Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
368
 

Bremen Mızıkacıları Cehennem Melekleri bölüm 4: Son durak [Full artı Full Masallar]

Bremen Mızıkacıları Cehennem Melekleri bölüm 4: Son durak [Full artı Full Masallar]
 

Bremen Mızıkacıları Cehennem Melekleri  Bölüm 4: Son Durak

BÖLÜM 1

BÖLÜM 2

BÖLÜM 3

 

UYARILAR

Bu blog [Full artı full Masallar] serisinin bir parçasıdır. Serinin diğer masallarını okumak için aşağıdaki linklere tıklayabilir, google'a full artı full masallar yazabilirsiniz.

Serinin diğer masalları:Kırmızı Başlıklı Kız, Rapunzel, Hansel ve Gratel, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Sindirella, Oz Büyücüsü

 

Kapının önündeki kalabalığın şaşkınlığı kedi, köpek ve horozun yüzlerinden okunmaktaydı. Bu sırada eşek şaşkın bakışlar altında pencereye doğru yaklaştı ve bir el hareketiyle aşağıdakilere yukarı gelmelerini işaret etti.

Ekipteki en mülayim görüntülü kişi eşek olmasına karşın en büyük sürprizi de yine o yapmış. Kısa süre sonra aşağıdakiler kapıda belirmişler. Ekipte kimler yokmuş ki? Kırmızı başlıklı kız, Rapunzel, Ali Baba, Hansel ve Gratel, Sindirella, Oz Büyücüsü ve ekibindeki aslan, korkuluk ile teneke adam da oradaymışlar.

Kırmızı başlıklı kız eşek, köpek, kedi ve horozu kısa bir süre süzdükten sonra alaycı bir gülümsemeyle sormuş eşeğe.

"Bu ekiple mi gireceksin oraya? Daha çok sirke gidecek gibi duruyorsunuz" Alaycı gülümsemesinin ardından bir de belli belirsiz bir gülüşme sesi gelmiş kapıdaki gruptan.

O anda şimşek gibi yerinden fırlayan horoz Kırmızı Başlıklı Kız'ın başına çıkmış ve bacağından çıkardığı avcı bıçağını boğazına dayamış.

"Karşında yüzbaşı Kart Horoz var pis sürtük. Ağzına bir ayar ver yoksa dilini kopartırım"

Eşek horoza sakin olmasını işaret eden bir el hareketiyle durdurmuş horozu.

"Baylar bayanlar. Gördüğünüz gibi buradaki herkes son derece iyi eğitimli. Amacımız bizi bu hale getirenlerden hesap sormak, birbirimizi öldürmek değil. Bunun için herkes sakin olsun ve plana sadık kalsın lütfen. Horoz sen de yanıma gel, büyütmenin anlamı yok."

Horoz memnuniyetsiz bir ifadeyle bıçağını Kırmızı Başlıklı Kız'ın boğazından çekmiş ve eşeğin yanına gitmiş. Eşek bu sırada herkesi masanın başına davet etmiş.

Masadaki eskizlere bir göz attıktan sonra gruba dönmüş.

"Arkadaşlar, sanıyorum ki herkes aşağı yukarı birbirini masallardan tanıyordur ama yine de kısa bir tanışma iyi olur diye düşünüyorum. Bu arkadaşımız Kırmızı Başlıklı Kız. Ekibimizin yakın dövüş sporları konusunda en deneyimli isimlerinden. Sevimli göründüğüne aldanmayın. Elleriyle boğarak öldürmeyi sever. Uyuşturucu baronu olan büyükannesinin kendisini bağımlı yapmasının ardından daha da acımasız oldu.

Bu uzun saçlı arkadaşımız da Rapunzel. O lanet kulede defalarca istismara uğramasına ve cadının tacizine uğramasına karşın kuleden sağ çıkmayı başardı. Kendisini vahşi kuşların parçalaması için kuleye terk eden cadıdan bir daha haber alınamadı. Neler yapabileceğini siz düşünün.

Ali Baba, ekibmizin patlayıcı uzmanı. Kırk Haramileri ve destekçisi olan yabancı subayları buharlaştıran ve o lanet mağaradan kurtulmayı başaran tek insan. Çoğu kişi onu hayalet katil olarak tanıyor.

Hansel ve Gratel'i ise talihsizliklerinden tanıyorsunuz aslında. Özellikle Hansel'in ormanda yaşadığı travmatik taciz vakası onu çok acımasız bir katile dönüştürdü. Adaleti kesip parçalayarak dağıtmayı seviyor. Gratel ise genelde ateşli silahları tercih ediyor.

Sindirella ekibimizin keskin nişancısı. Kendisine hayatı zindan eden kardeşlerini ve onların tecavüzcülerini 500 metreden kafalarını patlatarak vurmasından tanıyoruz onu. Masalcıların malikhanesine girerken en çok ona güveneceğiz.

...ve Oz Büyücüsü. Masalda neredeyse hiç piyasada görünmemesine karşın asıl mahareti kimsasallar. Çeşitli kimyasallardan ölümcül silahlar üretebilmesiyle tanınıyor. Masallarda ise bu kirli işleri bilinmesin diye büyücü olarak tanıtılıyor.

Teneke adam. Bildiğiniz üzere beyni olmayan arkadaşımız beyne sahip olmakla yetinmedi. Sonrasında yüksek teknolojili sibernetik bir organizmaya dönüştü. Kendisine ileri teknoloji yapay zeka sistemleri entegre edildi. Şimdiyse aynı anda yedi bilgisayarla aynı anda satranç oynayabiliyor. O, binanın güvenlik sistemlerini etkisiz hale getirmek için en büyük umudumuz.

Korkuluğu ise kalbi olmamasıyla tanıyorsunuz. Oysa şimdi tüm organ sistemlerine sahip. Kendisini yenileyebilen rejeneratif sibernetik bir organizma. Onu saldırıda joker olarak düşünüyorum.

Son olarak aslan... Onu anlatmaya gerek yok. Bir zamanlar cesareti yoktu ancak şimdi karşısına çıkmayı kesinlikle istemezsiniz..."

Eşek sözlerini tamamlarken Ali Baba donuk bir ifadeyle sordu eşeğe.

"Eşek, planı görelim artık."

Eşek, Ali Baba'nın bu sabırsız tavrını onun görev azmine bağlarcasına başıyla onaylayıp devam etmiş.

Önündeki eskizleri elleriyle iki yana biraz daha gererek planı anlatmaya başlamış. Planı en ince detayına kadar anlatmak neredeyse üç saat sürmüş. En sonunda herkes planı onayladıktan sonra ertesi güne kadar herkes sıkı bir uyku ve dinç bir beden için odalarına çekilmiş.

Sabah olduğunda araçlarla masalcıların malikhanesine yakın bir yerde planlarını uygulamaya koymaya başlamışlar. Hansel uzak bir tepeden malikhanenin içini dürbünle gözetlemekteymiş. Gördüklerini ekibin geri kalanına kulaklıktan aktarmış.

"Gençler malikhanenin için arı kovanı gibi, her yer silahlı adam kaynıyor. Bir numaralı ekip operasyona hazır olsun. Sindirella yerinde misin?"

Kulaklıktan bir numaralı ekibin hazır olduğuna dair onay gelmiş. Sindirella ise bir kilometre ötedeki bir evin çatısından masalcıların adamlarını dürbünlü tüfeğinden nişanlamaktaymış. O da "Her zaman hazırım" diyerek operasyona onay vermiş.

Kısa süre sonra malikhanenin önünde Kırmızı Başlıklı Kız belirmiş. Üzerinde ateş kırmızısı dekolte bir kıyafet varmış. Malikhanenin önüne doğru yaklaşıp korumalara şöyle gözünün ucuyla bir bakmış. Onlarca korumadan ikisi gözlerini kırmızı başlıklı kıza döndürdüğü sırada Kırmızı Başlıklı Kız en öndeki korumaya bir göz kırpmış.

Koruma neye uğradığını anlayamamış. Bizim kız parmağıyla bir yaklaş işareti yapmış. Hem koruma hem bizim kız malikhanenin demir kapısına yaklaşmış. Kırmızı Başlıklı Kız kafasını demire yaklaştırdıkça koruma da yaklaştırmış.

Tam bu sırada bizim kız çevik bir hareketle ellerini demir kapıdan içeri soktuğu gibi adamın kafasını kapıya çalmış ve elindeki M16'yı kapmış. Korumalar olayı anlayana kadar geçen bir iki saniyede bizim kız en yakındaki beş korumayı tüfekle indirmiş. Aynı anda Sindirella da bahçenin arka tarafındaki korumaları teker teker indirmekteymiş.

Operasyon başladığı sırada gürültüyü duyan La Fontaine ve diğerleri malikhanenin güvenlik müdürü tarafından hızlı bir şekilde sığınağa indirilmiş.

Yukarıda ise çatışma devam ediyormuş. Bahçedeki ağaçlardan birisinin tepesinden aşağı atlayan kedi üzerine atladığı korumanın boynunu kırıyormuş. Köpekse kedinin boşalttığı alandaki kapıdan içeri diğer arkadaşlarını sokmaya başlamış. Bahçedeki adamların önemli bir kısmı öldürülünce köpek hızla ön kapıyı ardına kadar açmış ve bir sokak arkada bekleyen Doçkalı Toyotalar malikhaneden içeri giriş yapmaya başlamışlar.

Az sonra binanın giriş kapısının önüne gelmişler. Teneke adam derhal güvenlik sistemlerini devre dışı bırakıp kapının kilidini kırmaya başlamış. Horoz ve eşekse camlardan içeri gaz fişekleri atmışlar. Kısa süre sonra gaz maskelerini takıp kapıdan içeri girmişler.

Evin içi de boş değilmiş ama... İçeri girer girmez çok yoğun bir çatışma başlamış. Çatışma sırasında horoz kanadından vurulmuş. Eşek hemen yanına koşmuş ama horoz kanayan yarasını bastırıp eşeği öbür kanadıyla tutmuş.

"Beni bırakın siz devam edin. Temizleyin şu pislikleri. Ben başımın çaresine bakarım" Eşek de başının üzerinden geçen mermilere inat koşarak yoluna devam etmiş ve karşısına çıkanları kah çiftelemiş kah mermi manyağı yapmış.

Çatışma zemin katta çok zorlu ilerlese de malikhanenin üs katlarına çıkmak çok zormuş çünkü çok fazla adam ve silah gücü varmış.

Bu sırada bir helikopter sesi duyulmuş. Binanın tepesine yaklaşan bir helikopter üst katların camlarını Gattling silahlarla dövmeye başlamış. Kısa sürede öldürülen onlarca adamın ardından helikopterden aşağı ipler sarkmış ve başka bir ekip daha binaya iniş yapmış. Bunlar Rapunzel, Gratel ve Oz Büyücüsünün ekibiymiş. Kısa sürede üst katın kotrolünü ele almışlar.

Binada ele geçirilmeyen bir tek yer altı katları kalmış. Ekip vura vura alt katlara doğru ilerlemeye devam ediyormuş.

En sonunda tüm bina insandan temizlenmiş ve tüm ekip bir metre kalınlığındaki titanyum çelik kasa şeklinde yapılmış olan sığınağın önüne gelmişler. Herkes sığınağa bakıyormuş. Bu sırada yeri belirsiz bir hoparlörden bir ses duyulmuş.

"Bu sığınağa girmeniz imkansız. Hepiniz dağılın. Sığınağın içerisinde bir yıl yetecek kadar hayatta kalmaya yetecek donanım var. Şimdi dağılırsanız bay La Fontaine ve arkadaşları sizi bağışlayacaklar"

Ekipteki herkes gülmüş. Eşek arkadakilere dönmüş ve seslenmiş.

"Ali Baba, sığınak sağlam diyorlar ne dersin?"

Ali Baba tedirgin bir şekilde gülümsemiş.

"Bana kalırsa bu sığınak delinebilir. Elimde 300 kilo C4 patlayıcıya sarılmış 5 kilo nitro gliserin var. İki de piknik tüpü koyduk mu dibine, duvar muvar kalmaz derim".

"Tamam o halde" demiş eşek. Yap da görelim şu işi."

Ali Baba duvarların belirli yerlerine tüm patlayıcıları yerleştirdikten sonra, herkese malikhaneyi boşaltmasını işaret etmiş. Ali Baba patlayıcıları döşerken teneke adam da sığınak katına kameralar yerleştirmiş.

Tüm ekip malikhanenin dışına çıkıp 200 metre de uzağına kadar gitmişler. Bahçedeki siyah transporter aracın içerisindeki kontrol merkezinin başına oturan eşek kulaklığını takıp ekrandaki sığınak görüntüsüne bakmış. Ali Baba'ya "Patlat bakalım" demiş.

Ali Baba elindeki uzaktan kumandayla patlatmış bombayı. Araç bile yerinden bir hayli sarsılmış. Toz duman ortadan kalkınca ortaya çıkan kamera görüntüleri ise herkesi üzmüş. Sığınağın duvarları gerçekten de delinmemiş.

Herkes birbirine bakmış. Kimse ne yapacağını bilmiyormuş. Hoparlörden yine bir ses duyulmuş.

"Aptallar sizi. Hepinizi biz yarattık. Bizim hayal ettiğimizden fazla bir gücünüz yok. Boşa uğraşıyorsunuz"

Bu sırada transporter araca dev gibi bir adam yaklaşmış.

"Yardıma ihtiyacınız var gibi görünüyor" demiş. Ekipte herkes şaşkın şaşkın bu çam yarmasına bakıyormuş.

"Sen de kimsin?" demiş kedi. "Seni bizim masal kitaplarının hiçbirinin içinde görmedik."

Adam gülümsemiş. "Normaldir" demiş. "Sizin hanımevlatları gibi bir hikayem yok benim. Beni yazan başka bir ruhla yazdı. Adım Deli Dumrul. Dede Korkut'un adamıyım. Operasyonunuzu başından itibaren takip eden Korkut Reis gönderdi beni."

Rapunzel adama bakmış ve sormuş.

"Pardon ama neden bize yardım etmek isteyesiniz ki? Bunun sana ne faydası olacak?"

Deli Dumrul gülümsemiş.

"Siz, masallarda sizi bu hale düşürenlerden intikam almak istiyorsunuz. Bense anne-babaların çocuklarını sürekli bu adamların masallarıyla büyütmesinden sıkıldım. Eğer bu pislikleri temizlersek yeniden Dede Korkut masalları okunmaya başlayabilir. Korkut Reis piyasadaki tüm rakiplerini böylesi köşeye kıstırıp temizleme fırsatını kaçırmayacak kadar zeki bir adam. Masal piyasasının tek hakimi olacak."

Eşek, kedi ve köpek birbirine bakmışlar. Sonra da grubun geri kalanına...

"Mantıklı" demiş eşek. "Yardımını kabul ediyoruz. Haydi gidip temizleyelim şu pislikleri"

Az sonra sığınağa inmişler. Herkes Deli Dumrul ne yapacak diye merakla beklerken Deli Dumrul iki yumrukta duvarda kocaman delikler açmış. Sonra elleriyle duvarları kağıt gibi yırtmış ve açmış.

La Fontaine, Anderssen ve Jules Verne korku dolu gözlerle birbirlerine bakıyorlarmış.

Jules Verne "Kim yazdı lan bu karakteri?" demiş.

Anderssen "Sen yazıyodun ya la" demiş.

Jules "O yazıyodu ya la Fontaine"

Deli Dumrul sıkılmış masalcıların birbirini suçlamalarından

"Kesin sesinizi" demiş. Sonra kulaklığını eliyle yoklamış. "Emret reis. Efendim? Tamam... Tamam... Emredersin reis"

Kulaklıktaki konuşması biten Deli Dumrul yüzünü ekibe dönmüş.

"Arkadaşlar, reis çektiğiniz çileden ötürü bu pisliklerin sizlerin hakkı olduğunu söylüyor. Cezasının sizlerin vermesinin daha doğru olacağını söyledi. Korkut Reis adına hepinize geçmiş olsun diyorum. Allah bir daha böyle pisliklerin eline düşürmesin sizi" demiş. Sonra da oradan ayrılmış.

O gün orada masalcılara yapılanlar buraya yazılamayacak kadar korkunçmuş. Hatta Deli Dumrul'dan olanlarla ilgili rapor alan Dede Korkut bile masalcılara yapılanları duyunca ilk tepki olarak kusmuş.

O günden sonra masalcıların tahtı devrilmiş. Masal karakterleri makus talihlerinden kurtulmuş özgür olmuşlar. Aileler ise yeniden çocuklarına Dede Korkut masalları okumuşlar. Aileye değer veren, sapkınlıkları teşvik etmeyen, örf ve adetlerimize uygun Dede Korkut masallarıyla mutlu insanlar yetiştirmeye başlamışlar

Böylece bu kanlı ve aksiyon dolu masal hiç beklenmedik şekilde süper mutlu ve didaktik bir şekilde son bulmuş.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 361
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 2736
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster