Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
466
 

Bu baş kaldıranlar kim?

Bu baş kaldıranlar kim?
 

Ortaokulu yatılı olarak okuduğum yıllarda tek eğlencemiz, Pazar günleri gittiğimiz sinemalardı. Bazıları 2 hatta 3 filmi üst üste “devamlı” olarak gösterirlerdi.

İçeri girdiğiniz andan itibaren başladığınız yere kadar 3 filmi arka arkaya izlerdiniz. Üçüncü film genellikle daha önce izlediklerimizden biri olurdu. Ama görmediğimiz filmi seyredebilmek için, mecburen o gördüğümüz filmi bir kere daha izlemek zorunda kalırdık.

İnsan gördüğü filmi seyrederken neler yapar bilirsiniz. Hiç farkında olmadan filmi durmadan anlatır:, “Bak şimdi kaza geçirecek”, “Geçirecek ama ölmeyecek”, “katil şu yüzünü saklayan siyahlı kız”, “çiçeklerin arasında patlayıcı madde saklı” v.s.

*****

İnternette “ODTÜ’nün Önü Savaş Alanı Gibi…” başlıklı haberi görünce, gayri ihtiyari ağzımdan şu cümle döküldü: “Biz bu filmi görmüştük.

Gençlerin bir kısmı belki bu filmin hikâyesini duydular. Bir kısmı hiç duymamış da olabilirler. Filmi seyredenlerinse bugün yaşı en az 45 olmalı…

1968’de Fransa’da başlayan öğrenci olayları, şu anda bile hâlâ sebebini ve amacını tam bilemediğimiz nedenlerle Türkiye’ye sıçradı. Masum öğrenci hareketleri sınırlarını aşarak tam bir anarşiye, kargaşa yaratmak amacı taşıyan bir başkaldırıya dönüştü.

Daha sonra sağ sol adı verilen iki grubun çatışmasıyla 5000 küsur gencin hayatına mâl oldu, bir o kadar aileyi de perişan etti ve 12 Eylül harekâtının zeminini hazırladı.

O zamanlar öğrenci olaylarında başı çeken üniversitelerden biri ODTÜ’ydü. İşte şimdi yine bir ODTÜ olayından bahsediyoruz ve resimde de görüldüğü gibi, bir başkaldırı söz konusu…

Acaba kime başkaldırıyor bu öğrenciler? Herhalde hükümete karşı… Hımmmm…

Düşünüyorum da, acaba bu durumda sırf AKP'ye karşı bir protesto gösterisi yapılıyor diye, ya da sol görüş sahibi olduğu için veya Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki CHP’nin bu şekilde iktidara gelebileceğini ümit ederek "iyi yapmış bizim çocuklar" diyen var mıdır, bilemiyorum

Tabii ki Ak Parti’ye karşı olmak suç değil, sol görüşlü olmak da öyle.. CHP’yi desteklemek, Kılıçdaroğlu’na gönül vermek de kesinlikle kötü bir şey değil.

Ancak benim merak ettiğim şu: Bir başkaldırı hareketine destek çıkmanın mantığı var mı? Bu şekilde ülkenin nereye varacağı tahmin ediliyor? Bu hareket sözgelimi hükümeti yıkmaya yetse bile, memlekete verdiği zararı kim telafi edecek?

Bir başka sorum, siz bunların gerçekten öğrenci olduğuna inanıyor musunuz? Şu yapılan eylem bir öğrenci işine benziyor mu?

Farz edelim ki bunlar öğrenci… İsteklerin başında yer alan “başkaldırıyoruz, anadilde eğitim istiyoruz” söylemi size bir şey anlatmıyor mu?

*****

30 yıldır Türkiye’nin başına belâ olan PKK terörünün temelleri, ilk defa “solculuk” adına ortaya çıkan öğrenci hareketleriyle başlamıştı. Şimdi aynı kadro yine işbaşında ve bu sefer yine solculuk adına iki dilliliği bize empoze etmeye çalışıyorlar.

Neyle? Öğrenci hareketi görüntüsü altında, taşla, sopayla, başkaldırıyla, isyan bayrağıyla…

Solculuğu, halkın lehinde bir hareket olarak telakki eden şiddet karşıtı idealist arkadaşlar bana kızacaklar biliyorum ama, biz solculuğu geçmişte maalesef hep böyle yakma, yıkma hareketleriyle tanıdık.

Aradan geçen 40 sene sonra yine aynı eylemlerle kendilerini ortaya koyuyorlar.

Daha iki gün önce porno film teziyle ilgili yazımızda üniversitenin üst düzeyde eğitim veren bilimsel bir kurum olduğundan bahsetmiştik. Şu resimde siz bir bilimsellik, üst düzey bir eğitim görüyor musunuz Allah aşkına…

*****

Bu filmi görenler lütfen herkese, ama herkese ellerinden geldiği kadar anlatsınlar, ne olur… Bu ülke 80 öncesi olayları bir kere daha yaşamayı hak etmiyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bugünlerde benzer konuda bir blog yazmayı planlıyordum. Dikkat ederseniz üniversitelerde konuşma yapan kişiler kedni görüşlerinde olmadığında yuhalayarak, hakaret ederek, yumurta atarak susturmaya, sindirmeye çalışan bir üniversite gençliği var karşımızda. ÜStelik bu eylemi "masum demokratik bir tepki" olarak savunmaya çalışanlar da çıktı ortaya. 45 yaşlarında bir birey olarak bu filmi ben de daha önce izlediğimi hatırlıyorum. Bunlar ülkenin iyiliğini gerçekten istiyorlar mı? Bilmiyorum! Yaptıkları eylem amaçlarıyla örtüşüyor mu? Sanmıyorum! Türkiye solu mekanik, marş niteliğindeki basit ve tekdüze sloganlar ile taşlı, kepenk kapatmalı eylemlerle hatırlıyor. Bu bağlamda sola hiç ısınamadı. Bu genç insanlar yanlış yapıyorlar, ancak suç işliyorlarsa devlet bunu engellemeli. Bu hareketi savunanlara da, öğrenci maskesine saklanarak eylem yapanlara destek çıkanlara da şüpheyle bakmak gerek. Saygılar.

Güz Özlemi 
 06.01.2011 8:07
Cevap :
Aynı hatayı ikinci kez yapana aptal denir malum... Türkiye inşaallah bir kere daha aynı tuzağa düşmeyecektir. Emniyet güçleri geçmişten ders almışlardır umarım. Fakat sadece idari tedbirler yeterli olmayabilir. Vatandaşlar da bu konuda uyanık olmalı, dışarıdan masum gibi haklı gibi görünen kötü niyetli eylemlere prim vermemelidir. Hep birlikte aynı havayı soluyabilirsek, zaten hiç kimse bu ülkeye kötülük yapamaz ama, bazıları hâlâ bu gibi yıkıcı faaliyetlerden medet umabilirler. Korkum budur. Katkılarınız için teşekkür ediyor selam ve saygılar sunuyorum.  06.01.2011 9:55
 

Öğrenciler: Derslerinden, kitaplarından başlarını kaldırmamalı. Zamanı geldiğinde öğrendiklerini; doğruluğuna inandıkları siyasal vs. görüşlerini hiç çekinmeden taşsız topaçsız ülke halkına yansıtabilmeli. Onların okuması; vatana hayırlı birer fikir üreten kaynaklar haline gelebilmesi için çok emek sarfediliyor. Ana babalar o gençler için bir çok şeyden feragat ediyorlar. Sağ sol davalarını yeniden gündeme getirilmesinin; bu şekilde kırarak dökerek, can yakarak, zarar vererek, ülkeyi yıpratarak; hortlamasına ön ayak olmanın getirisi olduğuna inanmak resmen bir suçtur. Öğrenci olduklarına inanmak için o fimleri hiç seyretmemiş olmak ve geçmişten hiç ders almamış olmak gerekir. Başkaldırmayı; sözlüklerden atalım demiyorum; bu tarz başkaldırmaya da başkaldırmak denmesini uygun bulmuyorum. Bunun adı başka; yıkım gözyaşı; geriye dönüş ve yıpranma; bu ülke huzurlu adımlarla eksikliklerini tamamlamak istiyor. Öğrenciler; hepimiz görevimiz neyse ona odaklanmalıyız yakmadan yıkmadan. Saygılar

Alev Meisel 
 06.01.2011 3:08
Cevap :
Alev hanım, dediğiniz gibi biz öğrencileri binbir zorlukla okusunlar, adam olsunlar, sonra da elbette yapılan yanlışlara dur desinler, doğrularını yapsınlar, haksızlığa, adaletsizliğe, bilgileriyle karşı çıksınlar, yetersizlikleri yeterli hale getirsinler, üretsinler, geliştirsinler, kendilerine de ülkelerine de yarar sağlasınlar, bu ülkeyi layık olduğu mevkilere çıkartsınlar diye okutuyoruz. Şiddetin getireceği olumlu bir katkı olamaz. Hele cana mala kastedilerek bir yere hiç varılamaz. Bunu azıcık düşünen fikir ve izan sahibi herkes anlayabilir. Ne yazık ki tam "delikanlılık" çağında serseri mayın gibi dolaşan gençleri kendi siyasi, ideolojik, yıkıcı amaçlarına âlet etmeyi alışkanlık haline getiren, hatta bunu iş edinen odaklar var. Bir türlü yakamızı kurtaramadığımız ekonomik seviyesizliğimiz de onların işini kolaylaştırıyor. Elbirliğiyle bilinçli davranmayı başarabilirsek bu sefer aynı filmi çevirmelerine izin vermeyebiliriz. Katkınız için teşekkürler. Selam ve saygılarımla...  06.01.2011 9:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 946
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster