Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '14

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
91
 

Böyle derbi mi olurmuş?

Böyle derbi mi olurmuş?
 

Sürekli kavga eden bu iki futbolcu, sadece futbol oynasalar olmaz mı?


Tabi insan üç puana seviniyor!

Kazansan da, kaybetsen de 10 puanlık fark olduğunu bilen iki takımdan adlarına yakışır futbol beklenirdi değil mi?

İyi oyunculardan kurulu GS ile açık ara liderliği yakalamış standart üstü FB’nin dünya çapında ilgi çeken maçının en belirgin tarafı kartlar oldu.

Alan oyuncuların her ikisinin de fazlasıyla hak ettikleri, biri ilk yarının sonunda diğeri ikinci yarınının sonunda gelen iki kırmızı ve tam 12 sarı kartın verildiği maçta, futbol keyfi sıfırdı.

Emre, nedendir bilinmez, futbol oynamaktan çok rakip oyuncuları sindirmek üzerine kurulmuş bir zihin yapısına sahip; Melo desen, O da, çaktırmadan bel altı vuruşlar yapmak istiyor. Oysa yalnızca futbol oynasalar, her ikisi de dünyanın sayılı yetenekleri arasındalar.

Faulleri bir yana bırakın; yalnızca kart verilmesi için maç, 16 kez durmuş. Uzatma dakikalarını da hesaba katarsak ortalama 6 dakikaya bir kart düşmüş!

Belli ki bir yerlerde okumuşlar; “futbol, yalnızca futbol değildir” diye!

Ama işin seyir kısmını hiç hesaba katmamışlar.

Her fırsatta kavga etmek isteyen futbolculardan kurulu Türkiye’nin iki asırlık takımının haline bakın!

Karşılaştırmak için söylüyorum; Drogba, yaptığı her faulden sonra özür diledi, gerginleşen ortamları sakinleştirmek için çaba sarf etti.

Evet, GS kazandı ve insan GS’li olunca belli belirsiz bir sevince garkoluyor.

“Peki damağında bir tat izi kaldı mı?” diye sorarsanız, sadece kartların buruk tadı!

Gezi sürecinde Hükümetin takındığı sert tutuma karşılık çArşı’nın başlattığı ve GS, FB seyircisinin de stadyumlara taşıdığı dostluk ve kardeşlik söylemi, futbolcuların semtine bile uğramamış.

Futbol için “kitlelerin afyonu” tanımı yapılmıştı; Gezi ile birlikte tersten patlayan bu “afyonu”, işi gücü göze hoş gelen oyun oynaması gereken futbolcuların, sahayı ring zannetmeleri tuhaf değil mi?

Diyeceksiniz ki “bu kadar kirlenmiş memleketin topçularının kendisini bundan vareste tutması beklenir mi?”

Seçmen iradesine dahi saygı duyulmayan bir toplumla aynı nefesi tadan futbolculardan da bu beklenirdi” de denilebilir!

Nedense hep kötü şeyleri örnek almak alışkanlığa dönüşüyor!

Mesela “tek parti döneminin kötü alışkanlıkları”nı bir yana bırakıp, sandıklara el koymak isteyenlere karşı çıkan İnönü’yü kimse hatırlamak istemez.

Her neyse!

Dünyanın sayılı derbisine geri dönelim!

GS’ye de FB’ye de yakışan güzel futbol oynamaktı!

Biz taraftarların beklediği buydu!

Ama onlar sadece kavga ettiler!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 67
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 664
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

8 Ocak 1961'de doğdu. Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster