Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '12

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
471
 

Boşlukmu ? İnsan mı ?

Boşlukmu ? İnsan mı ?
 

Boşluk mu?, insan mı?


İnsan (taksonomik adıyla Homo sapiens Latince "akıllı insan" veya "bilen insan"), Homo cinsi içerisindeki yaşayan tek türdür. Başka bir deyişle, Memelilerden, iki ayak üzerinde dolaşan, ilki elli, zekâ sahibi, konuşarak anlaşan hayvandır. İnsanı öteki hayvanlardan ayıran başlıca özellikler iki ayağı üzerinde yürümesi, vücuduna oranla kafatası ve beyin ağırlığının fazla olması, zekâ sahibi olması, düşünebilmesi ve özellikle konuşma yeteneğine sahip olmasıdır. İnsanın dünya üzerinde meydana gelişinin tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, toprak derinliklerinde yapılan kazılardan bulunmuş olan kemiklerin, taşlarla en ilkel silâhların ve âletlerin incelenmeleri sonucu yapılan tahminlerden, bu meydana geliş tarihi çıkarılmaktadır.

Tarih, yazının icat edilmesinden sonraki olayları kaydedebildiği için, tarihe girebilen insan hayatı, ancak 5.000-6.000 yıl olarak kabul edilmektedir. Oysaki bilim adamlarının yaptığı araştırmalar, ilk insan hayatının çok da ha fazla yıllar önce var olduğunu göstermektedir. Bu İncelemelere göre en eski insan, Trinil adamıdır. Trinil, Cava'da bir köydür. Buna, “Cava insanı” da denir. Burada bulunan kafatası, insanların en eski tipine aittir. Bundan, ilk insanın 800.000 yıl önce yaşadığı sanılmaktadır. Yine bu araştırmalardan anlaşıldığına göre, Heldelberg adamı 300.000 yıl önce, Neandertal adamı 100.000 yıl önce, bu günkü insanın ilk ataları ise 25.000 yıl önce yaşamıştır. Bunlara Cromagnon adı verilir. Bunların, bu günkü İnsanlar gibi zeki oldukları, mağaralarda yaşadıkları, tarihin başladığı ilk devirlere kadar geldikleri sanılmaktadır.

Dik duruşa, görece gelişmiş bir beyine, soyut düşünme yeteneğine, konuşma (dil kullanma) kabiliyetine sahiptir. Bu yetenekleri Dünya'daki diğer memeli türlerden farklı olarak kullanış amacı geniş araç-gereç yapımına olanak sağlamıştır. Kendisinin farkında olması, rasyonelliği ve zekası gibi üst düzey seviyede düşünmesini sağlayan özellikler insanı "insan" yapan özellikler olarak sayılmaktadır..

İnsan, özgür iradeye sahip, kendini üretebilen ve idare edebilen bir kahramandır. Yani insan, "ilahi tecelli" veya "üretici güçler" gibi kendi dışındaki kuvvetlerin programladığı, cevhersiz, çaresiz bir robot değildir. "Karakteri, faaliyetleri, değerleri, varlığıyla olan ilişkileri, gayesi ve amaçları konularında, yapmak zorunda kalacağı tercihlerde, kendisine rehberlik edecek değerler hiyerarşisini ve prensiplerini keşfetmek", insan bilincinin gerçek bir ihtiyacıdır.

Boşluk hissi veya boşluk duygusu, sıkıntı, sosyal yabancılaşma ve duyarsızlık ile karakterize edilen insani durum olup, fiziki olarak “yaklaşık” olarak hiç bir şeyin bulunmadığı bir yerdir. T.D.K.da oyuğun karşılığı;

1 .Oyuk, çukur, kapanmamış yer.

2 .Boş olan yer: "Utanmadan bıraktığı sakalında güve yeniği gibi boşluklar vardı."-İ. O. Anar.

3 .Kesinti, kopukluk.

4 .Boş geçen süre:"Bu boşluktan sıkılıyorum."-

5 .Eksiklik, yoksunluk duygusu.

6 .Mecaz Boş olma durumu: "O günden bugüne olanları hatırladıkça insan ister istemez bu türlü çabaların hiçliğini, boşluğunu düşünmek zorunda kalıyor."- R. H. Karay.

Şeklinde açıklanmaktadır.

İnsan, Doğadaki diğer biyolojik canlılarda olduğu gibi var olduğu yaşam serüveninde birçok evrimsel süreçten geçmiştir. Ayakları üzerinde durabilmiş, maddeye şekil verip tasarımlar yapabilmiş, elleri ile üretebilmiş ve tüm bunların sonucunda kendini bir bütün olarak ifade edebilecek sanatı ve kültürünü oluşturmuştur. Belki de bu şekilde yaşamı anlamayı, kendini duyumsayabilmeyi öğrenebilmiştir. Ama asıl önemlisi, kendini bir varlık olarak algılama becerisini gösterebilen bilinen tek varlık olmuştur.

İnsan, mükemmel bir vücuda sahip, diğer insanlarla beraber yaşayan, konuşan, düşünen, çalışan, üreten, gelişen, okuyan, kendisini koruyabilen, seven, üreyen ve zekâsıyla kendisini yaşatan Can’ın farkında olup, mutlu ve güçlü yaşayan, bu beraberliği bilen, iradesiyle vücudunu yönetebilen canlıdır. İnsanının diğer canlılardan veya hayvanlardan farkı nedir? Öncelikle şunun altını çizmek gerekir ki, insan ile hayvanı birbirinden ayıran asıl önemli ve belirleyici fark, bedensel farklılık değildir. Çünkü bu farklılık değişik hayvan türleri arasında da vardır. İnsanı diğer hayvan türlerinden ayıran belirleyici fark, insanın evrim süreci içinde dilini geliştirmesi, konuşmaya başlaması, dünyayı zihninde kavramsallaştırabilmesi, bunun sonucunda da kavramsal olarak düşünebilmesidir.

Peki etrafımıza baktığımızda boşlukları mı insanları mı daha çok görüyoruz.?

Nizamettin BİBER

Uzman İnşaat Mühendisi

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan doğduğunda henüz sadece potansiyel bir varlıktır. Bir "kap"tır henüz; boş bir alan mevcuttur yapısında, karanlıktadır, karanlıktır o alan da henüz; daha dolacak, olacaktır, aydınlanacak. Doğrularla, gerçeklerle ve doğru bilgi ile doldukça da, bilincin ışığı ve böylece de sevinci ile dolar, aydınlanır o boşluk, o karanlık. Etafıma baktığımda da henüz aydınlanmamış, karanlık ve karanlıkta binlercesini gördüğüm için de, sorunuza cevap olarak demek durumundayım ki, o insanlar kadar işte boşluk vardır henüz yeryüzünde de, ne yazık... Bu arada Sn.Cengiz'in yorumu da aynen benim bahsettiğim durumu gayet güzel, net ve de kısacık özetleyivermiş de zaten. Hoş bir perspektif sunuyordu yazınız, insanın 100.000 lerce yıldır evrimleşiyor ve zaten gelişkin-üstün-değerli-yeterli ve yetkin bir varlık olmasına "rağmen", hala daha sadece bir arpa boyu yol katedebilmişliği ve boşluğu hala dolduramamışlığı açısından... Teşekkürler... Sevgiler...

Filiz Alev 
 23.11.2012 0:17
Cevap :
Filiz Hanım Merhaba, Yorumunuz gerçek anlamda yeni bir blog yazısı niteliği almış, zahmet etmişsiniz elinize sağlık. Gerçekten boşluk ve insan hakkındaki yazıma düşünsel yaklaşımınız ve katkınız taktire değer. Selam ve sevgiler sunarım. Hoş kalın.  25.11.2012 9:08
 

Boşluğu insan dolduruyor. Yeter ki insan boş olmasın. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 22.11.2012 11:54
Cevap :
Merhaba İsmail bey, Çok kısa ama vurgulayıcı bir yorum için teşekkür ederim. sağlıcakla kalın. selam ve saygılar.  22.11.2012 20:55
 

Çok ünlü bir sözüdür Arthur'un,"insanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum"...Ama resimdeki gibi de olabilir "hem boşluk hem insan" yani bir "yanılsama"...eyvallah...

nedim üstün 
 21.11.2012 9:48
Cevap :
Merhaba Üstad, Hem boşluk hem de insan tespitin oldukça ilginç, sonuçta; bu yanılsamalar yaşamımızın merkezinde ... sana da eyvallah.  21.11.2012 13:12
 

Antropolojik ve tarihsel serüveni içerisinde insanoğlunun (ilk günden bugünlere) var oluş öyküsünü gayet güzel özetlemişsiniz değerli Nizamettin bey. Adeta renkli, sinemaskop, HD ve 3D bir belgesel tadında. "Boşluk" duygusu ise, hem dışımızda hem de -değerli "Dididuygum" hamının yorumunda belirttiği şekilde"- içimizde! Bunu yapan "Zeitgeist" ("Zamanın ruhu") olsa gerek! O ruh ki bizleri sürekli boşlukta, sürekli aç ve doyumsuz hissettirerek her şeyi daha, daha da çok, hatta çılgınca tükettirmek, böylece de esir etmek için ruhsuz bırakan! Bu nokta benim de yazılarımın temel temalarından biri olagelmiştir. Teşekkürler, saygı ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 20.11.2012 22:48
Cevap :
Merhaba Ersin Bey, İçerikli oldukça kapsamlı dop doplu yorumunuzla yazıya verdiğiniz o değerli desteğe ve katkıya teşekkür ederim. sağlıcakla kalın. selamlar  21.11.2012 8:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 887
Toplam yorum
: 3755
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2681
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster