Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '16

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
180
 

Boşanmak son değil başlangıctır

Boşanmak son değil başlangıctır
 

Bu yazacaklarım kimbilir belki de birçok kadının yaşadıkları ile benzerlik gösterecektir. Belki de birçoğunun yapmak istediği ve korkuları yüzünden yapamadığı, kafese hapsolduğu olaydır. 39 yaşında ve 3 yıllık boşanmış bir kadın olarak kaleme alıyorum. Hayatım birçoğunuza belki de kolay / sıradan da gelecek. Ama inanın bana yaşayan bilir.

17 yaşında cıvıl cıvıl bir genç kızken hayatla beni tanıştıran, dünyaya getiren meleğimi, ANNEMİ kaybettim. En çok istediğim üniversite eğitimimi maddi zorluklar nedeni ile yarım bıraktım. Yaşam savaşım, hayatımı kazanma derdim 18 yaşında karşıma çıktı. Zorluklar üst üste geldi. Boşlukta ne yapacağını bilemeyen genç ve tecrübesiz, en önemlisi de annesiz bir kız çocuğu. Küçük yaşta bir evlilik. Hemen arkasına bir çocuk  ve bir tane daha. 24 yaşında 2 çocuklu, kocasına bağımlı yaşayan bir kadın. Maddi, manevi hiçbir destek görmeyen, tüm hayatı 2 çocuğunu yetiştirmek, evinin düzenini sağlamak, kocasını memnun etmek olan bir kadın. İş hayatım tabi ki oldu. Sürekli de çalıştım. Ama eşimin patronu olduğu bir iş. Yani yine maddi bağımsızlığı olmayan bir kadındım. Yıllar geçtik sonra ve olgunlaştık sonra, hayatın ve kendimin  daha iyi farkına vardım. Durup şöyle bir düşündüm. Bu ben miyim yoksa istenilen kalıba sokulmuş, benliğini unutmuş, hiçbir söz sahibi olmayan bir kadın mı? Ya kendimi bulmaya devam edecektim ya da kendimi yok etmeye. Ya çocuklarım. Onlar ne olacaktı. Onlar bu hayattaki en büyük armağanımdı. Ama gün geçtik sonra ben olmaktan çıkan, hastalıklı, kendine zarar vermeye başlayan ve en önemlisi çocuklarına da üzüntü veren bir insandım artık. Nasıl yapacaktım, nasıl,nasıl, nasıl? Bu hayatı bırakıp, yeni bir hayata atılmak sudan çıkmış balık misaline dönmek olacaktı. İş, ev, destek yok. Sıfırla çıkmak böyle bir şeydi. Tüm olumsuz düşünceler, söylemler, arkamdan iş çeviren iki yüzlü dost görünümlü düşmanlar.

Korkmadım. Kararımı verip yeni bir hayata adımımı attım. İlk günden nefes almanın verdiği huzuru yaşadım. Şimdi ayakları yere basan, kendine güveni oluşmuş, kimseye eyvallahı olmayan bir kadın olarak hayatımı devam ettiriyorum. Hayatımı kazanıp kimseye hesap vermeden yaşamanın, her işi kendi başına başarmanın verdiği gurur ve mutluluk tarif edilemez bir duygu seli. Hayat kolay değil. İki çocuklu boşanmış bir kadın olarak. Hele de biraz güzel, alımlı ve zeki bir kadınsanız. Ama her şeye rağmen yaşamak, kendini bulmak, özgüveninizi  kazanmak bu dünyadaki en güzel duygulardan. Ve bir şey daha, kendinize duvarlar örmeyin. Yaşayın, gezin, yeni insanlar tanıyın, okuyun, araştırın, yeni şeyler öğrenin, sevin. Sevdikçe sevileceksiniz. Bir sonda değil bir başlangıçta olduğunuzu unutmayın. Bir bebek misali adım adım hayatı yeniden tanıyın.  Her kötü olayın ardından mutluluğun geleceğini unutmayın. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 446
Kayıt tarihi
: 16.02.10
 
 

Yazmak, ekmek gibi su gibi.... Ruhumun nefes alması gibi.... Hayatı tanıyabildiğim, kavrayabildiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster