Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1100
 

Boşanma kararı sonrasında çocuklarımız...

Boşanma kararı sonrasında çocuklarımız...
 

Bu durum sonucunda parçalanmış ailelerden geriye kalan sevgisiz bir nesil türetiyoruz.

Para ile başımızdan savuşturmaya kalkıştığımız ve hatta kimi zaman hiddetin çemberinde savrularak ,

BOŞANMALAR SONRASINDA,

parayı bile esirgeyerek açlığa mahkum etttğimiz, bordrolarımızı kaçırarak, işten işe savrulduğumuz, boşanan eşi cezalandırdığımızı zannettiğimiz ama ucunda kendi kanımızdan olan canımızı en doğal yaşam haklarından mahrum ettiğimiz ÇOCUKLARIMIZ.

Gün gelir kapımıza bir adam boyu gövdeleri ve koynunuzdan kopan o bebek yürekleri ile dayanarak, babacığım, ya da anneciğim diye dayandıklarında,
suçu diğerine atarak savunmamız esastır.

O var ya o başaramayan oydu.

O sebeptir ayrılığa...

NE KOLAYDIR SUÇLAMAK...

Ne karar verirsek verelim fatura çocuklarımıza çıkıyor.

Evet anlaşmazlıklarımız sone eriyor, bir zamanlar severek aynı yastığa baş koymayı seçtiğimiz, bay/bayan mükemmeller yaşamımızdan silinip gidiyorlar ama ortaklıklarımızın devamı olan çocuklarımız boşanma sonrasında ortada bir yerlerde aslı kalıyorlar.

ANNE BABA YA DA BÜYÜK EBEVEYNLERDE ikamet etmek zorunluluklarını,
tercih etme zulmünü layık gödüğümüz canlarımızın öteki yanları su damlalarımız,
ya kaçıyoruz onlardan ya da kaçırıyoruz.

KEŞKE HİÇ BOŞANMALAR OLMASA,

YA DA KEŞKE BOŞANMA KARARLARINDAN TAM EMİN OLUNMADAN ANA BABA OLUNMASA...

SEBEP SONUÇ her ne olursa olsun fatura çocuklarımıza çıkıyor maalesef.

KAÇTIKLARIMIZ DA ONLAR, KAÇIRDIKLARIMIZDA YİNE ONLAR.

Onlara sorsaydık ne derlerdi acaba, bir kollarını analarına diğer kollarını babalarına atarak sımsıcak ve güven içinde huzurlu bir yuva olmaz mıydı tercihleri.

Hele ikinci evliliklerimiz yapılmışsa.

Kadın sahip olduğu çocukla mecburiyetler içinde bir evlilik daha yapmıştır, gelen erkek, çocuğa müşfik davranacak mı?

Yolla bunu babasına, Yolla bunu birilerine baksın, ben ses istemiyorum.

Ya da erkek bir çocuk ile evlenmek zorunluluğunda kalmıştır.

Bana ne senin çocuklarından, karın keyfinde sürterken, ben mi hammalığını yapacağım bu hayatın derse, ne olacak, ne olacak, canınızı bir taraflara savuracak mısınız, ondan yana mı kalacaksınız, peki ya eş dost akraba ne der?

Ha ilkinde hadi o kötüydü fenaydı ya şimdi?

DEMEZLER Mİ?

Ah ah, bunları hesaplamadan paldır küldür adliyelere koşmak da nesi.

Eskiden boşanmalar çok azdı, nedenin galiba şimdi çözdüm ben.

Ha ilk sebep olarak kadının sosyo- ekonomik bağımsızlıkları olarak görüyor ve de gösterebiliyorsak da, sebebini söyleyeyim.

ANNEANNELERİMİZİN DEDELERİMİZİN NESLİNDE ÇOCUKLAR DEĞERLİYMİŞ.

ANA BABA EBEVEYN olmanın kıstasları çok keskinmiş.

Bağlar çözüldü artık.

Çocuklarımıza değer vermiyoruz ve karşımızdaki insana sabır gösteremeden, değişmeyi denemeden, asi bir inat ile kestirip atıyoruz.

ÇEK GİT HAYATIMDAN,

ÇOCUĞUNU AL DA GİT,

YA DA ÇOCUĞUNU BIRAK DA GİT,

BEN BUYUM DEĞİŞMEM,

BENİ BU HALİM İLE KABULLEN YA DA KAPI ORADA ÇEK GİT!

Bu cümleleri eşimize bie çırpıda sarfettiğimizde, aramızda ellerimizle açtığımız o derin uçuruma can parçalarımızı da yuvarlayıveriyoruz.

EVET ESKİDEN BOŞANMA YOKTU,

Çünkü anneannelerimiz dedelerimiz, bizi ancak ölüm ayırır derken, şunu da demişlerdi demek ki;

Korkma evladım seni asla anasız/babasız aç açık bırakmayacağım.

Anasızlığın/babasızlığın sefaletini sana koklatmayacağım.

Tüm yolunda gitmeyen birlikteliklere DUR ! ihtarı olsun bu yazım.

BOŞANMAK ÇÖZÜM DEĞİL.

Sadece ellerimizle bir girdap hazırlıyoruz ve buraya çocuklarımızı hazırlıksız atıyoruz.

Hem de insafsızca, hiç beklemedikleri bir yaş ve mekanda, ya onları kendimizden mahrum bırakıyoruz ya da karşımızdaki insandan.

İşte çocuklu ailelerdeki boşanmanın tanımı.

Sevgiler dostlarım...

NİLGÜN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok doğru bir konu bu ve çokda güzel anlatmışşınız.Adliyelere bakın kuyruklar var.Her konuda ahkam kesen bizler en doğrusunu bilen bizler neden seçimlerimize boyun eğip başka insanlarıda çocuklarınızıda neden arkanızdan bu kadercilik oyununa sürüklersiniz anlamam.Yapmayı verin çocuk.Sizin yarın neler yaşayacağınızdan emin olmadığınız bir evlilikte kendinizin çekeceklerinize bir ortak arayışımı nedir anlamış değilim.Bazı istisnalar hariç tabikii.Neolur eğer olmayacağını hissediyorsanız yapmayın yapmayın...Yüreğinize sağlık

roji 
 21.06.2007 12:18
Cevap :
Ben yaşadığım ayrılığın sonrasında kendimi dine verdiğim dönemlerimde , meâllerde şu sureye rastladım. Suret-ül Talak=Boşanma, Galiba biraz da yaşanılacakları dizginleyemiyoruz.KADERCİ bir zihniyette asla olmadım ama zannediyorum bazı anların keskinliği bizi aşıyor. Engelleyemiyoruz, önünde duramıyoruz. Bizim iznimizi almadan esip savuruyor yaşamımızı. Saygılar ve ilginiz için teşekkürler. Nilgün.  21.06.2007 13:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 238
Toplam yorum
: 966
Toplam mesaj
: 227
Ort. okunma sayısı
: 1448
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Bursa'dan bir milliyet okuru olarak, burada sizlerle olmak çok güzel. Bir ev hanımıyım, iki çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster