Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
687
 

Boşver, bırak dağınık kalsın

Boşver, bırak dağınık kalsın
 

Cem Yılmaz


Cem Yılmaz,  gösterilerinden birinde gayet güzel aktarmıştı. Çocuk tatilde havuza girmekten çekinince babası oğlum niye girmiyorsun diye sormuş.  Çocuk da okulda çözdüğü havuz problemlerinin tesiri altında cevap vermişti babasına : ‘olmaz giremem baba, problem çıkar !’

Seyirciler yerde…

Bizim nesil sahiden de hep böyle problem çözme kavgasıyla, o da yetmezmiş gibi bunun dayattığı  başarı baskısıyla büyüdü. Kapitalizm gelişti, pazarda rekabet arttı, bu rekabet eğitim sektöründen öğrencilere de sirayet etti.

Gerçi bizim zamanımızda, yani yirmi sene önce bu kadar çok sayıda sınavlara hazırlık kitapları da yoktu.

Bugün Beşiktaş’taki meşhur Kabalcı Kitabevi’ne gidin, en alt katın yarısı ağzına kadar tıka basa sınavlara hazırlık kitaplarıyla doludur.

Bu soru ve sorun çözme alışkanlıklarını o kadar çok benimseyenimiz oldu ki, bazılarımız bir yerde bir problem görse dayanamaz oldu.

Hayatında, aklında, günlük işlerini görürken sonu soru işaretiyle dolu bir eylem, işlem gördü mü huzursuz olmaya başladı. Her şeyin cevabı verilmeli, hiçbir soru cevapsız kalmamalıydı bazılarımıza göre.

Kulağa hoş gelse de, bu durum bazen can acıtabiliyor. Bir yerden sonra bazı cümlelerin sonunda birden fazla soru işaretiyle karşılaşabiliyoruz. Sadece cümlelerin de değil, bazı yaşam formlarının sonunda da oluyor bu birden fazla soru işaretine rastlanması durumu.

“Her şeye çözülmesi gereken bir problem” gözüyle bakılması, yaşanan, karşılaşılan günlük yaşam olaylarının hepsini bir sebebe, rasyonel bir sonuca bağlama gayreti insanı içinden  çıkılmaz bazen de katlanılmaz bir şekle sokuyor.

İşte böyle anlarda kontrolü kaybediyorsunuz ve karşılaşılan soruna rağmen ‘düzensizliğin kendi düzeninde’ bir yaşam ve denge kurmanız gerektiğini anlıyorsunuz.

Yaşam denilen şeye, ansızın karşılaşılan ve hiç de  hesapta olmayan karmaşık durumlara illa da bir açıklama getirmek zorunda değiliz.

Sebep sonuç ilişkileri kurmak, neden oldu , niye olmadı, ne olacak, şöyle olsaydı böyle olur muydu, aslında hiç de öyle bir durum yoktu, hiç böyle olmamalıydı, ne zaman sona erer, acaba başlayacak mı?..

Hani herhangi bir konuyla ilgili yönelttiğimiz soruların cevabı olsa da bulamıyor olsak neyse. Ancak günlük yaşam formlarının hepsini kurala bağlayamaz, yukarıdaki şekilde her hücresine kadar cevap veremeyiz. Çünkü cevabını yalnızca zaman verecektir.

İlla verelim derseniz, aklınızı bir yerlere ipotek ettirmeniz gerekir.

Benim lafım değil, arkadaşımın lafı. Keşke ilk ben telaffuz etseydim diye kıskanmadım da  değil.

Hayatına nüfuz eden her şeyi anlamlandırma gayretine girenlere hep tavsiye ederdi: ‘boşver bırak dağınık kalsın…

Sabrın sonu ile

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazende oluruna bırakın sayın yazarın.Herşeyi çözmeye kalksak , çözecek problem bulamıyacağız..Keşke herşey havuz problemleri gibi kolay ve çözünür olsa..Selam ve sevgilerimle..

çalıkuşu 
 25.02.2012 20:44
Cevap :
vay hoşgelmişsiniz, aynen öyle sn.çalıkuşu, teşekkürler.  25.02.2012 22:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 1366
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1868
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik, Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Makine ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster