Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1500
 

Boşanmanın da bir adabı vardır!

Boşanmanın da bir adabı vardır!
 

Ya hayat amma zor be kardeşim. Hep dillendiriyorum ama inanın bazı şeylere inancımı yitirmek üzereyim. Her an kötü süprizler köşebaşından dönüp normal seyrinde giden hayatımı karartacakmış gibi düşünmekten gerçekten sıkıldım. Hergün başka hayat hikayeleri duyuyorum. En son duyduğum ise birkaç senaryo yazarının oturup yazdığı ve bizim de televizyonda izlediğimiz cinsten nerdeyse.

Ben anlamıyorum boşanmaların böyle revaçta olduğu bir dönemde evlilik ne kadar doğru. İnsan kendine bile zar zor güvenirken hayatının belirli bir döneminde tanıştığı ve her gece aynı yatakta birlikte uyuduğu kişiye ne kadar inanmalı. İnanmayı bırakın ne kadar güvenmeli. Düşünüyorum, gerçekten ama gerçekten bu kadar kolay mı boşanmak ve altında yatan gerçek nedenleri. Herşeyi bir kenara bırakalım boşanmaya karar verdiysen bile neden çekip giderken hayatı kalan kişi için cehenneme çevirmeye çalışırsın. Hiç mi vicdan yok bu insanlarda? Hadi artık sevmiyorsun anladık, tamam aynı evde de yaşamayacaksın ona da tamam ama ufacık çocuktan ne istiyorsun be kardeşim. Yuvanı yıktığın yetmiyormuş gibi bir de giderken eşim dediğin insanı don gömlek bırakmak neden? Neden bu kin ve bu öfke? Ya sen değil miydin severek ve aşık olarak evlenen? Kararmış günlerinin ışığı değilmiydi o? Koklamaya kıyamadığın, onsuz uyuyamadığın eşin değil miydi? Şimdi ne değişti? Konuşarak ve anlaşarak boşanalım deyip ne var ne yoksa götürmek neden? Kaldı ki ortada ne aldatma var ne de ihanet ki onlar bile olsa bunun bedeli bu olmamalı.

Bir sürü sebebi olabilir boşanmaların anlıyorum ama insan gibi boşan. Herşeyin bir adabı uslubu vardır. Herşeyi harabeye çevirip çekip gitmek insanlığa yakışır mı? Kabul ediyorum incinen duyguların, kırılan kalbin bir bedeli olamaz ama böyle vicdansızlığı benim aklım almıyor. İnanın almıyor.

Yok kardeşim çivisi çıkmış bu dünyanın. "Eşim" dediğin kişi bunları yapıyorsa başkaları kim bilir neler yapar diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.

Acaba dışarıda hala güvenilecek birileri kaldı mı?

Kaldı mı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sanırım artık daha benciliz. Hep ben diyoruz vebu ben kavramı bizim herşeyimiz oluyor. Ufacık bir tehlikede hemen silahlarımızı çıkartıp kendimizi koruma altına alıyoruz. Eşimize, sevgilimize tahammül edemiyoruz ve insanlığımızı unuttuğumuz günümüzde evliliğimiz için fedakarlık yapmamanın yanında giderken bileyine o benciliğimizle kendimizi korumak için saldırıya geçiyoruz. Herhalde en iyi savunma saldırıdır düşüncesinden. Sevgi emek ister, yürek ister.

Guner 
 29.09.2006 13:01
 

aslında insanları yalnızlaştıran tüm öğretilerin iki insanı birlikte yaşamaya zorlamarı da o denli ironik.insanlar kaybederken hırçınlaşıyorlar.aslında kaybettiğini düşündüğü bir insan değil,tüm bir geçmişi (yenilgi hissi burada çok zalimce kişiyi hırpalar)ve üstelik birde toplumun ondan alacağı öç acısı.iki taraf içinde saldırganlık güdüleri ortaya çıkıyor tabi.ruhsuz ayrılıklarda pek insani gelmiyor bana.hüzünlü ama saygılı bir ayrılık en ideali olmalı.saygılarımla

Hakan Karaduman (Akdenizli) 
 28.09.2006 15:26
Cevap :
Yorumunuz öyle güzelki hatta parantez içinde yazdığınız "yenilgi hissi burada çok zalimce kişiyi hırpalar" evet aynen öyle galiba bu kaybetme hissinin hıncı tek kişiden çıkar boşanılan eşten. Yorumunuz için çok teşekkürler.  28.09.2006 17:18
 

Tek kelime ile kaldı ama önce siz güvenilebilir ve temiz kalpli biri olun, unutmayın dünyanın hangi kutbunda yaşarsanız bütün dünyayı öyle görürsünüz.

Sinefilozof 
 28.09.2006 15:02
Cevap :
Ah Sinefilozof ahh... Hep iyiler değilmidir bu dünyada acı çeken? Herkesi ve herşeyi çizdiği iyi dünya gözlükleriyle bakarken hep yarı yolda bırakılan ve ihanete uğrayan. Keşke herkes temiz kalpli olsa diyecem ama bu öyle imkansız ki. Yorumun için çok teşekkürler.  28.09.2006 17:21
 

Sevgili Pelin, yazına katkı olsun diye söylüyorum: Benim çalıştığım işyerinin hemen karşısında İstanbul'un ünlü adliyelerinden biri var. Boşanma davalarının görüldüğü kısımda anlattığın şeylere her gün tanık oluyoruz. Boşanıp çıktıktan sonra kapıda birbirlerine giriyorlar. Artık öyle kanıksadık ki bir tür eğlence (!) haline geldi bizim için. Maalesef hayat bu; bazen vezir oluyorsun bazen rezil. Buna da kendin neden oluyorsun çoğu zaman. Ama yine de işin sadece bu yanına bakmamak lazım. Selamlar...

Murakami 
 28.09.2006 14:16
Cevap :
Sayın Çelik Bazen diyorum ki bir küre olsa ve geleceği görsek ama o zaman yaşamın ne anlamı kalırdı değil mi? Evlilik gerçekten bir kumar ya kazanıyorsun ya kaybediyorsun.Yorumunuz için çok teşekkürler.  28.09.2006 17:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1145
Toplam mesaj
: 191
Ort. okunma sayısı
: 3211
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ya herşeyim ya hiçim.... Birbirinden güzel fotoğraflarıyla yazılarımı destekleyen canım arkadaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster