Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '19

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
434
 

Bozkırın Sözleri - 2

1- Akıllı bir ailenin, her zaman, elinde tuttuğu üç hazinesinin olması gerekir. Birinci hazinesi sevgi olmalı, ikinci hazinesi tutumluluk olmalı, üçüncü hazinesi, komşularına ve başkalarına üstten bakmamak,  onlara göre öncelik iddiasında bulunmamak olmalı.

İyi bilinmelidir ki;

-Bir ailenin çevreye verdiği ve çevreden aldığı sevgiden o aile için korkusuzluk, cesaret doğar.  

-Bir ailenin parasını savurganlıktan, çarçur etmekten kaçınması, tutumlu olması,  parasından artırım yapması o ailenin; aldığı anlamlı ekonomik kararlarında, işinde, gücünde geniş görüş alanını sağlar. Bu sonuç o aileye; zenginlik, huzur, dinginlik ve yaşam rahatlığı verir.

-Bir ailenin komşularına veya başkalarına üstten bakmaması, alçak gönüllü olması, öncelikli olma iddiasından kaçınması o aileye yaşam güvenliği sağlar.

**********

2- Ey genç! Gençlik enerjini bulanık, saçma sapan, beyhude yerlerde değil anlamlı yelerde kullan. Gençlik enerjin, zamanın sana gelecekte hatırlı bir makam, zenginlik, dinginlik, rahatlık sağlasın…

**********

3- Ey Dost! İyi bil ki bazı ülkeler saldırı silahı olarak geliştirdiği zekâsız büyük güçlere sahiptirler. Bir gün pamuk ipliğine bağlı bu büyük zekâsız güçlerin harekete geçmeyeceğine dair o ülkelerdeki üst mevkide olanlar dahil Dünya da hiçbir kimse garanti veremez. Bilim, fen adamlarının;  zaman, güç, emek vererek oluşturduğu büyük zekâsız güçler yaşadığımız bu Dünya’ yı her an bir felakete dönüşebilir, insanlığın altında kalkamayacağı sonuçlar üretebilir. Ey Akıllı! Bu Dünya’da yaşayan insanların kurdunun yine diğer insanların olduğunu bil. Yaşadığımız Dünya’nın sert en katı gerçeği şu dur ki: Büyük zekasız güçlerin  bağlı olduğu pamuk ipliği bir deli tarafından her an  koparılabilir.

**********

4- Genç! Başarılı iş adamı mı olmak istiyorsun?  Öyleyse bu düşüncem sana öğüt olsun. Hiçbir zaman kamuoyunun dikkatini çekme. Moral, teşvik, isteklendirme duygularının bozulmasını istemiyorsan lüzumsuz yorumlar yapacak olan çevrendeki yararsızlardan uzak durmasını bil. Bilinmez, tutulmaz olma, dikkat çekmeden başarma gibi kendine özel nitelikler kazandır. Bu halin ile ruhen ve bedenen hiçbir şekilde yıpranmazsın. Yaşadığın her gün yüksek moral gücüyle çalışır, ülken ve kendin adına çok büyük başarılara imza atarsın.

**********

5- Ey Akıllı Genç! Bir ülke düşünün ki savaş oyuncaklarına sürekli para yatırıyorsa,  şavaş oyuncaklarını teknolojik olarak geliştiriyorsa bu ülke ile sınırdaş, hatta sınır aşırı ülkelerde boş durmayacaklardır. Onlarda kendilerine saldırılacak algısına kapılarak dişlerinde tırnaklarında keserek artırdıkları paraları savaş oyuncaklarına yatırmaya başlayacaklardır.  Bunun sonucu ne oluyor biliyor musun? Dünya’ daki her bir Ülke eğitime, sağlığa, üretime, imara kendi insanlarının dirliğine, zenginliğine kullanacağı paralar savaş oyuncağı üreten ulusal yada uluslar arası olan silah şirketlerin kasasına giriyor. Dünyamızda yaşayan insanların çoğunluğu işte bu nedenle mutluluk yüzü görmüyor. Her bir Ülkenin halkı işsizliktan, aşsızlıktan perişan oluyor. Evlat iyi bil ki, bu tespitim, yaşadığımız bu Dünya’da gerçeğin ta kendisidir.

**********

6- Yaşam stratejisinde bir insanın neyin, ne zaman yapmaması gerektiğini bilmesi, neyi, ne zaman yapmayı bilmek kadar önemlidir.

**********

7- Politikada usta lider, sinirlenmeyen liderdir. Politik zaferde usta lider korkusuz liderdir. Akıllı ve bilgili olan bir lider savaşı önceden kazanır, Ancak politikada usta olmayan cahil bir lider kazanmak için daha çok savaşmak zorunda kalır.

**********

8- Bir ülkede en büyük patron devlettir.  Patron olan bir devlet; olabilecek ulusal krizlere çalışarak A ve B planlarıyla çözüm getirebiliyorsa, devlet makamlarına layık olanları atıyorsa, planlamalarını iyi yapıp zayıf ve güçlü noktalarını iyi görebiliyorsa, adalet ve zenginliği, dinginliği tüm halkına ulaştırıp dağıtabiliyorsa o devletin ayakta kalma, güçlü olma başarısı tam ve kesin olur. İşte böyle bir devlet diğer devletlerle olan ilişkilerinde dik durur. Kendi içinde güçlü olan bir devlet, Dünya yüzündeki hiçbir devlete boyun eğmez.  Diğer devletlerle olan ilişkilerinde her zaman masaya güçlü bir kimlikle oturur ve masadan güçlü bir kimlikle kalkar

**********

9- Ey dost! Bil ki kendi içinde; adalet, düzen, dayanışma ile ahlak anlayışı yüksek perdede oluşmuş intizamlı, kararlı küçük gruplar, topluluklar her zaman kendinden çok, çok daha büyük olan; adaletsiz, düzensiz, dayanışmasız, ahlaksız gruplara, topluluklara karşı gelirler. Onların gözdağı vermelerine, korkutmalarına boyun eğmezler. Karşılarında dimdik ayakta dururlar.

**********

 10- Ey Hayat Yolunun Yolcusu!  Hiçbir şey anlaşılmadan hissedilemez. Hiç bir şey karşılıksız elde edilemez. Hiç bir kimsede fayda görmeyeceği bir yere gitmez. Bunları böyle bil.

**********

11- Ey Dost! Diyeceğim şu ki, hayatında başarılı olmak isteyen bir iş adamı her şeyi kendi başına görmeli ve bilmelidir. Bu sözümün açılımı şudur: 

-Bir iş adam ki ön sezgisi ile başkalarının göremediğini görmesi, başkalarının bilemediğini bilmesi gerekir.

-Eğer bir iş adamı başkalarının göremediğini görüyorsa, bu boyut, parlak zekâya sahip olduğununa dair o iş adamının doğru bir çizgisidir. 

- Aynı işadamı başkalarının bilemediğini de biliyorsa bu ikinci boyut da o iş adamının üstün zekâya sahip olduğuna dair ikinci bir doğru çizgisidir.

Sonuç: Parlak ve üstün zekâ boyutuna sahip yani iki doğru çizgisi olan işadamı her yerde, her zaman kazanacak olan işadamıdır.

**********

12- Ey Karagözlü Yiğit! Bana bir insanda derin bilgi denilebilecek; akıl, basiret, sağduyu nedir diye soruyorsun. Ben de derim ki:   Bir insan, sıkıntıyı sıkıntının oluşmasından önce görebiliyorsa, bir insan bir tehlikeyi tehlikenin oluşmasından önce sezebiliyorsa, bir insan bir belayı bela gelmeden önce kestirebiliyorsa işte böylesi bir insana, derin bilgisi olan bir insandır, denilir.

**********

13- Ey Akıllı! Gel bu güçsüz, bîçare  olan acizi dinle. Söyleyeceğim şu ki: Şeytanın hava ve heveslerine uyma. Bataklık çukurunda dolaşıp da; aklını, ruhunu, gönlünü kirletme. Bu Dünyanın çiçek dolu kırlarında dolaş ki çiçek kokuları içine dolsun. Kalbinin kinini, pasını, kirini alsın. Gönlünü, ruhunu dinlendirsin. Üç günlük Dünya’da insanlığını, huzuru yaşa.

**********

14- Gerçek Allah dostunun riyakârlıkla işi olmaz.

**********

15- Ey Dost! Hayatta iyi bakıp, keyif almak mı istiyorsun? Öyleyse sözlerime kulak ver. Ruh ve bedenini iyi dengele. İnançlı ol, huzuru yüreğinin ta derinliklerinde hisset. Aile, iş ve sosyal çevrenle olan birlikteliğinden hiç kopma. Zaman bulursan hayatını çok farklı mutluluklarla süsle. Sonrası mı? Artık düşünme gerisi gelir

**********

16- Dost! Gönlünü karamsarlığa düşürme… Gönül, gönül sahibini arar. Kalk git gönlünün sahibini ara.

**********

17- Mis kokulu bir ceylan evlenip de eşek ahırına düşmüşse vay ki vay o ceylanın haline… Güzel ceylanın her günü karaya vurmuş balık gibi olur. Aşağılanmaktan, ısırılmaktan, tekmelenmekten çırpına, çırpına can verir.

**********

18- Bazı insanlar riyakârlığı kısa günde kendilerine fayda sağlayacak doğruluk olarak kabul ederler. O akıllılar bilmezler ki uzun günde hiçbir kimse kendilerinin sözlerine, dostluklarına güvenmez. Ey Genç! Sen, sen ol hayat yolunda yürürken ikiyüzlü olma. Özünde, sözünde, işinde, aşında dosdoğru ol. Bil ki, kaybedenlerden değil, kazananlardan olursun.

**********

19- Ey Genç! Akıllı ol. Boşuna zaman kaybetme. Deniz kıyısındaki ayak izi denizin başladığı yere kadar takip edilir. Denizden öteye ayak izi olmaz.

**********

20- Dost! Atmaca kuşu havada avlanır. Çünkü yer faresinin yeryüzünde kaçacak deliği bulunur.

**********

21- Bir insanı başkasının gözüyle görme. Kulağı ile duyma… İnsan hakkında bilgi sahibi olmak, akıllı kararlar almak istiyorsan bir insanı kendi gözünle gör, kulağın ile dinle.

**********

22- Ey Dost! Kökü, başağı olmayan kısa ekin sapına saman çöpü derler. Saman çöpünü rüzgâr bir o tarafa, bir bu tarafa savurur. Sen her zaman kökü, sapı, başağı olan ekin ol. Rüzgâr vurdukça başını mutlu bir şekilde bir o tarafa bir bu tarafa salla.

Bilinmelidir ki bu anlatımda, Kök: Bir yere ait olmaktır. Geçmişini, kökünü bilmektir. Sap: Sağlam bir duruştur. Başak: Bilgi, akıl, donanımdır. Rüzgâr: Yaşamın katı gerçeğidir. Saman çöpü: Kökü, başı olmayan bilgisiz, donanımsız, güçsüz, kuvvetsiz insandır. Rüzgârın yönüne göre hareket eder.

**********

23- Bazı hanımlar öyle nazlı olurlar ki; sümbülü, laleyi, reyhanı bile çok nazlı koklarlar. Ey dost! Böylesi hanımlarda hiçbir şey olmaz. Kadın dediğin mücadeleci olacak. Taşı sıktı mı suyunu çıkartacak cinsten... Dost! Çok iyi bil ki, üzerinde fırtınalar, kasırgalar geçse bile mücadeleci kadınları olan toplumlar, milletler yine dimdik ayakta kalır.

**********

24- Dünya dolup, boşalan bir meclis gibidir. Sabah olur, gün doğar, kapı açılır. İnsanlar içeri girerler. Gün içinde mecliste; bağrışırlar, çağrışırlar, didişirler, dertleşirler, gülerler, ağlarlar… Akşam olur. Meclisin diğer kapısı açılır. İnsanlar bir daha dönmemek üzere kapıdan çıkıp giderler.

**********

25- En tehlikeli olan iki hırs vardır, İnsanoğlunda. Biri şehvet hırsı, diğeri mevki (makam, mal, mülk elde etme ) hırsıdır. Akıllı bir insan, bu iki hırsını dengede tutmasını bilirse Dünya yaşantısında huzur bulur, mutlu olur. Eğer ki bir insan bu iki hırsını da dengeleyemiyor, hırslarına yenik düşüyorsa vay ki vay o insanın haline… Hayat yolu o insan için çok inişli, çıkışlı olur. Dünya huzuru ve mutluluk hırslarının esiri olmuş serkeş bir insanın yanına hiçbir zaman uğramaz.

**********

26- Ey Genç! Sabır, kanadı olmayan kuş gibidir. Öfke, hiddet, kızgınlıkla hop oturan hop kalkan kollu, kanatlı yiğit olma… Gel beni dinle, kanadı olmayan kuş ol. Bil ki, sonradan çok pişmanlık duyacağın birçok belayı daha şimdiden başından def etmiş olursun.

**********

27- “Baş başa, baş padişaha bağlıdır,” derler. Yönetimin başı padişah tektir. Ancak tekin oturduğu koltuk ateştendir. Kimse yanaşamaz, dokunamaz. Tek olan padişah, kardeşleri şöyle dursun, koltuğuna dokunan oğlunu bile acımazsız bir şekilde koltuğumu elimde alacak diye öldürtür. Sonuç, tek koltuğun yanında bulunmak her zaman tehlike demektir.

**********

28- Durgun suda yüzmeyen siyaset, dalgalandırdığı fırtınalı suda gemisini kurtarmak, limana girmek için çok uğraşır.

**********

29- Ey Genç! Ötenberi iyi bilinen bir gerçek şu ki: Gelişmemiş yada az gelişmiş ülkelerde başa gelmiş kamu yönetimleri özel sektör yönetimleri gibi çalışmazlar. Onlar, yönetim kademelerindeki kendisi gibi düşünmeyen incileri çok ucuza satarlar. Niteliksizlere görev verirler. Bu nedenle ve çoğu zaman o ülkelerde millet hazinesi varlık içinde yokluğu yaşar. Ülke zarar görür, millet çok eziyet çeker.

 

Mehmet TURAN

Söğütözü - ANKARA, 15.02 2019 Saat 15.48

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2415
Kayıt tarihi
: 28.10.08
 
 

Mucur / Kırşehir doğumluyum. Uzun süre Maliye Bakanlığı'nda çalıştım. Kabul etmek gerekir ki, Mal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster