Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '08

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
842
 

Boşanma ve aile terapisi

Boşanma ve aile terapisi
 

Boşanmış bir ebeveynin tekrar yeni çift olması, çocuklari derinden etkiler, Anne ve babasının tekrar bir araya gelmesi hayalini kuran çocuklar için yeni birinin varlığı oldukça hayal kırıcıdır: Bazi çocuklar boyle yeniden yasanan iliskilerde evden bile kaçarlar. Bir gun terapiye annesiyle beraber gelen, henuz dort veya bes yaslarinda bir çocuk "Amca ben burada sizinle kalabilirmiyim" dediginde sok olmustum, sebebini sordugumda "Annem başka birini seviyor ve ben tamamen yalnız kaldım, zaten babaminda bir karisi var". Bu yastaki cocuklar ilgisizlik maskesi altinda dahada buyuk problemler yasar. Çocukların yeni bir anne babayla bir araya geleceklerse, bu zaman dikkatlice secilmelidir ve cok dikkatlice ele alinmasi lazim.

Ebeynlerin yeni bir kisiyle karsilastiklarinda çocuklarına olan sorumluluklarını son derece ihmal ettiğini cok gördüm. Yeni iliskilerde çocukların dinlenilme ve anlayış görme ihtiyaçlarını, gormezden geliriz. Çocuklar, ebeveynin bir ilişkiden diğerine koşacağını ve kendilerini ihmal edeceğini düşünürler. Çocuk, ailenin geçmişine, hikayesine ve imkanlarina bağlı olarak farklı tepkiler verebilir. Çocuklar, birbirine ters duygular hissedebilirler: Güvensizliğin yarattığı açık bir düşmanlık ve öfke. Şüphe, kayıtsızlık ya da intikam duygusu, aynı zamanda, uzun zamandır yaşamadığı bir barış ortamını yeniden kurma ümidi. Verilen tepkiler çocuğun yaşıyla da ilgilidir. 5 yaşındaki bir çocuğun tepkisiyle karşı cinse ilgi duymaya ve bu konuya yoğunlaşmaya başlamış bir gencin tepkisi farklı olacaktır. Ebeveynin hayatına yeni bir partnerin girmesiyle, bölünmüş çocukları ikinci bir sarsıntı yaşayacaklardır. Bu konuda çocuklar ile yeni ebeveynin bir arada yaşamayı öğrenebilmesi için üçüncü şahısların yardımı gerekli olmaktadır. Her ilişkide mutluluk dönemleri olduğu gibi, yoğunluğu farklı zor dönemler de olabilir. Kişiler, ilişkilerinde yeterince mutlu olmamalarına karşın sorunlarına eğilmek konusunda hazır olmayabilirler. Eğer ilişkide dayanılmaz bir acı varsa kişiler ilişkilerini sonlandırmayı düşünebilirler. Bu noktada ikili ilişkilerini, alışkanlıklarını sorgulamak isteyenler eş terapisi alırlar. Birçok çift ise kriz yaşadığında utanarak yardım almazlar. Sorunları dile getirmek yerine boşanmayı tercih ederler. Terapide benlik değerinin yükseltilmesi ve problemin çözülmesi amaçlanır. Terapide tutumlara dikkat çekilir. Onaylayıcı tutumlar arttırılır. Yeni iletişim becerileri geliştirilir. Taraflar ihtiyaçlarını ifade etmeye yönlendirilir.

Eşlerden her biri, öncelikle, kendi "hayatı" içinde kendisini gerçekleştirmiş olmalıdır. Böyle bir durumda, kurdukları ilişkide sağlıklı bir biçimde gelişecektir. Terapi her eşin hoşlanacağı ilişki tarzının çerçevesini çizmek, ilişkiyi yeniden kurmak için gerekli cozumleri tespit etmek ya da ayrılığı kolaylaştırmak için vardır. Terapist, çiftin yerine karar vermez, ancak alacakları kararlarda rehberlik eder. İlişkiniz hakkında kendi kendinizi sorguluyorsanız, kendinizi ilişki içinde bulamyorsaniz, anlaşılamadığınızı hissediyorsanız, her şeyin kötü gitmesinin sebebi o diye düşünüyorsanız, kendinizi bir "hiç" için çatışma içinde buluyorsanız, ilişkinizde kendinizi "mahkum" gibi hissediyorsanız, kayıtsızlığın yavaş yavaş hakim olmaya başladığını hissediyorsanız, kendinizi beraberken bile yalnız, terkedilmiş hissediyorsanız, bir uzman tarafindan yardim almanizi oneririm. seçimi, bilinçdışı bir seçimdir ve eşlerden her biri kendi doyuramadığı ihtiyaçlarının diğeri tarafından doyurulacağı düşüncesi ile bu seçimi yapar. Diğer eş, "o olduğu" için değil, "temsil ettikleri" için seçilmiş ve böylece bir olay yapılmıştır. Terapide benlik değerinin yükseltilmesi ve problemin çözülmesi amaçlanır. Her ilişkide çatışmaların yaşanması doğaldır. Bununla beraber, ilişkide, sevildiğimizi, sayıldığımızı ve anlaşıldığımızı hissetmek isteriz ve çatışmalar, duygusal güvenliğimizi tehdit edebilir. Burada, çatışmaları yönetme tarzımız önem kazanır. Çatışmaların yapıcı bir şekilde düzenlendiği ilişkiler güçlenirler. Düşünce ve ihtiyaçların net ve sakin bir biçimde ifade edildiği, tarafların birbirini dinlediği, diğerinin bakış açısını anlamaya istekli ilişkilerde çatışmalar yapıcı bir şekilde çözülür. Eğer düşünce ve ihtiyaçlar ifade edilmezlerse ya da diğerini aşağılama, eleştirme ya da utandırma suretiyle ifade edilirlerse çatışmalar yıkıcı bir hal alır. Örneğin; eşiniz sizinle vakit geçirmek yerine her hafta sonu televizyonda maç seyretmeyi tercih ediyor ve bu da sizi rahatsiz ettiginde, ne kadar yalnız ve kırılmış hissettiğinizi söylemek yerine onun ne kadar egoist biri olduğunu söylemeyi seçiyorsunuz. Eğer bir ilişki tehlikedeyse, bir taraf ne hissettiğini söylemezken, diğeri suçlamayı ve eleştirmeyi tercih edebilir. Bu tarz bir davranış şekli, ilişkinin zamanla daha kötülrsmesine sebeb olur. Sürekli çatışma yaşayan çiftler, agresif tutumlar sergilerler. Bazıları ise çatışmalarını iyi yöneterek bundan kaçınirlar. Hiç çatışma yaşamamak ya da var olan çatışmayı görmezden gelmek de ilişkiyi bozar çünkü; taraflar gittikçe birbirlerinden uzaklaşirlar. Çatışmanın sonuçları kişiler ve çiftler üzerinde değişiktir. Surekli çatışma yaşayan çiftler, duygusal problemlerle karşılaşma konusunda riskli grubu oluştururlar. Örneğin;alkol, depresyon vs. gibi. Bu çiftler, hayat olaylarının kaçınılmaz stresiyle yüzleşemezler. Örneğin; işsizlik, hastalık vs. gibi ve olumlu değişiklerden geçerken bile zorlanırlar. Örneğin; bir bebeğin doğumu gibiolaylarda.

Cok zamanlar vardir ki esler, birbirlerine öfkelenmişler ve sonu gelmez bir mücadele içinde birbirileri ile didişip durmuşlardır. Erkekler becerikli olduğu alanlarda kadınlarla, kadınlar becerikli olduğu alanlarda erkeklerle micadele etmislerdir veya dalga gecmislerdir. İyi bir uyum içinde olduklarında'da, birbirlerini mükemmel bir şekilde tamamlamanın keyfini sürmüşlerdir. Aralarındaki farklar onları birbirileri için üzerinde çalışmaktan asla sıkılmadıkları bir bilmece halini almış ve yaşamı da bir o kadar keyifli kılmıştır. İnsanlık tarihi boyunca bir türlü sonu gelmeyen, hararetle tartışılmış konular vardır. Bunların bilindiklerinin en başında bir kadın ve bir erkeğin arasındaki farkları tartışmak gelmiştir. Kadın ve erkeğin farklarının sadece fiziksel özellikler ve üreme işlevleri ile ilgili olmadığı, aynı zamanda entelektüel sorunları çözmede ve davranış modelleri üzerinde de olduğu artık bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş bir gerçektir.

Saglicakla kalin,
Mustafa Ucman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

uzun yazınızı okudum.özellikle önerilerinizi 11 yıllık boşanmış,2 çocuk annesiyim çalışan bi bayandım.biri 10 değeri 3,5 yaşındaydı çocuklarım.bu süre içersinde çocukları babalarıyla hep görüştürdüm .farklı şehirlerde olmamıza rağmen.ama şimdi çocuklarımla sorunlar yaşıyorum.nbeni terörist ilan ettiler.her şeye karışıyormuşum,onlardan beklentilerim onların ölçüsünde değilmiş.sadece onların isteği doğrultusunda davranırsam problem olmuyor.be boşanmamın suçlusu olarak beni görüyorlar.çok bunaldım.hatta evi terk etmeyi düşünüyorum.tüm ihtiyaçlarını giderdiğim sürece bana karşı iyiler.onlar için işimi bıraktım.şehir değiştirdim.hala mutsuzlar.ben ne yapmalıyım.?emekli öğretmenim

mukadder kirbaç 
 02.02.2008 0:18
Cevap :
Sevgili Mukadder kirbac hanimefendi, Yazima yorum gonderdiginiz icin tessekkur ederim, ayni zamanda kutsal mesleginizden dolayi sizi tebrik ederim;10 ve 3,5 yyasinda cocuklarin, babalarina kesinlikle ihtiyaclari vardir. Gerci bunu goz onunde tutugunuzdan onlari babalrindan gorusturmusunuz. Her hiki eslerin, cocuklara birbirlerini kotulemelri cocuklari menfi etkiler. O yaslardaki cocuklar ebeveynlerinin ayriliklarindan, kotu etkilendikleri kesinlikle ortada, cocuklar konusacaklari problemlerini kelimelerle anlatmada zorluk cekerler veya bunu bilerek yaparlar ebeveynin dikkatini uzerlerine cekmek ister. Baska turlu anlatmakta zorluk cekerler. Yapilmasi gerekenler onlara guvendiginizi ve kendinizinde guvenini kazandirmayi denemeniz gerekir. Sinirlenmeden ve onlari anlayarak dinlemenizde kesinlikle fayda var. Cocuklara, ebeveynin en guzel hediyesi, SICAKLIK, SEVGI, GUVEN, EMNIYET'tir. Sizi ne anlamda terorist ilan ettiler bu cumlenizi anlamadim, henuz c.kucukler. Sagilarimla. Mustafa Ucman  02.02.2008 16:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 2687
Kayıt tarihi
: 14.01.08
 
 

Hatay-Antakya’da 1963 yılında doğdu. İzmir İmam Hatip Lisesinden sonra 1981 yılında aile birleşim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster