Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '06

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1138
 

Boşluğa asılı kalmak ...

Boşluğa asılı kalmak ...
 

Hayat tahta bir merdiven gibidir... Sen çıktıkça, her basamağın ardındaki basamak kendini yok eder ve sana geri dönme şansı bırakmaz... Önünde kaç basamak olduğunu bilmeden çıkmaya devam edersin... Başka şansın yoktur çünkü... Eğer geçmişte kalan basamakların yok olduğunu unutup, geri dönmeye kalkarsan, o zaman geçmişin boşluğunda asılı kalırsın.

Boşlukta asılı kalırsın çünkü sen geçmişin semalarında, herşeyin nasıl da bulut olup havaya karıştığına şaşarak dolaşırken, bugünün basamaklarından uzaklaşırsın da farkına varamazsın... O basamaklara istesen de dönemezsin artık. Dışardan bakanlar seni o basamaklarının üzerinde görürler, sana nasıl olduğunu sorarlar, sana şakalar yaparlar, sana sorumluluklar yüklerler, senden birşeyler ister ve sana bir şeyler verirler... Oysa sen orada bile değilsindir... Bilmezler... Sen geçmişin semalarından ne aradığını bilmeden salınıp durmaktasındır... Pembe mavi bulutlara raslamakta onlara gülümsemektesindir... Elini uzattığın anda kaçmaktadır o bulutlar... Tebessümün dudaklarında donmaktadır... Bir de gök gürültülerine, sağnaklara rastlamaktasındır... Kaçamaya çalışırsın ama boşulkta asılı kalmayı göze almışsan, nasıl geçmişin o tatlı günlerini yad etmek için bugünden fedakarlık yaptıysan o kötü günlerle de yüzleşmeye hazır olmalısın... Hafıza sana torpil yapmaz... O eteğinde ne var ne yoksa döker saçar ortaya...

Yaşanmış bitmiştir o semada herşey ve sen ısrarla o hatıralara yolculuk yapmaktasındır... Tıpkı uçan bir balon gibi nereye gideceğini bilmeden sarsak sarsak dolanmaktasındır... Geleceğin bilinmeyen ufkundansa, geçmişin o bildik yüzü daha güvenli gelmektedir sana... Oysa geçmiş bataklık gibi alır çeker seni içine ve mahrum eder bugünden...

Bu yüzden merdiven her zaman önüne bakmak içindir... Ardındaki yıkılan ve yok olan basamaklar bakmak için değil... Çünkü hayat boşluklarda asılı kalmak değil, sürekli basamakları aşmaktır...

Resim:Joan Miro

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hep ileri hep yukarı dönme geriye, hayat gelecekte, yürü koş ... Ne kadar kolay yazıyor insan oysa o kadar da kolay değil yaşarken. Bile bile o derin bataklığı gözlerini kapatıp anı değil yarınları bile ertelersin. Olabilseydi yada ben başarabilseydim en azından o zaman hep ileri yada hep tırman diyebilirdim. Şimdilerde dilim söylesede yüreğim, beynim inatla direniyor. Nereye kadar bilmiyorum belki izin verdiğim kadar ...

Önder Uçurum 
 30.09.2006 14:20
Cevap :
Sevgili Önder, Hayat elbette bu yazdıklarımız kadar kolay değil. Her zaman söylüyoruz "bugünü yaşa geçmişi unut" diye ama yapabiliyor muyuz? Çok zor. En azından denemeli diyorum ben. Hayatımızda bizi öyle çok etkileyen olaylar oluyor ki, ölüm gibi aşk gibi birden herşeyini kaybetmek gibi...Tüm bunları bir çırpıda silivermek geçmişi unutmak elbet çok zor. Ama denemekten başka yolumuz var mı? Sadece hayat daha iyi olsun diye, biraz huzur, biraz mutluluk bulalım diye...Sevgiler...  30.09.2006 18:23
 

Basamaklara teker teker, sağlam adımlarla basıp çıkmak gerekir"her çıkışın bir inişi vardır" yazdıkların ve yazacakların için, eline sağlık sevgili Fulya

Latif 
 26.09.2006 10:20
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sevgili Latif...Sevgiler...  26.09.2006 13:59
 

senin dünyan, senin hayallerin. Ama ben bir okur olalarak ne demek istediğni anlayamadım kormadan somutlaştırsan çok harika olacak Anlat ,olayları olduğu gibi anlat kim utanacaksa o utansın kim sevinecekse o sevinsin

Ahmet Fuat EREN 
 26.09.2006 9:10
Cevap :
Sevgili Ahmet Bey, Hayatı, yani yaşayacağımız yılları basamak olarak aldım. Hani geride bıraktığımız yıllara geri dönemeyiz. Geri dönenlerse geçmişte yaşarlar. Geçmişe gömülen ise bugünden fedakarlık eder ve basamaklara tırmanmak yerine geçmişi sisli semalarında dolanır durur. Utanmak ve sevinmek söz konusu değildi. Somutlaştırmak konusunda haklı olabilirsiniz evet.Bu iyi bir yöntem olabilir. Değerli katkılarınız için çok teşekkürler Saygı ve Sevgiler...  26.09.2006 14:05
 

ılkokul caglarında, arkadaslarımın kolayca atladıgı duvarda kalmıstım o zaman cok yuksek gorunen mesafeyı atlayamadıgım ıcın. Yukseklık korkutuyor ama ınmeyı de ıstemıyordum oyundan mahrum kalmamak, alaylarla dıle dusmmemek adına.Sonra bızlerden buyuk bır abla, '' korktugun kadar degıl yukseklık, dene ıstersen.Hem toprak dussen de yaralanmazsın.Yıne de atlayamıyorsan ben ındıreyım'' dedıkten sonra atlamıstım, korkmadan... gerıye donsem oyundan mahrum kalacak, belkı hıc cıkamayacaktım bır daha duvara.Korktugum duvardan atlamak engellerı asmanın hazzını yasattı cok buyuk bır basarı kazanmıscasına. Kararsız kaldıgımda aklıma gelır ve cesaretlenırım. Dıyecek soz bırakmıyor son cumlen yıne. Ellerıne saglık Fulya'cıgım.Sevgıler.

Tuğba 
 25.09.2006 23:20
Cevap :
Değerli katkılar için ve kattığın zenginlik için teşekkürler Tuğbacığım. Kucak dolusu sevgiler...  26.09.2006 8:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1084
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster