanmazdım.Ama artık düşüncelerim değişti..

Voleyturk 
 08.10.2008 11:04
Cevap :
evet bu işler ince işler:))) üzerinde yıllardır yorum yapılır ama net bir sonuça ulaşan henüz bulunamadı, fazlaca kafa yormaya gerek yok belki de:)  08.10.2008 11:23
 

hele...kayıp giden ve sizin elinizden birşey gelmeyeceğini idrak ederek sadece atıl halde bulunmanızın vermis olduğu varla yok arasındaki bir durum aşk... Sıksık yüzüm kızarsa da sık aşık olmam... KEK YAPMAK HATTA ONU YAPARKEN EMEK VERİP, YAKMAK,,,, VİŞNE FİDANI DİKMEK,,,,...Aşk özel mi....genel mi yoksa hangisi daha kıymetli....veren ve alan mı...

cevat KIŞLALI 
 06.10.2008 18:34
Cevap :
Demek ki sadece aşık olunduğunda yüz kızarmıyormuş:) Ziyaretiniz için teşekkürler.  07.10.2008 7:59
 

İnsan oğlu Aşkı yıllar boyu hep ulaşılmaz gösterdi ve aşkın tarifini muhteşem sözlerle yaptı. Büyük bir duyguydu AŞK, öyle herkez elde edemez,bilemezdi. Büyük bir volkan ve yanardağ diye tanıttılar bize... Ama yanlış yaptılar! Oysa Aşk Devam edebilmektedi, Aşk süreklilikti, Aşk saygı ve sevginin temiz ve saf haliydi.... Bunlar yerine Aşkı hiç bir yere sığdıramayan insan oğlu, bir çok insana aşkı yanlış empoze ettiği için, bilmeden yada bilerek te olsa bir çok ilişkiyi (Evlilik dahil) Aşk bitti safsatası ile katletti! Oysa aşkı iyi anlayabilseydik, bir çok ilişki yerli yerinde olacaktı. Oysa aşk yanımızdaydı. Küçükte olsa aşkı göremedik bir çok kez. Neden? Çünkü aşkı bize büyük tanıtmışlardı! Bir volkandı o, ulaşılması zor! Öyle anlattılarki bizlere aşkı, ayrıntılarda gizli olan büyük aşklara bile sırtımızı döndük. Evlenenler oldu, Aşk o kadar büyük anlatılmıştı ki aylar geçtikten sonra çiftler arasında aşk öldü dendi. Güzel bir konu... Unutmayınız. Aşk ayrıntılarda gizlidir.

Erhan Türk 
 24.09.2008 18:51
Cevap :
evet ayrıntılarda gizlidir. yorumunuz için teşekkürler.  24.09.2008 20:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 78
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 18.09.08
 
 

1983 doğumluyum. 2004 yılında Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonraYöne..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster