Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '09

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
813
 

Brüksel

Brüksel
 

ÇİKOLATA DİYARI


Adı “Avrupa Birliğinin Merkezi” olarak kulaklarımızda yer etse de çikolatası, lahanası, ünlü işeyen çocuk heykeli bu ciddi görüntüyü bir çırpıda sevimli hale getirebiliyor. Üstelik gurbetçiler çok iyi bilirler ki Belçika’nın azımsanmayacak bir kısmı Afyonlu gurbetçilerimizden oluşuyor. Hatta daha da ayrıntıya girersek Emirdağlı hemşerilerimizin ikinci memleketi olduğunu söyleyebiliriz.

Görebildiğim diğer Avrupa şehirlerine göre, burası biraz daha curcuna sahibi. Acaba oradaki nüfusumuz bunda etkili midir diye düşünmeden edemedim. Ne de olsa sıcak kanlı milletiz…Biraz karışık olan şehir düzeni trafik açısından zorluk yaratmıyor. Çünkü trenlerle, bisikletle ulaşım kolaylaştırılmış. Eğer bahar mevsiminde giderseniz bisikletle gezmeniz önerilir. Kanal manzaralı yollar çok dinginleştirici ve zevk verici.

Öncelikle görmenizi önereceğim yer ünlü Atomıum yapıtı. Bir atom çekirdeğinin mikroskobik görüntüsünün, 102 metre yüksekliğinde olan boyutudur. Dokuz çelik kürenin birleştirilmesi ile oluşur. Hücrenin kristal yapısının 165 milyon kez büyütülmesinden esinlenilmiştir. Atomıum'un yemyeşil, özenli bir parkta olması da bu yapıyı görmek için ayrı bir neden oluşturuyor. Atomıum'un bir eğlenceli tarafı ise, atom çekirdeğinin topaklarına çıkabiliyorsunuz. Brüksel'i bir atom çekirdeğinin topaklarından izleyebiliyor olmak ise ayrı bir hoşluk.

Gelelim Brüksel’in sevimli simgesi “işeyen çocuk” heykeline. Hakkında pek çok rivayet var ama ben birini nakledeyim. Rivayete göre vakti zamanında kurulan bir panayırda, Brüksel’in zengin ailelerinden birinin çocuğu kaybolur. Başına ödüller konulur, her yerde aranır ama nafile. Beş gün sonra babası meydana geri döndüğünde oğlunu, aynı o yerde ve aynı o heykeldeki gibi işerken bulur. Hemen yerine oğlunun heykelini yaptırır. Heykelin boyutları sanıldığı gibi büyük değil. “Bu mudur yani” tepkisini hak edecek kadar küçük hatta. Fakat heykelciğin bu kadar insanı başına toplamasının sebebi, ara sıra üstüne giydirilen eğlenceli kıyafetlerdir. Yeni yılda noel baba kostümü giydiriliyor sanırım.

En iştah açıcı yere geldim. Vücuda mutluluk hormonu salgıladığı araştırmalar sonucu kesinleşen şu şımarık yiyecek. Çikolata… : Tadına bakmadan dönerseniz küser valla.. Türkiye'de de çok ünlü olan "Neuhaus" marka çikolatalar Belçika'dan ithal ediliyor ve bu çikolataların tadına anavatanında bakmanızı tavsiye ederim. İlk defa gördüğüm bir uygulama var çikolata dükkanlarında. Çikolata tatlarına ücretsiz bakabiliyorsunuz. (Güzelliğe bakar mısınız.) Brüksel’e çok yakın olan Bruge’de tadacağınız çikolata tartılıyor, fiyatı alınıyor ve öyle ikram ediliyor. Özel bir hamurdan yapılan ve içinde bu enfes çikolataların her çeşidini bir arada bulabileceğiniz waffle'in tadına da bir bakın.

Mını Europe: İstanbul'daki “Minyatürk”, Hollanda’daki “Mini Holland” benzerinde bir yerdir. Açık alanda sergilenen, Avrupa'nın en ünlü yapılarının küçük kopyalarını burada görebilirsiniz. Brüksel'de bulunan Mini Europe'nin bir diğer özelliği ise; değişik ülkelere ait olan mini kopyalarının, yan tarafında bulunan butonlara basıp o ülkenin marşını dinleyebiliyor olmanızdır.


Grand Palace (Büyük Meydan): Belçika'nın en çok ilgi çeken yerlerinden birisidir.. Belediye Binasını, Bira Müzesini, Belçika Şehir Müzesini ve Belediye Sarayı gibi birçok özel yapıyı bir arada Büyük Meydan'da bulabilirsiniz. Kare şeklindeki bu meydanda, bazı özel günlerde oluşan kalabalık burada verilen bir konserin ya da gösterinin işaretidir. Gerek Belçikalıların gerekse uzaktan gelen ziyaretçilerin buluşma noktası olan meydan, kafeleri, restoranları ve belli zamanlarda kurulan çiçek pazarının rengarenk görüntüleri ile Belçika'yı Belçika yapan özelliklerden bir tanesidir.

Rue Neuve Adlı sokakta Belçika’nın o dillere destan el emeği dantellerine ulaşabilirsiniz. Yan yana dizili dükkanlarda dantellerin pek çok çeşidine rastlayabilirsiniz. Ünlü Belçika porseleninden yapılmış objeler sevdikleriniz için iyi birer hediyelik olabilir.

Sokaklarda bira içip sohbet eden insanlara sıkça rastlanır. Zira buralarda bira pek kıymetli bir içki. Eeee biranın yaklaşık beş yüz çeşidine ve bir bira müzesine sahip olmalarından anlaşılıyor bu kıymet.
Sizleri şaşırtacak bir yer var görmenizi ısrarla istediğim; Rue Gallait’e dikilmiş olan Nasrettin Hocamızın heykeli…İnsan o meydanda, eşeğine ters binmiş hocamızın heykelini görür de hala gurbetten bahseder mi ?

Brüksel’de anlatılacak yerler elbette bu kadarla sınırlı değil. Görülesi birçok yere sahip. Fakat nereye giderseniz gidin yanınızda keyif aldığınız dostlarınız varsa o yer cennete dönüşüyor. Brüksel’deki dostum Ceren’e selamlar….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3443
Kayıt tarihi
: 16.01.09
 
 

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni. Bilecik Anadolu Lisesi ve Savaştepe Lisesinde ve Savaştepe Anad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster