Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '14

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
1065
 

Brusella Hastalığından korunma

Brusella Hastalığından korunma
 

Brusella türü bakterilerin neden olduğu hastalığa Bruselloz (Halk arasında Peynir Hastalığı veya Yavru Atma Hastalığı olarak da bilinir) denmektedir. Hastalık çiftlik hayvanlarımızda (sığır, koyun ve keçi gibi) yavru atma ile kendini gösteren bir hastalıktır. Hayvanlarda gelişen, yavru atmaya neden olan bir çok farklı hastalık mevcuttur. Bunların hepsinden Brusella etkenleri sorumlu olmamakla birlikte yavru atan hayvanlarda göz ardı edilmemesi gereken bir hastalıktır. Hastalık ilk kez 1886 yılında, Malta Ateşi (veya Akdeniz Ateşi) olarak bilinen ölümcül bir hastalığa yakalanan insanların dalaklarından, bakterinin izole edilmesi ile İngiliz hekim, David Bruce tarafından tanımlanmıştır. Brusella hastalığının 20. yüzyıl başlarında bir zoonoz hastalık olarak kabul edilmesi, sütün pastörizasyonu için gereken düzenlemelerin yapılmasına neden olmuştur. Brusella hastalığı gerek hayvanlar arasında yayılması gerekse de hayvanlardan insanlara geçmesi ve hastalık oluşturması bakımından veteriner hekimlikte ve halk sağlığında önemli zoonoz hastalıklarda üst sıralarda yer alır.

Brusella hastalığı, hayvanlar arasında çok çeşitli şekillerde yayılabilir. Ancak bilinen en önemli yayılma yolu, atık yapan hayvanların, atıklarının diğer hayvanlarla temas etmesidir. Bu durum özellikle bir bölgede hayvanlar arasındaki yayılmanın mera hayvancılığı ile daha da şiddetlenmesine neden olmaktadır. Bunun yanında yakın temas da hayvanlar arasında hastalığın yayılmasına neden olmaktadır. Merada atık yapan hayvanların atıklarını diğer hayvanların koklaması veya ağız yoluyla temas etmesi ile diğer hayvanlara bulaşır. İnsanlar için en yaygın bulaşma kaynağı ise pastörize edilmemiş, yani çiğ tüketilen süt ve süt ürünleridir. Bu nedenle süt ve süt ürünleri mutlaka pastörize edilmeli, çiğ olarak tüketilmemelidir. Hayvanlar arasında bir diğer önemli yayılma yolu ise doğal üremedir. Brusella hastalığına yakalanmış erkek sığırlar ve koçlar, herhangi bir klinik belirti göstermediklerinden, çiftleşme yoluyla gerek hasta dişilerden aldıkları enfeksiyonu diğer dişilere aktarmaları gerekse de hasta oldukları halde sağlam dişilere yine çiftleşme yoluyla bulaştırmaları bakımından önem taşırlar. Bir diğer bulaşma yoluysa gebelikte anneden yavruya geçiş olarak tanımlanmaktadır ancak bu son derece nadir bir durumdur. Hastalığa yakalanan hayvanlarda dış bakıyla hayvanın hasta olup olmadığını anlamak neredeyse imkansızdır. Ancak ateş, dizlerde şişlik gibi belirtilerden yola çıkılarak hastalıktan şüphelenmek olasıdır. Brusella hastalığına yakalanan sığırlarda eklem rahatsızlıkları genellikle dört ayakta birden olur. İnsanlarda Brusella hastalığı ağız yoluyla alınan etkenlerin, vücudun savunma sistemi hücrelerinde çoğalması ve bunu takip eden ateşle baş gösterir. Kronik yani uzun vadede gelişen bu hastalığın kesin ve radikal bir tedavisi yoktur. Hasta bireylerin düzenli olarak antibiyotik kullanmaları gerekir. Yine hastalığa yakalanan insanlarda ateş, gece terlemesi, yorgunluk/halsizlik, bacak eklemlerinde ağrı ve bazen şişlik başlıca belirtilerdir. Brusella hastalığına yakalanan erkeklerde kısırlık gelişebilirken, hamile kadınlarda düşük yapma riski de vardır.

Hastalıktan korunmada en etkin yol aşılamadır. Sığırlar ömürlerinde iki kez (3 aylık yaştan büyük buzağıyken ve bir sonraki yıl tekrar dozu) aşılanarak hastalığa karşı önemli bir direnç kazanırlar. Koyun ve keçilerde ise ömürlerinde bir kez aşılanmaları yeterlidir. Sürüde damızlık olarak kullanılan erkeklerin mutlaka aşılanması da gerekmektedir.

5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na göre, Brusella hastalığı, tazminatlı bir hastalıktır ve hastalığa yakalanmış sığırlar zorunlu kesime sevk edilir. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla özellikle yetiştiricilerimize düşen görev fazladır. Öncelikle hastalık çıkan ahırda mutlaka temizlik, dezenfeksiyon ve karantina

işlemleri yapılmalıdır. Hasta hayvanların atık maddeleri derhal imha edilmelidir. Atık materyali imhâ edilmeden önce mutlaka yetkili kuruma başvurularak enstitüye numune gönderilir ve Brusella yönünden analiz yaptırılır. İmha için derince kazılmış bir çukur dibine sönmemiş kireç dökülür. Yavru atığı bu çukura konur ve üzeri tekrar sönmemiş kireçle kapatılır. Bir diğer önemli nokta da yetiştiricilerimiz, hayvanlarında hastalık olması durumunda ahırlarına tüm giriş ve çıkışları engellemeli, ahır zeminini dezenfekte etmeli ve hasta hayvan ile sürüdeki diğer hayvanların tüm fiziksel temasını önlemelidir. Hayvanlara gençlik döneminde (3 aylık yaştan itibaren) mutlaka aşılama yaptırmalıdır. Koyun keçi sürülerine, sağlık durumu bilinmeyen koç ve tekeler sokulmamalı, kızgınlık dönemindeki sığırların ise Brusella ari olduğu bilinmeyen boğalarla çiftleştirilmesi engellenmelidir. Bu nedenle sunî tohumlama yaptırmak, Brusella hastalığına karşı önemli bir koruma yöntemidir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5202
Kayıt tarihi
: 16.06.12
 
 

27 mart 1989 yılında Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Zengen kasabasında doğdu. İki yaşına kadar B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster