Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
900
 

Bu bir gizli eğitimdir…

Bu bir gizli eğitimdir…
 

Burası İzmir. Tarikat aktivitelerinin en az olduğuna inanılan şehir. Burada bile eğitimlerine hızla devam ediyorlar. Öyle ki, ana baba, aile ikinci planda kalıyor. Sürekli toplantı halindeler. Kendi aralarında olan bu toplantılara bazen saf kız çocuklarını da katıyorlar. Amaç beyin yıkamak, amaç Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı. Belli bir oranda başarılı da oluyorlar ki devam ediyorlar. Peki amaçları nedir? 

Belki de o büyük bir dürüstlükle, yıllardır gizliden gizliye aşılanan o düşünceyi itiraf etmiştir… 

Nuray Bezirgan, “eğer ceza almayacaksam” diyerek o “gizli eğitimi” itiraf etmiştir. 

Aslında şaşıracak bir şey yok: 

Şimdi “Atatürk yerine Humeyni’yi sevdiğini söyleyen Nuray Bezirgan’ın şu sözlerine dikkat edin: 

“Atatürk'ün yetkiyi padişahtan alırken yani saraydan alırken laik bir Cumhuriyet kurmak için aldığını düşünmüyorum. 

Halk o zaman İslami değerler için savaştı. Nitekim Kurtuluş Savaşı’nın başlaması da Kahramanmaraş’ta Fransız askerlerinin Nene Hatun'un başörtüsüne uzanmasıyla olmuştur... 

“Maraş’ta Fransız askerleri bir kadının örtüsüne saldırıyor. Sütçü İmam buna karşı ilk ateşi açıyor. Böylelikle Kurtuluş savaşı başlıyor. Sonuçta cepheye cephanelik taşıyan kadınlar o dönemin insanları, o dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz hep Müslüman insanlar.” 

Yani diyor ki; 

“Kurtuluş savaşını asıl Sütçü İmam başlattı. İmamlar ve Müslüman halk bu savaşı yaptı. Atatürk Cumhuriyeti kurarak onlara kazık attı..” Bu kişisel bir görüş değildir. 

Bu yıllardır süren “o eğitimin” sonucudur… 

O eğitimde şu yalanlar vardır: 

-Atatürk Padişah’tan yetki aldı… Sonra Padişah’ı yüzüstü bıraktı. Hatta sattı… 

-Kurtuluş savaşı Sütçü İmam’la başladı. 

Aslında bütün bu yalanlara yine Atatürk cevap veriyor… 

Nerde mi? 

Büyük Nutuk’ta… 

Şimdi yandaki fotoğrafa dikkat edin 

Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşu için düzenlenen törende Fransız askerlerini kovanlar bir “imam”la simgeleniyor. O imam Fransız askerini öldürdükten sonra alkışlanıyor… Ne Atatürk var? Ne silah arkadaşları ne de Türk askeri… Orada kurtuluşu O “imam” simgeliyor… 

*Ortada oturan ve alkışlayan kişiye dikkat edin. Ne yazık ki bugünlerde Mustafa Kemal Atatürk’ün makamını işgal etmekte ! 

Daha da vahimi, devlet töreninde imam cüppesi giydirilen Sütçü İmam, aslında imam değildi. 

Yalnızca adı İmam'dı. İmammış gibi törende cübbeyi giydirmek ayıp olmuyor mu? 

Elbette o savaşta imamlar da vardı, köylüler de. Genç zabitler, genç öğretmenler yani top yekün millet vardı…Elbette Sütçü İmam bir kahramandır… Ama bu olay yalnızca “İmam”la simgelenince durum değişiyor. 

Türk askeri yok… 

Hasan Tahsin’in İzmir’de sıktığı ilk kurşun yok… 

Maraş’taki “İmam” var… 

Bu fotoğraf , “Devlet töreni”yle verilince cumhuriyet ve Atatürk düşmanlarını hem cesaretlendiriyor hem de ellerine bir koz veriyor. 

İşte Nuray Bezirgan’ın dürüstçe itiraf ettiği şey budur… 

Şimdi soralım bu nefreti içinde saklayan, gizleyen, zamanı gelince kusacak olan daha kaç Nuray Bezirgan vardır? 

Nene Hatun, Maraşlı değil. 

Erzurumlu. 

Savaştığı düşman, Fransız değil. 

Rus. 

Rus başörtüsüne saldırmadı. 

Aziziye Tabyası’na saldırdı. 

Milli mücadelenin mangal yürekli evladıdır ama, milli mücadelenin ilk kurşununu Sütçü İmam sıkmadı. 

Hasan Tahsin sıktı. 

Maraş’ta değil, İzmir’de. 

Takvime bak.. Hasan Tahsin’in tetiğe basmasıyla, Sütçü İmam’ın tetiğe basması arasında 6 ay var... 

Sütçü İmam, Fransız vurmadı. 

Ermeni vurdu. 

Maraş’ta düşmana ilk müdahaleyi yapan da, aslında Sütçü İmam değil. 

Çakmakçı Sait. 

Silahı yoktu. 

Yumruğuyla saldırdı. 

Şehit oldu. 

Maraş’ı önce kim işgal etti? 

Arkadaşın İngiltere’si! 

Kim sesini çıkarmadı? 

Arkadaşın padişah efendisi! 

Kim kurtardı? 

Arkadaşa daha geniş haklar tanıyacak olan İngilizlerin gemisiyle kaçan padişah efendinin idam etmek için arattığı: 

Atatürk! 

O dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz, cephedeki insanların hep Müslüman olmadığını da görürsünüz... 

Bizzat Ordinaryüs Profesör Mazhar Osman’ın ağlayarak okuduğu "şehit listesi"ne göre, bu toprakları İngilizler işgal etmesin diye savaşan, can veren İstanbullu hekimler arasında, 140 Türk, 32 Ermeni, 25 Rum, 18 Yahudi var. 

Ve, dikkatinizi çekerim, hepsine birden "şehit" demişler... Çünkü şehitlik kavramı, "o dönemin sosyolojik yapısı"na göre, dinle alakalı değil, yurtseverlikle alakalı. 

Tehlike ne İran’dır, ne İngiltere, ne Amerika..... 

Kara cehalettir. 

İzmir, 2011-01-18 

cevodem1957 bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı... Tebrik ediyorum seni... Saygılar sevgiler...

UFUK KESİCİ 
 21.01.2011 20:42
Cevap :
Merhaba, Dost çok teşekkür ederim. Saygı ve selamlar...  22.01.2011 14:35
 

Güzel abicigim, ben simdi bunu sitemde yayinlamazsam vallaha rahat edemem. Izninle bunu siteme aliyorum, tabii ki kaynak belirterek. Cok süper olmus bu yazi ya, ALLAH razi olsun. Abim sen hep yaz insallah, kalemine kuvvet... Sevgi ve Saygilarimla...

Muhabbetci 
 19.01.2011 14:13
Cevap :
Merhaba, Teşekkürler kardeşim. İstediğin her yazımı istediğin gibi yayınlayabilirsin. Saygı ve selamlar...  19.01.2011 15:54
 

Tarih bilinçli olarak saptırılıyor. Birileri de bilinçli olarak çanak tutuyor. Ve cehalet, sadece cahil olanları değil hepimizi yakıyor. Selamlar, sevgiler.

Ayrıntıda gezinmek 
 19.01.2011 0:52
Cevap :
Merhaba, Haklısınız, en büyük düşmanımız cehalet. Saygı ve selamlar...  19.01.2011 15:55
 

Sevgili hocam bunların derdi Atatürk ile. Rövanşı alma gözü dönmüşlüğünde bunlar. Ama başaramayacaklar. Kaleminize yüreğinize sağlık. Gerçekten çok etkilendim. Selamlar..Saygılar..

cevodem1957 
 18.01.2011 22:57
Cevap :
Merhaba, Çok teşekkür ederim. Saygı ve selamlar...  19.01.2011 15:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1604
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster