Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
519
 

Bozkırlarına bahar gelmiş memleketimin...

Bozkırlarına bahar gelmiş memleketimin...
 

Bu pazar," Ne duruyorsun be, at kendini kırlara"dedim..Ve kırlara attım beni,Ülkü'yü de yanıma katarak...

Kuru dalları dantel motifli ağaçlarım,baştan ayağı çiçeğe kesmiş.Kimi beyaz gelinliklerini,kimi de pembe nişanlıklarını giymiş.Çobanlar da ,koyunlarını ile salmışlar kendilerini otlaklara bizim gibi.Su içtik, toprak testilerinden kana kana..

Papatyalar topladım sarı-beyaz,mutfak masamın üzerine koymak için.Kapıdan girince karşılaşınlar beni,güleç yüzleri ile kırları evime taşısınlar,diye...Yeşil çimenlerin üzerinde koştum yalınayak.Sonra da uzanıp üstüne toprağın,ayaklarımı gıdıklayan karıncaları seyrettim...

Ayşe Ninenin köyüne düştü yolumuz.Taş ve kerpiç yapıların, ahşap geniş verandalarla yaşam bulduğu,kurutulmuş biber,domates,patlıcan dizi salkımları ile süslendiği evler...Kocaman avlularında hamarat kadınların bahar işlerini yaptıkları, evlerinin direkleri kocalarının da kahvelerde pineklediği köyü fotoğrafladım.

Kadınlar,utangaç edalarla nazlanırken,köyün delikanlıları çok hevesliydi doğrusu poz vermelere:)))

Ve köyün sokaklarında dolanırken,kocaman yüreği ile Ayşe Nine karşıladı bizi, yarı yıkık evinin avlusunda.Elinde tuttuğu tarhanalı pideyi paylaştı.En yorgun,en yaralı,en yalnız gözleriyle baktı objektifime...

Yıllar olmuştu, kocasını yitireli.Evleri yandıktan sonra, çok yaşamamıştı o da.Hiç çocukları olmamıştı.Evlatlık almışlardı onlarda.Ama o da uzaklara gitmişti çoktan.Arayıp sormuyordu artık, Ayşe Nineyi. Yaşlılık maaşı alıyordu.Bir evceğizi vardı işte,başını sokacağı.Ahhh..biraz parası olsaydı..Dişlerini yaptırırdı. "Ahh..bu dişsizlik.." deyip,elindeki kuru pideyi kemirmeye çalışıyordu,bir yandan.

"Muhterem Nur gibi burnu " olduğunu ,bilmiyordu tabii.Kocası da hiç söylememişti.20 yaşında mıydı,40 yaşında mı?.. O civarlarda bir şeydi işte. " ne bileyim kızım,napıcam ben,yaşı başı ?diye söyleniyordu , yürek dolusu gülerek..Bir keresinde de Almanlar gelmişti köye,hem de onun evceğizine. "Onlara da böyle resim çektirmiştim.Çay da yapmıştım.Ama o zamanlar,süslenmiştim . Gençtim,erim ölmemişti daha.." diyordu,uzaklara dalmış, yaralı gözleri ile..

Köyün gençleri,etrafımızda dolanmaya başlamışlardı. "Tarihi yerleri sever miydik? Hazineleri merak eder miydik?"(Bizi de tarihi eser,gördüler yaaa:))

"Amaaann gızıım..yüz vemeyin şunlara ! Ne tarihi eseri olcak burlardaa.."diye,söyleniyordu,Ayşe Nine,korumacı bir eda ile.

Güneş çekilmeye başlarken yavaşça,kendini göstermeye başlayan bozkır ayazı ile birlikte ,bizim de kırlara veda vaktimiz, gelmişti.

Ayşe Nine,pencere içlerinde fesleğenler,pembe yoncalar dolu saksıları olan yarı yıkık evinin avlusundan,bir yandan " Kol kırılır,dal kalır..Dal kırılır,.....ne kalır? diye bir mani tutturmuş, bize el sallıyordu...

Sahi, "Kol kırılır,dal kalır..Dal kırılır......'' Ne kalır ?


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

uşak benim hafızamda hep tarihi içinde barındıran küçük bir şehir olarak kalmışdır nedense.. özelliklede tren istasyonu bir bahar günüydü oraya geldiğimizde mis gibi toprak kokuyodu içimde kalmışdı gezememişdik fazla..ama yazınızla kasabasına gezmiş kadar oldum yüreğinize sağlık sevgiler...

eflatun sokak 
 28.05.2007 16:20
Cevap :
Çok teşekkur ederim, eflatun sokak..Ziyaretin ve yorumun için..Ne güzel bir isim böyleee..Tutkunu olduğum bir renktir benim,eflatun. Resimlerimde çok kullandığım.Mutlaka özel bi insan olmalısın.bir yıldır yaşıyorum ben de bu şehirde.Dediğin gibi, gar binası çok özel bir yapı.Bir çok Türk filminin gar sahneleri orada çekilmiş.Şimdilerde sanat merkezi olması gündemde. Bloglarımın arasında " Yeni bir kentin ilk sabahına uyanmak ", "Şimdi mor leylaklar zamanı ", " Göl Saatleri ", " Kasabanın sanatçıları "isimli bloglarımda,uşakla ilgili yazılar,anılar ve fotoğraflar bulabilirsin canım.Sevgilerimle..  28.05.2007 17:08
 

giderim Uşak iline ve bazı kasabalarına. Ne senin gözünle bakabilmişim bu yörelere ne de gördüğüm insanlar senin anlattığın gibi değillermiş. Muhteşem anlatımın ve bu güzel fotoğrafların için teşekkür ederim. Sevgilerimle

Abla 
 22.05.2007 22:40
Cevap :
ahh..Sevim can..işte o güzellikler,küçük ayrıntılardır beni yaşama bağlayan.Onları göremezsem..keşfedemezsem..yaşayamam,çürürüm ben..Doğa ve güzel insanlar , benim yaşam afrodizyaklarım :))Sen de dahilsin buna..Unutma hiç:))Sevgiler..  23.05.2007 12:16
 

Sana verdiğim yanıt,nasıl oldu ise çıkmamış ya da silinmi bir şekilde canım.Bozkırlarıma bekliyorum seni.Kaç gel,plazalrın arasından.Kaç da bir soluklan buralarda.Beraber,Ayşe Nine'nin köyüne gideriz.Sen de "mMuhterem Nur burunlu " her birinde yaşanmışlıkları olan kırışık dolu yüğzünden öpersin sevgi ile.Hem bize çayda yapar belki tarhanalı pidenin yanına..Sevgiler canım..

Neşe İleri 
 15.04.2007 14:27
 

havası, suyu, kokusu, insanı bile başka olmalı oraların...işte çok geç olmadan plaza yığınlarının arasında farkına varmadan eskimek değil de böyle bir yerde yaşadığının farkına vara vara yaşlanmak istiorum ben...ne güzel sayenizde temiz hava, köy ekmeği kokusu ve Ayşe Nine'nin güleç giriverdi odama bir güneş gibi...bir daha giderseniz Ayşe Nine'ye çok selam söyleyip, öpün ellerinden. ya da olmadı beni de götürün ben kendim öpeyim...

beenmaya 
 14.04.2007 11:45
Cevap :
Canım benim,zevkle misafir ederim seni..Hem ne de olsa hemşehrim sayılırsın:))Bi ayrıcalığın olacak tabii..Hem Ayşe Nine,bize çay bile yapar..Sen de istediğin gibi öpücüklere boğarsın onun "Muhterem Nur burunlu" kırışık güzel yüzünü. Sevgiler Özlemcim..  14.04.2007 15:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2258
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster