Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
656
 

Bozacı ve şıracı

Bozacı ve şıracı
 

Hafta sonu yapılan Üniversiteye giriş ilk sınavında ortaya çıkan birden çok kuşku sınavın son derece şaibeli olmasına neden oldu. İlk olarak aynı gün basına yansıyan habere göre İstanbul Eyüp'te bir okulda sınava giren öğrencilerin tamamının bayan öğrenci olması şimdiye kadar görülmemiş bir durum olması nedeniyle kuşku uyandırdı. Ardından sınav soru cevaplarının bir bölümünün bir formülle bilgiye dayanmaksızın çözülebildiği doğru cevabın bulunduğunun açık bi şekilde ortaya konulması bu şaibe ve kuşkuyu dahada artırmıştır. Basındaki haberlere göre savcılık hemen bir soruşturma başlattı. 

Ancak bu sırada beklenmedik bir durum ortaya çıktı. Sayın Cumhurbaşkanı bu şaibeli sınav için ben ÖSYM Başkanı ile görüştüm ve tatmin oldum diye bir açıklama yaptı. Burada birden fazla konuyu alt alta koyup düşünme ve irdeleme durumundayız. İlki sınavda öğrencilerin sınava girecekleri yeri bir grup veya bir okul öğrencilerine özel olarak ayarlamasının mümkün olduğu ve bunun yapıldığı ortaya çıkmıştır. İkinci olarak sınav salonlarında görev alacak görevlilerin zaten istenilen yerde görevlendirilmesi mümkündür. Buna sınav cevaplarının formüllenerek ve her adaya özgü bir kitapçık hazırlanarak ( şimdiye kadarki üniversite sınavlarında ilk) sunulmasını da eklersek ne kadar büyük bir şabie ve sınavda yapılabilecek haksızlıkların olabileceğini düşünmek çok zor değildir. Bitmedi, bu durumun ortaya çıkmasından sonra Cumhurbaşkanın şaibenin olmadığına dair kendisinin ikna olmasını açıklaması neyi ve kimi yada kimleri koruma içgüdüsü ile yapılmıştır. Daha üzerinden bir yıl geçmeyen KPSS sınavı skandalı ortada iken soruların bir gruba açıkça servis edildiği ortada iken ve bu soruşturmanın tamamlanmamış olması bu konuda kamu oyunun aydınlatılmamış olması sorumluların bulunmamış olması ortada iken Cumhurbaşkanının açıklaması kuşkuları artırmıştır. Yapması gerekeni kendisi çok iyi bilmesine rağmen kamuoyunu belki yatıştırmak ve güven vermek için (kendisinin güveverecek bir geçmişi olmamasına rağmen) bu açıklamayı yapması yerinde olmamıştır. Üstelik kendisinin değil sınava giren adayların tatmin olması ve sınavda haksızlık olmadığına inanması gerekmektedir. Yılların birikiminin bir anda bir şekilde bir öğrenciden rahatça çalınıp bir başkasına haketmeyene bu yöntemle verilebilmesinin mümkün olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durumda Cumhurbaşkanı nasıl tatmin olmuş olabilir. Gazetecilerin hangi kesin düşüncelerle tatmin oldunuz size nasıl bir açıklama yapıldı ve belge yada bilgiler sunuldu da ve sadece telefon görüşle tatmin olabildiniz diye kendisine sorması gerekir. Onlar soramıyorlarsa ben kendi Cumhurbaşkanıma bunu sorabilmeliyim. 

Konular o kadar üst üste durmaktaki bu konuda yapılan hiçbir açıklama tatmin edici olmayacaktır. Gerçekleride hiç birimizin bilmesi mümkün değildir. Çünkü bütün bilgiler, her adayın kitapcıkları, cevap anahtarı , nerde ve hangi gruplarla sınava girdikleri sınav salonu görevlileri gibi bir çok farklı ögenin incelenmesi gerekir. Adayların sınav yerlerini istedikleri şekilde gruplayanlar her adaya ayrı bir kitapçık basıldığını söyleyeneler görünürde eşit olan bir uygulamayı özünde bireyselleştirerek aslında bu haksızlığı bazı kılıflarla örtme çabasındalar. 

Denetleme kurulunu harekete geçirmesi gereken ne oluyor neden böyle bir şaibe çıktı gerçekmi değilmi araştırlısın ve bir an önce benim vatandaşım bunu bilsin ve hiç bir öğrenciye özel bir uygulama yapılmamış olsun demesi gereken yetkililer ve özellikle cumhurbaşkanı sadece bir telefon görüşmesinden tatmin olmuştur. Bu konu çok ilginçtir. Bu durum bozacının şahidi şıracı atasözüne nede güzel uymaktadır. 

Son birkaç yılda aralıklarla çıkan bazı kanunları alt alta koyarak düşünmeliyiz. Önce katsayı kanunu çıktı. Anayasa mahkemesinden döndü. Tekrar aynı şekilde sadece bir küçük değişiklik yapılarak tekrar düzenlendi. Geçen aylarda İmam Hatip Lisesi mezunlarının da üniversitelerin diğer bölümlerine girebilmesi için özel bir düzenleme yapıldı. Sonra iş sınavlara geldi. Bazı adayalar için zemin hazırdı. Tek şey sınavdan geçmek kalmıştı. Bunun için Kpss sorular aktarıldı. Bu ortaya çıkınca çok güvenli sınav adı altında dikkatleri başka yöne çekerek bu sınavda şifreleme yöntemi ile cevapların kodları bildirildi. Sınav yerleri ayarlandı. Cumhurbaşkanıda bundan tatmin oldu. Başka ne beklenebilirki. 

Bazı konularda konu yargıya intikal etmiştir. Konuşmak doğru olmaz diyorlar. Ama ne zaman kendileri için bir şaibe bir olumsuzluk varsa hemen ben tatmin oldum Bi şey yok diyorlar. Bu nasıl bir adalet düzeni, bu nasıl bir eşitlik düzeni ve bu nasıl bir hakça düzen ve bu nasıl bir demokrasi düzeni. Kayıp trilyon davasından sanık bir Cumhurbaşkanının yapılan veya teşebbüs edilen bir usulsüzlükten tatmin olması kamuoyunu tatmin edemez. Kpss de skandal ortaya çıktıktan sonra soruların tamamını bilen kişi Test araştırma birimi uzmanı olarak görev yapan Mustafa Asil neden soruşturma kapsamı dışında bırakılmış ve neden hemen Kanadaya görevle gönderilmiştir. Bu konuda da Sayın Cumhurbaşkanının tatmin edici bir açıklaması varmıdır. M.E.B. konuşma ve açıklama yapması gerekirken onun yerine Cumhurbaşkanı tatmin olmuştur. 

Ülkede o kadar olumsuz şeyler oluyorki hergün yazmak hergün paylaşmak gerekiyo maalesef. Oysa güzellikleri paylaşmak ve yazmak istiyor insan. Her insan için daha güzel, daha ortak, daha saygılı, eşit, hakça ve adalet duygumuzun geliştiği günlerde olmak umuduyla. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 43
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 640
Kayıt tarihi
: 12.08.08
 
 

Karadenizliyim. İzmir' de yaşıyorum.  Dünyanın tek bir ülke  olduğuna inanarak  bütün insanların ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster