Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Adem Güngör/FETHİYE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ

http://blog.milliyet.com.tr/ademgungor

13 Ekim '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
839
 

Bozca Dugguk türküsünün öyküsü

Bozca Dugguk türküsünün öyküsü
 

Ali Rıza Güngör 1920 yılında Muğla’nın Fethiye İlçesinin sahil Ceylan köyünde dünyaya gelmiştir.

Ali Rıza Güngör Kuman Kıpçakların Sarallar boyundandır. Sarallar Trabzon’un Of İlçesinde çok yoğun olarak yaşamaktadırlar.

Aslen Burdur’un Çavdır İlçesinin Kızılhisar köyünden olan Hatice Sağır ile evliliğinden üç oğlan ve üç kız çocukları dünyaya gelmiştir.

1933’lü yıllarda sahil Ören Köyünde sabah erken saatlerinde alaca karanlıkta keçi otlatmaya giderken yol kenarında keçilerin bir araya gelerek bir şeyleri, koklayıp deşmeleri dikkatini çeker. Ne olduğunu merakla bakarken, üç telli bir bağlama bir dürbün bir de deri sırt çantası siyah incir olduğunu görür. Deri çantayı ve dürbünü eve bırakır bağlamayı da keçi otlattığı yere götürür fırsat buldukça çalıp söyler.  Evde hem ağabeyleri hem de anne babanın verdiği disiplininde getirdiği bir baskının içinde 0lduğundan, bulduğu bağlamayı keçi otlattığı yerde akşam üzeri bir yere saklama gereği duyar.

Gel zaman git zaman yayla göç zamanı gelir Ali Rıza Güngör’e eşeklerle arı kovanlarını yayla Döger köyü 1950’li yıllarda Temel olan Temel köyüne götürmesi talimatı verilir. Bu görevin verilmesine çok sevinen Güngör, bir fırsat bularak bağlamayı boş arı kovanının birisinin içine yerleştirir. Kayabaşı mevkiine geldiğinde bağlamayı yerinden çıkarıp çalıp söyleyerek giderken, önünden atlı bir adam gelir, elindeki bağlamayı nerede buldun sen bu bağlamayı der. Ulan bu bağlama Sırrı efenin bağlaması diyerek bağlamayı alır gider. Bu adam Sırrı efenin en yakın arkadaşı Ceylan köyünden Zühtü Öztürk ağadır. Ali Rıza Güngör oracıkta yıkılır. Onun için en değerli bir varlık yok olmuştur.

Yaylaya varır varmaz ilk işi bir bağlama tedarik etme yollarını araştırır ve Bayır köyünden üç telli bağlama üstadından bir bağlama tedarik eder. Bu adam Ramazan Güngör’ün de ustası Bayır köyünden Mehmet efedir. Bağlama teknesinin içine üç adet yumurta kabuğunu okus tük şekilde monta ederek bağlamadan çok değişik bir ses çıkartma tekniğinin de mucidi olmuştur.

Bu arada yayla göçleri esnasında Güngör göç obalarından birisinin kızına gönlünü kaptırır. O zamanlar da da göçler yapılmadan üçlü beşli aileler bir araya gelip, yayla göçlerinde Dereyol ve Karabel mevkiinde efelerin soygunlarına maruz kalmamak için silahlı görevliler eşliğinde göçler toplu olarak yapılırmış. Zaman içinde her iki yürekte alevlenir. Göçler birkaç yıl daha beraber yapıldıktan sonra Ali Rıza Güngör’ün sevdiği kızı bir başkasına aile büyükleri verirler. Yine göç zamanı gelir gelir ama sevdiği kız gelin olup gittiğinden, Güngör’ün tüm hayalleri suya düşer.

Giderken yolda bir bozca dugguğun ötmesi onun yürek yaralarının kanamasını daha da arttırır şöyle bir dikilir bozca dugguğa döner, ‘’ne ötersin bozca da dugguk ardıç dalında, aman ardıç dalında. Yalınız mı kaldın a dugguk yayla yolunda, aman yayla yolunda’’ diyerek yüreğinde yanıp tutuştuğu sevdiğine bu dizeleri sıralar.

Yayla ören köyüne varır, çatal oluklu çeşmede su doldurmak için her akşam ovadan iş bitimi sonunda akşamüzeri köyün gençleri su doldurmak için çeşme başında bir araya gelirler. Orada sevdiği kızı göremeyince şöyle bir bakar yine yüreğindeki yangınında etkisiyle, A yaylam senin çeşmelerin çatal oluklu, aman çatal oluklu. Ay gelin senin omuzların sırma melikli, aman sırma melikli, diyerek bu dizeleri sevdiğine böyle aktarır.

Hayvanlarını otlattığı yaylalara çıkar orada sevdiğinle hayvan otlattığı yerde yine yüreğindeki alevleri yükselince burada da çalbalara seslenir. Hani yaylam da senin çalbaların kurumuş, aman kurumuş. Sevip sevip ayrılmalar çok zorumuş, aman çok zorumuş.

Güz ayları gelince yine göç zamanı gelir, gelir ama eller göçer gider. Ali Rıza Güngör yine yaylada yalınız kalınca,  duyguları ayyuka çıkar. hani yaylam da hani senin öf öf ellerin, aman öf ellerin. Göçmüş ellerin de ıssız kalmış o yerlerin, aman o yerlerin. Diyerek duygularını dizelere böyle döker.

DUGGUK BOĞAZI

Ne ötersin bozca da dugguk ardıç dalında

Aman ardıç dalında

Yalınız mı kaldın a dugguk yayla yolunda

Aman yayla yolunda.

A yaylam senin çeşmelerin çatal oluklu

Aman çatal oluklu

Ay gelin senin omuzların sırma melikli

Aman sırma melikli

Hani yaylam da senin çalbaların kurumuş

Aman kurumuş

Sevip sevip de ayrılmalar çok da zorumuş

Aman çok da zorumuş.

Hani yaylam da hani senin öf öf ellerin

Aman öf ellerin

Göçmüş ellerin de ıssız kalmış o yerlerin

Aman O yerlerin.

Ali Rıza Güngör.05 01 2007 Cuma sabahı kalp krizi geçirerek yaşamına veda etmiştir.

TRT tarafından 2006 yılında dugguk boğazının çekimleri yapılmıştır. Zaman zaman TRT kanallarında çalıp söylerken onu izliyoruz. Mezarı Muğla/Fethiye/Seki Beldesi Temel köyü Eren dağı Kayak Merkezi yolu üzerindedir.  Oğlu araştırmacı yazar Adem Güngör tarafından kaleme alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 320
Toplam yorum
: 156
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1649
Kayıt tarihi
: 16.04.09
 
 

Muğla Fethiye doğumluyum. Sanat okulu elektrik bölümü mezunuyum. Tarih ve Kültüre çok önem veriyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster