Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
10
 

Boşanma Sonrası Yaşam

Boşanma Düşünüldüğü Kadar Zor Bir Süreç mi?  
Boşanma Beni Nasıl Etkiler?
Boşandıktan Sonra Toparlanmak İçin Neler Yapmalıyım?

Boşanmalarda En Sık Karşılaşılan Sebepler
Birbirinden farklı beklenti, umut,  hayallerle kurmuş olduğumuz evlilik yaşamımızın sonlanması veya böyle bir sürecin hazırlığı içerisinde olmak, hiç kuşkusuz ki her birey için kaygı verici ve rahatsız edici bir olgudur. Hiçbir çift bir gün yollarını ayırma düşüncesi ile hayatlarını birleştirmez.  Evlilikte aşılmayan sorunlar, ufak tefek anlaşmazlıkların bile çatışma haline dönüşüp kavga ile noktalanması,  sevginin ve ilginin tükenmiş olması, cinsel yaşamdaki sorunlar, maddi problemler, eşlerden herhangi birinin alkol veya madde kullanması, kumar bağımlılığı, yoğun iş temposu, sadakatsizlik, çocuk sahibi olamama, ailelerin evliliğe müdahalesi boşanma sebepleri arasında en sık karşılaştığımız nedenlerdir. Evlilik yaşamında ortaya çıkan problemlerin niteliği kişilerin, karakteristik özelliklerine, aile yapılarına doğup büyüdükleri kültüre, göre farklılık gösterir.   Bu yüzden boşanma sebeplerini belirli bir kategoride veya başlık altında toplamak oldukça zordur.

Boşanma Sürecinde Beni Neler Bekliyor
Boşanma ruhsal, sosyal, kişisel ve ekonomik anlamda birçok değişimin başladığı bir dönem anlamına da gelmektedir bir bakıma roller yeniden tanımlanır, eş rollerinden soyunan bireyler çocukları varsa ebeveynlik rollerini yeniden çerçevelendirerek yeni yaşam döngüsüne devam ermek zorundadırlar. Eski eşin ailesi ve evlilik süresince kurulmuş arkadaşlık ve ilişkiler sınırlanır, sosyal çevrenin süreç içerisindeki tutum ve davranışları kişileri etkileyip kendini bir süre izole etmesine sebebiyet verebilmektedir.  Evliyken finansal geliri eşin karşıladığı evliliklerde çalışmayan taraf için boşanma daha zorlayıcı olabilmektedir. Evliliği boyunca çalışmamış bir kadının maddi kaynak ve gelecek planlaması yapması bir hayli zorlayıcı olacaktır yeni bir işe başlama, konut bulabilme, yüksek derecede kaygı ve strese yol açar.  Boşanma sonrası süreçte erkekler, genel olarak velayetin anneye verilmesi halinde çocuklarına duydukları özlem ve evin bakımı ,temizlik,  yemek gibi konularda güçlük çektiklerini ifade ederler. Değişimlere ayak uydurma ve kabullenmede bireylerin kişilik yapılanması, toplumsal öğretileri, evlilik kurumuna yükledikleri anlam,  ekonomik ve sosyal statüleri, eğitim seviyeleri çocuk sahibi olması, boşanmayı isteyen veya reddeden taraf gibi değişkenler boşanma süreci ile baş edebilme ve değişime uyum sağlamada de önemli rol oynar.  Evliliğe olan inanç ve tutumlar, yetiştirilme tarzı sonraki sürecin nasıl ilerleme kaydedeceği hakkında ipuçları verir. Geleneksel düşünce yapısına sahip bir kadın için boşanma hayatın tüm anlamını ve sahip olduğu rolleri yitirmesi anlamına gelirken, bir diğeri için yeni bir yaşam döngüsünün başlangıcı olarak nitelendirir.

BOŞANMA SORASI SÜRECİ DAHA RAHAT ATLATABİLMEK İÇİN ÖNERİLER

Profesyonel Destek
Evlilik yaşamındaki çatışmaların boşanma aşamasına gelmeden çözümlenmesi ve aşılması gerekmektedir. Çiftler, problemlerinin çözülmeyecek noktalara ve belli bir birikime ulaşana dek yardım almayı düşünmezler.

Uygun zamanda profesyonel destek almak evliliğin sağlıklı yürütülmesi ve zayıf olan problem çözme kapasitelerinin güçlendirilmesini, sorunlarla başa çıkabilmede uygun davranış kalıpları geliştirilmesine olanak sağlar. Tüm çabalara rağmen, evlilik uzlaşma götürmüyor ve boşanma gündemde ise  terapist uygun yöntem ve davranış kalıpları kullanılarak sürecin rahat atlatılmasına olanak sağlar.

Kendini Suçlamayı Bırak
Sonuçlarından kendini sorumlu tutman ve sürekli kendini suçlaman artık bir şeyleri değiştirmeyeceği gibi adaptasyon sürecinin yavaşlamasına ve daha fazla bocalayıp ruhsal çökkünlük hissetmene sebep olacaktır. Bu türde yaşanan içsel kaos yapıcı ve onarıcılığı engeller. Evliliğin yaşam boyu süreceğini düşünmüş ve böyle olmasını arzu etmiştin ancak boşanmanın da evlilik gibi yaşamın doğal bir parçası olduğunu kabul edip yola devam etmen kendini daha iyi hissettirecektir.

Onunla ve Hatıraları ile Vedalaş
Ortak yaşadığınız evden ayrılan kişi o ve aynı evde yaşamınıza devam edecek kişi sizseniz, evde yapılacak düzenleme ve değişiklikler size iyi gelecektir. Sürekli hatırlamanıza sebep olacak kaldırılması mümkün olan her şeyden kurtulmak öncelikli öneridir, bu sayede hatıralar, anılar zihnimize zamanla daha az hatırlanır hale gelecektir. Evin dekorasyonunda, yapılacak değişimlerde psikolojik olarak iyi oluşa ve değişime yönelik onarıcı çabalara önemli ölçüde katkı sağlar. İletişim kurulmasını gerektirecek elzem bir konu olmadığı müddetçe, iletişimi sıfırlamalıyız sürekli iletişim halinde olmak, bir yerlerden takip etmek, haberler almak ve haber göndermek tekrar bir araya gelme beklentisi içerisinde olmaya neden olurken aynı zamanda değişim ve bireyselleşmeye yönelik çabamızın önünde engeller oluşturur.

Fiziksel Aktivite
Vücudumuzdaki endorfin  ve serotonin hormonu aktif hale getiren egzersiz  bizim ayrılmaya yönelik geliştirdiğimiz öfke, suçluluk, kızgınlık, saldırganlık gibi dürtülerimizin kontrolünü sağlama ve bu dürtülerden kaynaklı oluşan, negatif enerjimizin boşalımını sağlar. Zihnimizde kendimizi düşünmekten alıkoyamadığımız düşüncelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, çalkantılı dar dünyamızdan bir nebze de olsa uzaklaşarak farklı bir ortam, yeni bir çevre ve yeni insanlarla etkileşim halinde bulunmamıza yardımcı olurken, hem fiziksel olarak hem de zihinsel olarak rahatlama sağlar ayrıca sosyalleşme sürecine destek olur.

Geçmiş yerine Şimdiye Odaklan
Geçmiş olumsuz deneyimlerle sürekli meşgul olmak, pişmanlık ve öfke duymak, hem zihnimizi hem de bedenimiz yorar. Zihnimizi özgürleştirmediğimiz sürece, ruhsal dengemizi korumak mümkün olmayacaktır. Düşünce yapımız ve olayları algılayış biçimimiz değişmediği sürece odağımız da değişmez sürekli olumsuzluk ve belirsizlik duyguları ile boğuşup, kısır bir döngüde yaşam süreriz. Düşünce yapımızdaki bu yapısal bozukluk, fırsatları ve güzellikleri gözden kaçırmamıza sebep olur. Bu yüzden deyim yerinde ise geçmişe sünger çekmeli, kendimiz daha iyi hissettirecek meşguliyetler bulmalıyız. Birliktelik süresince fırsat ve imkân bulamadığımız alanlara yönelik yatırımlar odağı dağıtmada kolaylaştırmada etken olarak rol oynar. Mesleki becerilerimizi arttırmaya yönelik kurslara veya seminerlere daha fazla zaman ayırabiliriz. Dalış dersleri, binicilik, sanat atölyeleri, dans kursları gibi ilgi alanımıza hitap edebilecek aktivitelerde odağı değiştirmede yardımcı olacaktır.

Negatif Duyguları Besleyen Uyaranları Ortadan Kaldır
Buhranlı ve kasvetli ortamlar ruhsal işleyişimiz üzerinde olumsuz etkilere sebep olarak anksiyete ve stres düzeyimizi arttırır. Kronikleşen stresin beyinde yol açtığı hasarlar, bugün bilimsel olarak geçerliliği kabul edilmiş, araştırmalarla kanıtlanmıştır. Uzun süre strese maruz kalmak beynin bellek ve öğrenme merkezlerinde hücrelerin kalıcı olarak zarar görmesine bununla birlikte kronik strese maruz kalan kişinin hafızasını büyük ölçüde zayıfladığı tespit edilmiştir. Bu yüzden konu ile ilgili sizi üzecek hatırlatıp strese sokacak her şeyden uzaklaşın. Mutsuz, şikâyetçi ve yaşamdan keyif almayan insanlarla bu süreçte araya mesafe koyulmalı. Sizi keyiflendiren, sohbetinden hoşlandığınız dostlarınızla birlikte vakit geçirin.

Bulunduğunuz ortamlarda ayrılık mevzusunu konuşmayın ve konuşulmasına müsaade etmeyin. Israrcı arkadaşlarınıza ve yakınlarınıza mevzunun konuşulmasının kötü hissettireceğinden dolayı konuşmak istemediğinizi, duruma saygı göstermelerini kırıcı olmadan net bir dille ifade edin.

İmkânlar ve şartlar doğrultusunda seyahat planlaması yapmanız iyi oluş halinize katkı sağlayacaktır. Farklı bir yer zihinsel odağı olumlu yönde değiştirmeye katkı sağlayacaktır.

Müziğin ve notaların insan beyni ve duyguları üzerindeki etkilerini hemen hemen bilmeyenimiz yoktur.  Huzur veren canlandıran müzikler dinlediğimizde, beyindeki  bazı devreler  harekete geçerek endorfin salınımına yol açar, bu da  bizim daha  sakin, huzurlu veya coşkulu olmamıza neden olur. Dinlediğimiz müzik türüne göre, bedenimiz ve  ruh halimiz tepki verir. Bu dönemde, daha canlandırıcı dinginlik ve haz verici müzikler dinlemek, kendi ruhsal işleyişinize olumlu yönde yarar sağlayacaktır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 13
Kayıt tarihi
: 11.03.17
 
 

Aile ve çift terapisi Ergen ve Çocuk Psikolojisi Bireysel Terapi Cinsel Terapi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster