Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
330
 

Bu bir ''İşletme ''öyküsüdür...

Bu bir ''İşletme ''öyküsüdür...
 

Henüz televizyonun yaşamımızı işgal etmediği yıllarda, öğretmen arkadaşlarla sık sık ev ziyaretleri yapar. Dostça söyleşilerle zevkli günler geçirirdik. Hafta sonlarını iple çeker, sırayla hangi eve konuk olacağımızı belirlerdik.

Yılbaşı gecelerinin, Ramazan akşamlarının farklı bir lezzeti vardı. Yeni tayin olan memur arkadaşları da hediyelerimizle ziyaret etmenin ayrı bir güzelliği vardı.

Göreve yeni başladığım ve evliliğimin ilk yıllarıydı. Ankara'nın küçük, şirin bir ilçesinde görev yapıyordum. İlçenin kaymakamı, milli eğitim müdürü, halk eğitim müdürü, lise müdürü çok samimi arkadaşlarımızdı.
Aramızda şaka yapmadığımız gün adeta yoktu. Gülmeden geçen bir günü yaşanmamış sayıyorduk.

Bir gün, halk eğitim müdürü olan arkadaşımın odasında otururken , ''Şeytan dürttü'' ve çalışmalarında aşırı titiz, aynı zamanda ''Simetri hastalığı ''olan lise müdürünü telefonda ''işletmeye ''karar verdim.

Yıllarca tiyatro sanatıyla uğraşmanın verdiği rahatlıkla manyetolu telefonu çevirdim.Sesimi değiştirerek...

''-Alooo...Orası lise müdürlüğü mü ?''

''-Evet...Buyrun...Ben müdür Osman...''

''-Beyefendi, ben Ankara'dan arıyorum. Bakanlık müfettişi Tahsin...Milli Eğitim Müdürü Beyefendiyle birlikte lisenizi ziyarete geleceğiz...İki saate kadar orada oluruz...Haber vereyim dedim.''

''-Eee...e...ee...Tabi buyrun efendim şeref verirsiniz...'' der demez , gülmemek için telefonu kapattım.

Lise müdürü ne yaptı? Orada neler oldu...? Gerçekten bu şakaya inandı mı? Bilemiyordum. Foyamız çıkacak diye de araştıramadım. Tek tanığım makamından telefon ettiğim, halk eğitim müdürüydü...

O gece, ailece ve ekip olarak da Lise Müdürü Osman Beyleri ziyaret etmeye karar vermiştik.

Tüm ekip, çoluk çocuk toplanmıştık. Sohbet derinleşmiş, oradan buradan konuşuluyor, kahkaha seslerine çocuk cıvıltıları karışıyordu.Fakat, konu bir türlü ''Müfettiş''şakasına gelemiyordu. Bu işte mutlaka bir ''Bit yeniği''olmalıydı.

''Ava giderken avlanmış'' olabilir miydim...? Halk Eğitim Müdürü Yusuf Bey'in , ''Bıyık altından''gülüşü pek ''hayra alamet''değildi. Kaymakam da manidar bakışlar atıyordu. Benim tek sırdaşım olan Yusuf Bey , beni satmış olabilir miydi?

Kurnazca konuya girip sordum:

''-Yahu Osman Bey...Bugün kulağıma birşeyler geldi...Müfettiş ...falan...Var mıydı böyle bir olay?''

Erkekler korosu yapmacık kahkahalar atmaya başlamışlardı...

Osman:

''-Bir uyanık vatandaş... Beni işleteceğini sanıp böyle bir numara yaptı...Ama var mı bende öyle yutacak göz? Kaahh...kaahhh...''

...........

Ben kızardım, biraz mahçup sessiz kalmayı yeğlemiştim ki, Milli Eğitim Müdürü Dursun Bey:

''-Valla...Ben de Osman'ın yanındaydım... Bu numaralar bayatladı... Tabii yutmadık... Kaah kaahhh... Hatta ses biraz senin sesine de benziyor muydu ne...? Biraz daha çalış aslanım...''''

Yusuf Bey'e döndüm göz kırptım. O da ''Bilmem''dercesine dudak büktü.

Kendi kendime kızdım. ''Elime gözüme bulaştırmıştım'' şakayı. Tam özür dileyecektim ki, milli eğitim müdürünün hanımı elinde kahve tepsisiyle içeri girdi. Veee şöyle seslendi:

''-Haaa...Gerçekten neydi bugünkü telaşınız sizin? Dolaptan siyah smokinlerini çıkarttın, acele ütülettin. Evdeki tüpü alıp liseye götürdün. Bir de Osman Bey'in hanımıyla beni lisenin camlarını silmek için görevlendirdin... Valla bugün canımız çıktı Mesut Hocam hiç sormayın. Hatta Kaymakam Bey bile köy ziyaretlerini iptal etmiş bu müfettiş yüzünden... Adam da Ankara'dan gelmemiş galiba...Kih...kih...kiihhh.''

Derin bir nefes aldım. Şimdi gülme sırası bana gelmişti.Kahkahalarım odayı sararken, çocuklar da gülmeye başlamışlardı. ''Şaka mağdurlarının rengi duvardaki halı gibi kıpkırmızıydı.

................

Ben ailemle misafirliğe gelmeden önce, hain sırdaşım, halk eğitim müdürü, şakayı ifşa etmiş ve topluca beni ''Makaraya almaya'' karar vermişlerdi.
Fakat o sırada odada olmayan Dursun Bey'in hanımını bilgilendirmeyi unutmuşlardı.

Sonradan öğrendim ki emniyet müdürü ve jandarma komutanı da belediye başkanını haberdar ederek Ankara Milli Eğitim Müdürü geliyor diye ''teyakkuz''durumuna geçmişler.

Tabi bu şakanın intikamını almak için ''Organize ekip halinde ''bana yaptıkları zincirleme ''Entrikaları''anlatmaya bu sütunlar yetmez.

Hey gidi günler hey! Nerede şimdi o eski dostluklar, hoşgörülü güzel insanlar?

''Mumla arar olduk'' o günleri...







Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilirim ne işletmeler döner siz öğretmenler arasında:) Güzel bir anıymış. Sevgiyle kalın

Ozlem Ozkulak 
 13.09.2007 0:00
Cevap :
Tüm yaşantımızı insan eğitimine ayırdık.33 yıl dile kolay,25 bin civarında öğrenci geçmiş,kürsümüzden...Konu, insan olunca, güzel ülkemin insanları, binlerce mizah malzemesi sunuyor size... Özlem Hanım,son yazım''Nasıl Falcı Oldum...''da eğitim dünyasından...Okursan sevinirim.Babanıza da selameder sevgilerimi sunarım...  13.09.2007 12:09
 

Güzel günlermiş,güzel dostluklarmış...Sevgiler.

Ufaklık 
 10.09.2007 9:06
Cevap :
O güzellikleri yeniden yakalamamız zor değil...Sizin gibi yazan...Düşünen gençler daha da çoğalırsa ancak... Benden de sevgiler...  10.09.2007 11:46
 

Dostluklarla birlikte ÇATI ARASINA! Önce çatıdan başladı kirlilik.Çatı anteniyle!Ceple devam etti.Cep devri ve cep derdi başladı !Şimdi de chat devri.Dostlukları deviriyoruz AĞABEY!Dibinde de kalmadı!

Ahmet Balcı 
 09.09.2007 22:56
Cevap :
Ahmet Beyciğim,güzel ülkemin ,güzel insanlarının ruhunu çaldılar. Bedenlerinin,beyinlerinin içine fitne -fesat doldurarak kardeşlik duygularını sömürmeye başladılar. Teşhisleriniz ne kadar yerinde...Dediğiniz gibi bir de cep telefonu verip ellerine saldılar çayıra...Mevlam kayıra... Teşekkürler...  10.09.2007 0:43
 

Siz de az şakacı değilmişsiniz.

Canan Öz 
 09.09.2007 22:29
Cevap :
Fıkra küpüyümdür..Şakanın her türlüsünü yaptım zamanında .Tabi,anlayan dostlara... Gülmeden geçen bir günü yaşanmamış sayıyorum...Daha neler yazacağım...Beni izlemeye devam ediniz...Kih...kih..kiiihh...  10.09.2007 0:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1521
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1624
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster