Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '08

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
2408
 

Bozkırdan geçerken (Roma Havuzu)

Bozkırdan geçerken (Roma Havuzu)
 

Roma havuzu-Bahçeli Kemerhisar-Niğde


Toroslara yukarıdan bakmaya başlarken hayallerim maziye takıldı. Uçarken değil elbet nostaljik duygulara kapılmak, dağlara üstünden geçerken bakılmaz her zaman ama yerden bakarken de onları aşağılarda kalmış olarak görebiliyoruz. Ulukışla'dan Niğdeye doğru seferdeyken Handuvarları şiiri hatırlamamak elde değil.

"Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya. "

"Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,
Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler... "

"Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu.
Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince.
Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince
Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi.
Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi."

Faruk Nafiz Çamlıbel'in, bu ve devam eden dizelerindeki tasvirlere eklenecek bir şey kalmıyor. Son yıllardaki çevre görünüm kirliliklerini görmezsek. Ama biz sararmamış yayla çayırlarının içinden ilerlerken Bahçeli Köyü meyveci tezgahları önünde duruyoruz. Niğde elma ili olarak bilinse de meyve diyarı demek daha yakışır.

Çünkü numunesi Bahçeli köyü geçişindeki çardak-haymalardaki meyvecilerin tezgahlarındaki meyve çeşitleri ve kalitesinden anlaşılmaktadır. Buradan meyveri aldıktan sonra kuzey ufuklarda göz gezdirirken Hasandağı zirvesinde kratere hayalerin takıldığı anda, yoldan az içeride sütunlu bir köy malikhanesi dikatti çekince buradan sola sapın (kuzey) az ilerde Tarihe yolculukla güncel yolculuk kesişecektir.

Roma havuzu mesire alanı ve dinlenme tesisleri dinlendirmeye hazır binlerce senedir yolcuları bekliyor. Burası Niğde Kemerhisar civarında yol güzergahında dinlenme ortamı yaratırken çevreyle birlikte tarih ve arkeoloji ilede tanıştırmaktadır. Roma havuzu çevresinde söğütlerin dışbudakların gölgesinde dinlenip beyaz mermer havuzun yivli duvarlarında tarihin gizemine dalarken Kemerhisar'ın kemerleri çağırıyor. Antik adı Tyana!

Tyana, Niğde İli’ne bağlı bir kasaba olan Kemerhisar’ın tarihi ismidir. Su Kemerleri ve Roma havuzuyla açık hava müzesi durumundaki Tyana (kemerhisar) Ulukışla Niğde – Kayseri karayolu güzergahında transit yolculuklarda bile görülebilecek konumuyla Bahar mevsiminde ve yayla havasıyla yazın dinlenmek için bozkır ortasında çöl vahası zenginliğiyle mesire yeri ihtiyacını karşılamaktadır.

Hititlerin Tuvanuva adını verdikleri antik kent daha sonra Romalılarca Tyana ismini almış. Türklerin kiliseli kasaba durumundaki hüyük üstüne yerleşmeleri ile Kilisehisar ve daha sonra kemerlerin de etkisi ile olacak ki Kemerhisar adını almıştır. (arkeloji ve tarihi hakkında geniş bilgi, ilgili sitelerden edinilebilir.) Bir bakıma da yol (cadde) boyunca uzayıp giden kemerler (suyolu) sur (hisar-kale duvarları) gibi görülebildiği kadar uzayıp gitmektedir. Biz arabanın içinden takip ederek ancak cadde boyunca görebildik.

Bahçeli’de bulunan ve mermer duvarlarla örülmüş kaynak sularını çeviren az önce gördüğümüz Roma Havuzudur ki; bu havuzdan Roma İmparatorluğu döneminde Tyana’ya doğru bir su iletim şebekesi yapılmıştır. Havuz 62 X 20 metre boyutlarındadır. Bu kaynaktan yerle aynı seviyede olan bir boru şebekesi çıkmaktadır. Boru şebekesi; kaynaktan kemerler aracılığı ile su taşımıştır.

Kemerhisar’ın kuzey kesiminde yeraltından geçerek batıya giden bir yer altı ırmağının olduğu söylenmekte ve bu suların devamı olarak bu havuzun yapıldığı belirtilmektedir. Bu ırmak bugün Köşk denilen Roma Havuzunda ve Askeri Fabrika içinde olmak üzere iki kaynakla kendiliğinden yüzeye çıkmaktadır.

İkibin yıllar öncsinden altyapı ve imara verilen önemi anlayabilmeyi bügünkü ilgili yetkilere bırakıp,

Bu doğal ve arkeolojik zenginlik içinden geçerken niğdeye doğru ilerliyoruz.

nariçi 18.05.08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazı yerlerde denizin olmaması ne iyi diye düşünüyorum; doğa korunuyor ve "naranciye" bahçelerimiz yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Yoksa; biline son; betonlaşma. Ayağınıza sağlık, iyi gezmeler olsun. Sevgi ve saygılarımla, maviyle.

derinmavi.. 
 20.05.2008 16:04
Cevap :
Kültürel alt yapımız dejenere olmuş, iki arada bir derede kalmışız, bu durum üzerine birde egoizmi körükleyip pragmatist düşündüren ferdi liberal kapitalizm olunca doğal çevremiz bile tükeniyor, çok haklısınız ama bu global tehlikenin önünde durmak için yukarıdaki insan özelliklerini terbiye etmek zor. teşekkür ederim. Mutluluklar.  20.05.2008 17:04
 

o güzelim şiir böyle yarım bırakılır mı yani? hele maraşlı şeyhoğlunun dizeleri? hala içimi sızlatır benim. elinize, dilinize sağlık.

hazandagüzeldir 
 18.05.2008 21:35
Cevap :
Şiir uzun olduğu ve devamını okuyucuların kendilerine bıraktığım için hayallerinin genişlemesi gereğinden kısa bölümünü aldım. Blog'u okuyanlar Pc den tıklayıp devamını okurlarsa Anadolu kültürüne yolculuk yaparlar. Sevgi ve saygıyla-selam.  18.05.2008 21:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 376
Toplam yorum
: 933
Toplam mesaj
: 229
Ort. okunma sayısı
: 1800
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Hayat herkes için aslında yalnızlıktır. hiç kimsenin doğal garantisi yoktur. (Günlük atüel haberl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster