Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
246
 

Bu aralar ortam Çok DALGALI

Bu aralar ortam Çok DALGALI
 

O yalnız bir bilim kadını değil tam Atarükçü bir eğitim meleği..


Enteresan bir dönemden geçiyoruz. Alında hep “zorlu bir süreçten” geçtiğimizi hep söylüyorlar. Ama kimse o sürecin ne olduğunu söylemiyor, söylemek istemiyor. Açık açık ifade etmiyor. Neden? Çünkü bir dalgaya da kendisi kapılmak istemiyor…

Dün herkes hayretler içinde yargıya da intikal etmiş bir operasyonun 12. dalgasını yaşadı. Bu kapsamda otuz civarında üniversite öğretim üyesi ve rektör gözaltına alındı. Onlarca çuval dokümana, bilgisayara ve bilgisayar kayıtlarına el konuldu. Bu göz altılarından ne çıkacak, bunu hep birlikte gözlemleyeceğiz. Gözaltına alınan insanların sıfatları saygı gösterilmeyi gerektiriyor. Ama adları bir dava ile ilişkilendirildiyse, sıfatların önemi kalmıyor. Çünkü yargı karşısında herkes eşit. Suç örgütleri ile ve olası bir suçla bir ilişkileri varsa, gerekeni yargının kurumları yapacaktır. Ama ya, davayla ve ilgili iddianameyle bir ilişkileri yok ise, gerek yargının, gerekse güvenlik teşkilatının ilgili birimlerinin, yapılanlar göz önünde bulundurularak halk nezdindeki itibarı ne olur, bunu bilemiyorum.

Fakat bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Önceki dalga operasyonlarında olduğu gibi bu operasyonlarla ilgili olarak dünden beri sürekli haber kanalları ve internet gazeteleri ile online durumdayım. Hemen hemen hepsinde, son operasyonun “Atatürkçü düşünceye” ve “laik duruşa” karşı yapılmış bir operasyon olduğuna dair görüşler hakim. Birçok köşe yazarı da bu doğrultuda görüş ifade ediliyor.

Burada gözaltına alınanlar hakkında teker teker neler söylendiğini, yazıldığını alıntılar yaparak yazmamın bir ehemmiyeti yok. Ama birçok insan var ki, bir isimde hemen hemen ortak görüş beyan ediliyorlar. Bu isim Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) seçilmiş bir genel başkanı ve önünde ceketlerin iliklendiği bir bilim kadın olan Sayın Türkan SAYLAN’dır.

Türkan hoca’yı bundan yaklaşık bir-iki yıl önce, henüz kendisi bu iki gündür popüler olmamışken, tesadüfen okuduğum bir köşe yazısında ismi geçince biraz araştırdım. Birçoğumuzun belki dünkü operasyonda ismini duyduğu bilim kadını Sayın Türkan Saylan’ın hayatına ve başarılarına ilişkin öğrendiklerim beni çok şaşırtmıştı. Her nekadar dünden beri yazılıyor, televizyonlarda konu ediliyor ama sizlerle de paylaşayım.

1935 yılı doğumlu olan Saylan, 1963 yılında Tıp fakültesini bitirdikten sonra, 1968 yılında Deri ve Zührevi hastalıklar uzmanı oluyor. Daha sonra aynı yıl İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başlamış, da sonra da 1971-76 yıllarında yurtdışı eğitimleri yapmış ve bu yıllarda doçent ve bir yıl sonra da profesör olmuş. Daha sonra, 1982–1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981 – 2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürütmüştür. 1990’da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev almış ve 1996’ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatölüğünü yapmış ve dermatoloji kliniğinin öğretim üyesi olarak 2002 yılı sonuna kadar çalışmış ve 13 Aralık 2002 tarihinde emekli olmuştur.

Buraya kadarki bilgiler, belki de birçok kaynakta rastlanabilecek bibliyografik bilgiler. Ama beni asıl şaşırtan, Türkan hoca’nın ortalıkta dillenmeyen bilimsel çalışmaları. Saylan, 1976 yılında tıbben lepra denilen cüzzam çalışmalarına başlamış, binlerce cüzamlı insanı iyileştirmiş ve daha sonra Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurmuştur. Bu çalışmalarından ötürü kendisine 1986’da Hindistan’da “Uluslararası Gandhi Ödülü” verilmiş. Saylan hoca 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün cüzam konusunda danışmanlığını yapmıştır. Bu çalışmaları onu, Uluslararası Lepra Birliği’nin (ILU) kurucu üyesi ve Başkan yardımcısı yapmış. Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi’nin ve Uluslararası Lepra Derneği’nin de üyeliğini yapan Saylan, Dermatopatoloji Laboratuarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasında da bulunmuş ve 1981-2002 yılları arasında <ı>21 yıl, gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği’ni yapmıştır.

Fakat bu kadar çarpıcı başarıdan sonra sayısız bilimsel ödül almış olan Saylan artık” ben emekli oldum, köşeme çekileyim” dememiş. Bugün gazetelere başlıklarla yansıyan, kendisi gibi bir grup Atatürkçü aydın ile birlikte “devrim yasalarını ve laik düzeni Atatürk ilke ve devrimlerini korumak, geliştirmek, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmak amacıyla, kazanılmış hakların korunup geliştirilmesi ilkesini gütmesi” amacıyla 1989 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni kuruyor ve o günden bugüne derneğin Genel Başkanlığını yapıyor. Peki, bu dernek ne yapıyor?

En son olarak “Cumhuriyet Mitingleri’nin” tertipçisi olarak anılan ve ülke çapında 96 civarında şubesi bulunan bu dernek, kuruluş tüzüğünden hiç ayrılmamış, tamamen gönüllülerde ve yapılan bağışlarla düzgün ve seviyeli çalışmış bu dernek, bu ülkeye “bu ülkenin bütün kızları okumalı” anlayışı ile “kardelenler” kampanyasını başlatmış ve Onbinlerce “kardeleni” aydınlık dünyaya kazandırmış, şu anki rakamı az bulsa da, kırk bin’in üzerinde genç insanı okullarda okutmuş burs vermiş ve vermeye devam etmiş.

Belki on binlerce insanı, bilime, sanayiye, eğitime, edebiyata vs. kazandırmış bir kurumun yapı taşı olan bir şahsiyet. O şimdilerde çok dirençli bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor. Zira kendisi binlerce insanı hayata kavuşturmasına rağmen yıllardır kanser illeti ile mücadele ediyor.

İşte böyle bir fotoğraftaki kurum dün polisler tarafından kuşatıldı ve bilgisayarlar, evraklara el konuldu. Bundan sonra o çocukların nasıl burs alacağı şüpheli. Alanların ne olacağı da. Ama bugün, Aydın Doğan Ödülünü alan tiyatrocu Genco Erkal tebrikleri ve simge ödülü kendisine, aldığı 60 bin TL'lik ödülü ise ÇYDD’ne bağışlamış. İsmine ve kendisine yakışır bir biçimde. Belki de dünkü operasyona karşı bir duruş olarak.. Artık düşünme zamanımız gelmedi mi acaba ?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2527
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster