Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '10

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1829
 

Bu bir hastalık mı?

Bir türlü anlamını çözemediğim, duyunca tüylerimi diken diken eden konuşma şekilleri var. Hemen her yerde karşıma çıkabiliyor ve aniden bütün sinirlerimi altüst edebiliyorlar. Bu konu bende takıntı haline geldi. Takıntı yaptıkça da karşıma daha çok çıkıyorlar. Bir kısırdöngüye girmiş vaziyetteyim.

Psikolog ve psikiyatrlar bu durumu nasıl adlandırıyorlar bilmiyorum. Eğer bu bir rahatsızlıksa ve tedavisini bulan varsa ömür boyu ona duacı olurum.

Beni bu kadar rahatsız eden şeyi merak ettiniz di mi?

İlk olarak bundan yaklaşık beş yıl önce bir tatilde duydum. Bendeki takıntının başlangıcı tam olarak o sesti.

Tontişiiiiiiiimmmmmmm.. Ama ama ben çok acıktııımmmmm...

Tam olarak bu sözlerdi hiç unutmam. Arkama dönüp baktım ve 30 lu yaşlarında bir çift gördüm. Kadın, 5 yaşındaki çocuğun ağız ve yüz hareketlerini yaparak bir şeyler istiyordu..Her ne olduysa orada oldu bana. Daha önceleri de pek hoşlanmazdım ama bu kadar takıntı haline gelmemişti bende bu durum.

Tesadüfe bakın ki o çiftle aynı otelde kalıyorduk. Yani bir hafta boyunca sabah akşam bu "tontişiiiimmmmm" işkencesine maruz kaldım. Bir ara gidip konuşsam mı acaba? diye düşündüm. Koskocaman bir kadın neden uluorta bağırarak, çocuk taklidi yapıyordu. Bir taraftan sinirleniyor, diğer taraftan da meraktan çatlıyordum. Yetişkin çağına gelmiş bir insan, neden 5 yaşındaki gibi konuşma gereği duyardı?

Yanımdakilerin engellemesiyle gidip soramadım. Ama merakım hala yerli yerinde duruyor.

Neyse tatil bitti ve normal yaşantımıza döndük, Kadın ve tontişii de bir anı olarak hafızamda yer aldı.

Şimdi ben bunu merak ettim ve takıntı haline getirdim ya etrafımda bir sürü çocuk gibi konuşan kadın peyda oldu. Çekim yasası mıdır?, algıda seçicilik midir? bilmiyorum. Bir şekilde çocuk gibi konuşan kadınları etrafıma topladım.

Ya sinirden kendi kendimi yiyeceğim, ya birisiyle kavga edeceğim ya da durumu anlamaya çalışacaktım. Makul ve mantıklı her insan gibi durumu anlamaya çalışma yolunu seçtim.

Öncelikle bu tarz konuşma daha çok sevgililer arasında yaşanıyor. Bu kısmı beni ilgilendirmez. Erkekler hoşlanıyordur belki.

Benim ilgi alanıma girenler, günlük hayatında bu tarz konuşmayı benimsemiş ve bir yaşam biçimi haline getirmiş olanlar. Sürekli ağlamaya hazır çocuk gibi dudaklarını büzerek konuşuyorlar. Babasından izin istemeye giden çocukların en sevimli hallerini takındıkları yapmacık bir duruş vardır ya, sürekli o duruştalar. Özellikle sizden birşeyler isteyecekleri zaman bu duruşa azami özen gösteriyorlar.

Bebişim benim bir işim var, şunu haledebilir misin? Bitanem çok zor durumdayım.

Bunlar söylenirken ses iyice incelip ağlamaklı pozisyona geçiliyor. "Hayır" desem oracıkta zırlayacak bir haleti ruhiye içindelermiş hissi uyanıyor insanda.

Sürekli kadın olarak bahsediyorum ama bunların daha nadir olmakla beraber erkek versiyonları da mevcut. Onlardan birisine bir kez rastlamıştım umarım son olur..

Bazı insanların 5 yaşlarında sıkışıp kalmalarının sebebi ne olabilir? Büyümekten korkmak mı?, Çocuk masumluğuna sığınmaya çalışmak mı? Öğrenilmiş ama aşılamamış bir davranış şekli mi?

Daha da önemlisi, ben bu konuya neden bu kadar takıntılıyım ve neden çoğalarak karşıma çıkmaya devam ediyorlar?

Bu ve benzeri soruların cevaplarını araştırma aşamasındayım, inşallah en kısa sürede bulup çözeceğim..

Hepinizi çoookkkk seviyoyuuummmm..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nazmiye Hanım, değişen ve aynı zamanda az çok çözülmeye başlayan toplumlarda geleneksel davranış kalıpları değerlerini yitirirken, bu süreçte yeni arayışlar ortaya çıkar. Bahsettiğiniz ve uygun bulmadığınız davranış kalıbını buna örnek verebiliriz. Buna doğru ya da yanlış demiyorum, sadece bir arayış diyorum. Bu süreçte, belki de her birimizin farklı arayışları var, ama çoğu zaman bir dış gözlem çıkarabiliyor ortaya… Şu an için biraz anlamaya çalışmak yeterlidir sanırım, çünkü çok daha derin sorunlar yaşadığımızı düşündüğümüzde, sorunun yan etkilerini dikkate almanın pekte önemi olmayacaktır… Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 13.10.2010 11:18
Cevap :
Bu davranış şeklinin hangi duygularla yapıldığını merak ediyorum sadece ve anlamaya çalışıyorum.. En çok da kendimin bundan duyduğu rahatsızlık beni ilgilendiriyor. belki de 5 yaşına sıkışan benimdir ve onlar da bana bu şekilde aynalık yapıyorlardır..Araştırıyorum:)) Selamlar ve saygılar..  13.10.2010 17:33
 

Ama ama ben bu kelimeyi annem için kullanırım :) Anne demem hiç, tontişiiimmm benim derim.. Çocuklaşmam ama konuşurken dur hemen sinirlenme :)) Tarzları böyle diyelim şekerim, değiştiremeyiz maalesef. Ben de hiç haz almadığımı söylemeliyim bu tarz konuşmalardan. Sen en güzeli odağını değiştir. Duymayı istediğin şeyleri işitmeye çalış. Öpüyorum.

A.Nilgün Aktaş 
 11.10.2010 10:46
Cevap :
Sorun kelime değil ki canım:)) Ben de yeğenime tontişim derim. Söyleme tarzı.Derdim değiştirmek değil zaten öncelikli olarak anlamak vallahi çok merak ediyorum:)) Sonra da kendi takıntımdan kurtulmak:)) SEvgilerimle tontişiimmmm:))))  11.10.2010 17:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2340
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster