Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '15

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
208
 

Boyun eğme! AKM

Boyun eğme! AKM
 

Başka başka ağızlarda çiğnenmiş sözcüklerin süpürüldüğü bir sözcük çöplüğünde cümle kurmaya kalkmak, ne delilik! Arkeolog olmak lazım biraz da, çöpçülükle olmaz bu iş. Kazmalı derine derine. Belki biraz da dalgıçlık gerekir. Hep toprakta yatmaz ya hazine.

Dalmalı açığa, dibe… Oksijen bol olsun, boğulabilir insan. Ve kur saati, zamanı gelince dürtmeli bir şeytan, aklını kaybedip kalmak isteyebilirsin en dipte bir suskuda.

Neden onca şiire, öyküye rağmen bitmedi insanlığın sorunu? Hep anlattı durdu sanatçı, aydın. Anlattı ressam, heykeltıraş. Bir heykeltıraşı kırdılar. Heykeldi kırılıp, yıkılan ama asıl yıkılan insanlık anıtıydı. Birilerinin yaptığını, diğerinin yıkması döngüsünde oluyor olan.

Yapmaya, onarmaya gelince de kapat, beklet, yok et modeli yürürlüğe giriyor.

Mesela Taksim’in göbeğinde çürümeye terk ettiler bir yapıyı. Öyle böyle bir yapı da değil üstelik 1969 yılında hizmete girdiği yıllarda, dünyanın dördüncü büyük sanat merkezi.

Yalnız şehrin değil, ülkenin öne çıkan kültür ve sanat yapısı İstanbul Atatürk Kültür Merkezi.

Neler gelip geçmiş bu şehrin gözünün bebeği sanat merkezinin başından. Açıldıktan 1 yıl sonra 1970 yılında Arthur Miller'in "Cadı Kazanı" oyunu sahnelenirken çıkan büyük bir yangınla AKM kullanılmayacak hale geliyor. Cadı kazanı gerçekte mi kaynadı bilinmez!

1978'de Renovasyon sonrası tekrar perdelerini açıyor.

2000'li yıllara kadar sanatseveri ve sanatçısıyla buluşuyor. Çağdaş mimarisi, teknolojik gelişmelere uygun kullanım alanıyla işlevselliğini yitirmeyen AKM de diğer Cumhuriyet varlıkları gibi göze mi batmaya başladı da, artık değerine yakışmayacak durumda atıl bekliyor?

Taksim’e gidince AKM ile bir ilgin olmuştur elbet. Bir tiyatro oyunu, bir opera temsili, bir konsere gitmiş belki de bir sergiyi gezmişsindir. Hiç biri de değilse AKM nin önünde buluşmaya sözleşmişsindir. Artık bir kültür merkezi olmaktan çok polis merkezine dönmüş durumda.

Kültür Başkentinin! Kültür varlığı da böyle "değerlendirilir"

Atatürk Kültür Merkezi, yedi yıldır kapalı. Şu an sivillerin girmesine izin yok. O sahneler, o salonlar, bir taraftan da belleklerinde yer etmiş anıları, oranın gerçek sahipleri halkın ve sanatçıların. Neden kapalı AKM? Yıkılacağı günü mü bekliyor? Akla gelen ama dile getirilemeyen kötü sonları, söyleyen olmak hiç hoş değil biliyorum.

2005 yılında o dönemin kültür bakanı Atilla Koç AKM nin ömrünü tamamladığını, yıkılması gerektiğini söylüyor.

Bu insanlar Kültür bakanı da dahil Avrupa görmüş insanlar. Hiç dikkatlerini çekmemiş midir? O asırlık, dev binalar nasıl aslına uygun korunmuş, o meydanların değeri olmuş.

Sen kapat, beklet, yok et.

Neyse ki tüm yurt aynı şekilde düşünmüyor da sivil toplumun girişimi ve direnci sonucu 2007 yılında AKM Kültür ve Tabiat  Varlıkları Koruma Kurulu kararı ile 1. Derece anıtsal yapı olarak tescil edilip, güvence altına alınıyor. 2008 den bu yana restore edilmek üzere(!) perdeleri kapalı, yenilenmeyi bekliyor. Akıbet  Bknz: Cumhuriyet Gazetesinden Ceren Çıplak haberi

Polis tarafından “korunan” İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin içindeki pek çok önemli teknik aksam ve diğer eşyaların ikinci elcilerde, hurdacılarda satıldığı ortaya çıktı.

AKM’deki pek çok eşyanın arka cephedeki camlardan aşağıya atılarak kamyonlarla seyyar toplayıcılara verildiği bilgisini edindik. 7 yıldır kapalı olan AKM, bugün içi boş, camları kırık ve atıl bir halde hâlâ onarılmayı bekliyor. Öte yandan, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın AKM için ayırdığı 75 milyonluk bütçenin akıbeti de bilinmiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ise konuyla ilgili herhangi bir cevap alamadık

Tiyatro sanatçısı Orhan Aydın, AKM nin inen, çıkan, dönen asansörleri, kostüm ve dekorlarıyla bu ülkede başka hiçbir kültür merkezinde olmayan teknik donanıma sahip olduğunu hatırlatıyor. Ve ekliyor “Bu talanı kimin yaptığı kimlerin eliyle yapıldığı da belli değil. Kültür Bakanlığı direktifi olmadan kamyonun yanaşması ve içinden bir şeyler boşaltması mümkün değil. Bu başlı başına ülkemizde kültür sanat alanındaki düşmanlığın dışavurumudur. Çağdaş ve demokratik ülkelerde bu tür malzemeler, o binanın yüreği olan malzemeler toplanır elden geçirilir, sergilenir. Ayrıca ihaleye çıkmadan nasıl veriyorlar?”

AKM 9. İdare Mahkemesinin aldığı kararla korunması ve aslına uygun olarak restore edilmesi yargının güvencesi altındadır.(TMMOB Mimarlar Odası duyurusu 7 Haziran 2013)

Gezi eylemlerinde AKM nin üzeri renk renk  pankartlarla bezenmeden önce bir pankart dikkatleri çekiyordu.

BOYUN EĞME .

O sıralarda o dönemin başbakanı da AKM yi yıkacaklarını haykırıyordu.

Dilerim AKM kurtulursa ki “yargı işledikçe” bu mümkün.( AKM 1. Derecede anıtsal yapıdır.)

AKM’nin bir bölümü, bu yapının başından geçenlerin fotoğraflarının, belgelerinin sergilendiği  bir müze haline getirilmeli. Sanırım bir çok sanatçı da eserleriyle  destek verir.

 

            http://www.ekavart.tv/sergiler/diger/modernin-icrasi-ataturk-kultur-merkezi-19461977 

https://www.youtube.com/watch?v=QD6af5Q8IXw  Sanatçılardan AKM için 2011

https://www.youtube.com/watch?v=dsbkBasxEAg  Türkiye'de modern mimarlık ve AKM

Not: Bu yazıyı Mesut Selek hocanın bir yazısına yaptığım yoruma cevaben bana,  AKM ni  yaz demesi üzerine yazdım. Ödevimi biraz geciktirdiysem de notumu kırmayın olur mu?:) Kendisine teşekkürler. Yanlışım varsa  af ola. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

AKM' den AVM'ye Cumhuriyet ve O'nun yakın tarih, içinde bir çok anı barındıran yapısının "tükürürürüm böyle sanatın içine" anlayışında, yap-satçı bir anlayış kadrosu tarafından gözler önünde tüketilmesi. Sanattan, sevgiden, geçmişin değerlerini sahiplenmekten "kindar" bir anlayışla uzaklaşanların karşısında gerçekten "BOYUN EĞME" çağrısına uyma susuzluğunda, saygılarımla...

Akın Yazıcı 
 02.05.2015 11:05
Cevap :
Nereye baksak bir ahh! var. Didiklenmedik, yıpratılmadık, yıkılmadık bir şey kalmadı. Hatta peşimden gelmezsen işinden olursuna kadar vardı. BOYUN EĞMEYECEK! yine de bu insanlar. Yüreklendiren sözlerinize teşekkürlerimle. Saygı ve selamlar  02.05.2015 22:27
 

...(devamla) AKM'nin içi boş, virane bir "polis merkezine dönüşmüş olması" yine bir Ankaralı olarak Kızılay'ın nadide doğal mekanlarından Güvenpark'ın da -neredeyse yarıya yakınının- benzeri bir işgal altında olduğu gerçeğini çaktı zihnime! İnsan "benzer şeyler bir sanat ve kültür abidesine değil de sıradan bir caminin başına gelse nasıl bir kızılca kıyamet kopardı acaba" diye düşünmeden edemiyor! Ayrıca, yoksa AKM'yi -öyle ya da böyle- yıkılıp yerine cami yapma konusunda "gizli bir gündem mi var?" sorusu da akıllara geliyor. Bloğunun sonundaki öneri ise son derece doğru: AKM tarihi -bir bakıma- Türk Aydınlanmasına karşı 1970 sonrası saldırıların da neredeyse kısa bir tarihi gibi durmakta! Son derece değerli, güzel, emek ürünü bir yazı. Kutlarım! Mesut hocamız kime ne ödev vereceğini iyi biliyor:) Ne de olsa yılların piri bir öğretmen. İçten teşekkür, sevgi ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 18.03.2015 11:42
Cevap :
Düşlemeyen insan teslim olur.İki peyzaj,bir viyadük sonrasına bakmaz,tav olur.AKM den ona nedir?Belediyesinin Kültür salonu yeter de artar.AKM de ki sanat,iktidarın beğenisine uymaz mesela.Baleye sevimsiz sözler duymamış mıydık?Beğenisine uymadığı zaman da umurunda olmaz.Karşıdır bitmiştir.Biraz aşabilseler taştan katı yargılarını,biraz gülümseyebilseler hayata.Biraz sevebilseler kendilerini,sayabilseler.Sorsanız AKM onarılacak!Ya da daha iyisi yapılacak!Bunca yıl neler yapıldı bu şehire.Hepsi rezidans, hepsi AVM.Rant ve saltanat lazım.Ecdad yadigarı mehter her yere yeter.İslami eserlere laf yok.Tiyatroyu da mutaassıplaştıralım gerisine ödenek cezası verilir.Kendi sanatımızı oluşturuyoruz bakın.Opera,klasik müziğin hiç bir türünü zaten milletimiz sevmez!Denilen bu Ersin Bey.Beğenilerin erozyona uğratıldığı,daha iyisine beslenmek yerine,olanın da yozlaştığı gün.Mesela o canım türküleri bir de türkü diye uydurulanları duyunca nasıl vahim.İçimi döktüm yine yoksa ilaç olacak değil.sevgiyle  12.06.2015 23:52
 

İçinde yakın bir tarihi, sanata-kültüre verilen değeri, edebi lezzeti, bilgece ifadeleri barındıran değerli bir blog. Kutlarım seni 'Cumhuıriyet kızı'! Yazının içine öylesi özlü ve anlamlı ifadeler yerleştirilmiş ki gerçekten bilgece... "Neden onca şiire, öyküye rağmen bitmedi insanlığın sorunu?" diye sorarken sanki insanlıkla beraber uzay gibi (Big Bang sonrası) giderek hep soğuyan ve genişleyen bir sorun alanı tanımlanmış! "Kapat, beklet, yok et modeli" sloganı ise sadece sanat ve kültür mekanlarına değil bir zamanlar sanayimizin bel kemiği, dedelerimizin, babalarımızın ödediği vergilerin yarattığı üretim abideleri olan KİT ve İDT'lerimiz özelleştirilirken de sinsice uygulanan bir "modeldi"! Bu önemli ve çağdaş sanat mekanı AKM'de bir Ankara'lı olmama rağmen (yazında bahsettiğin tarzda) benim de "bağlarım" ve "ilgim" olmuştur. "Cadı Kazanı" sonrası yandığını gazete haberlerinde gördüğümde çocuktum ama içim acımıştı...

Ersin Kabaoglu 
 18.03.2015 11:28
Cevap :
Öncelikle duyarlılıkla bir blog yazısı kadar emek verilerek yazılmış yorumunuza teşekkür ederim.Her türlü emek ürününün zayi edilişini avuçlarımızı sıkarak,içimizi kanatarak görüyor, katlanamıyoruz.Karşımızda ki zihniyetin dar bakış açısı yönünde daraltılan hayatlarımız.Bugünü kar sayanlar,geleceğimizi yok sayıyorlar.Şu teslim durumuna getirilişimizin yıllara örülü tuğlalarını koyanları tarih sayfaları nasıl ağırlayacak?Ki umurlarında mı,yarını düşünmeyenin bu türden kaygıları da olmaz sanırım.Bugünün insanının uyanıp kendisini var etmesi en büyük ceza olmalıdır.Bunun da imkansız hale getirilmesi için her türlü yoksun bırakılma şiddeti ile karşı karşıyayız.Yoksulluk mesela az bir şiddet midir?Sadece kuru bir yaşam sürdürebilmek için çarkların dişlileri arasında iş bulabilme,sürdürebilme ve yetebilme mücadelesi.Sanat hayatın tatlısı gibi görünse de,suyudur aslında.Cansuyudur insanın,insan bunu ya fark eder, ya da bilemeden gider.Düşünmeden,düşlemeden kuru yaşantısı filizlenmeden düşer   18.03.2015 22:51
 

AKM yok edilsin demedim ki? Manevi hatırasının somut kanıtları saklı tutularak yeniden ve aynı kimliğiyle yapılsın istedim. Ne de olsa yapıldığı tarihe istinaden zaten güvenilir bir yapı olduğundan kuşkuluyum. Burgulu inşaat demiri, ve tuzsuz kum kullanımı bile daha 2000 yılına doğru zorunlu yapıldı. 1990 öncesi burgulu inşaat demiri bulunur bir malzeme bile değildi. Yani niyet ve tasarım daha güzelini yapmaksa ben önünde durmam.

Muharrem Soyek 
 14.03.2015 17:37
Cevap :
İşte o niyet kısmı, zaten orası en sorunlu yer Muharrem Bey. Teşekkürler ederim.  14.03.2015 23:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 183
Kayıt tarihi
: 23.06.11
 
 

Çocukken en çok gökyüzünü merak ederdim. Sürekli sorular sorardım, o kadar bıktırırdım ki, "çok f..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster